RAĞBETİNİZ YANLIZCA ALLAH OLSUN!

ÜÇ NOKTA; YARATAN, İSTİVA, DÖNÜŞ Her varlık yaratanın yüce Allah olduğunu kabul ediyor. Çünkü varlıkların yaratma gücünün olmadığına kendisi de tasdikler. Ama ne yazık ki bunu iyi bir şekilde bilmesine rağmen azan nefis kendini O’na sorumlu görmez. Yûnus Suresi /31“De ki: "Sizi gökten ve yerden kim rızıklandırıyor? Ya da işitme ve görme yetisi üzerinde kim mutlak hakimdir? Ölüden diriyi, diriden ölüyü kim çıkarıyor? İşleri kim yürütüyor?" "Allah" diyecekler. De ki: "O halde Allah'a karşı gelmekten sakınmayacak mısınız?" Ra'd Suresi/ 16 “De ki: "Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?" "Allah'tır" de. De ki, "O'nu bırakıp da kendilerine (bile) bir faydası ve zararı olmayan dostlar (mabutlar) mı edindiniz?" De ki, "Kör ile gören bir olur mu? Ya da karanlıklarla aydınlık bir olur mu? Yoksa Allah'a, O'nun yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da bu yaratma ile Allah'ın yaratması onlara göre birbirine mi benzedi?" De ki: "Her şeyin yaratıcısı Allah'tır. O, birdir, mutlak hakimiyet sahibidir." Yüce Allah’ı yaratma noktasında iman gereği gibi olmadığı için bu noktada dökülenler olmaktadır. Ayrıca insan dönüşün olduğu tek merciinin de yüce Allah olduğunu biliyor. Ya bu dönüşü ciddiye almıyordur, ya işin ehemmiyetinin farkında değildir, ya da olacakları düşünememektedir. Yoksa her varlık yaratılıına şahit olduğu gibi ölüm ve ötesine de şahit olmaktadır. O halde problem yakinen dönüşe ve ahiret hayatına inanmada sorun var demektir. Bu noktada da çok dökülenler olmaktadır. Âl-i İmrân Suresi/ 83 “Göklerdeki ve yerdeki herkes ister istemez ona boyun eğmişken ve ona döndürülüp götürülecekken onlar Allah'ın dininden başkasını mı arıyorlar?” Bakara Suresi / 28 “Siz cansız (henüz yok) iken sizi dirilten (dünyaya getiren) Allah'ı nasıl inkar ediyorsunuz? Sonra sizleri öldürecek, sonra yine diriltecektir. En sonunda ona döndürüleceksiniz.” Bu iki nokta arasında yaratma ve dönüş arasında insan başıboş değildir. Çünkü Rabbimiz insandan sorumluluğunu yapmasını istemektedir. İsteva; tasallut etme, tam bir ihata, hükmetme, yaratıp tedbir etmeye kadir anlamlarına gelir. Bu durumda anlıyoruz ki Rabbimiz yaratıktan sonra da başıboş bırakmıyor. “Sizin için yerde olanların tümünü yaratan O'dur. Sonra göğe yönelip (istiva edip) de onları yedi gök olarak düzenleyen O'dur. Ve O, herşeyi bilendir.” (Bakara Suresi, 29) Gerçekten sizin Rabbiniz, altı günde gökleri ve yeri yaratan, sonra arşa istiva eden Allah'tır. Gündüzü, durmaksızın kendisini kovalayan geceyle örten, Güneş’e, Ay’a ve yıldızlara Kendi buyruğuyla baş eğdirendir. Haberiniz olsun, yaratmak da, emir de (yalnızca) O'nundur. Alemlerin Rabbi olan Allah ne Yücedir. (Araf Suresi, 54) Şüphesiz sizin Rabbiniz, altı günde gökleri ve yeri yaratan, sonra arşa istiva eden, işleri evirip-çeviren Allah'tır. O’nun izni olmadıktan sonra, hiç kimse şefaatçi olamaz. İşte Rabbiniz olan Allah budur, öyleyse O'na kulluk edin. Yine de öğüt alıp düşünmeyecek misiniz? (Yunus Suresi, 3) Gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra arşa istiva eden O'dur. Yere gireni, ondan çıkanı, gökten ineni ve ona çıkanı bilir. Her nerede iseniz, O sizinle beraberdir, Allah, yaptıklarınızı görendir. (Hadid Suresi, 4) O halde insan mutlak egemenliğin va malikiyetin yüce Allah Teâlâ olarak bilmedikçe yine dökülmeler olacaktır. Belki de doğru yoldan, en çok sapmalar bu noktada olmaktadır. İtaat noktasında… Çünkü bu noktada tercih hakkı insanın kendisine bırakılmıştır. Ya istiva edenin Rabbi olduğunu kabul eder tevhid ehli olur, ya da istiva hakkını kullarda gördüğünü varsayar, tuğyan eder, şirk ehli olur.

0 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

TARKAN, GEÇÇEK VE GELECEK Sosyal medya da gündeme oturan Tarkan’ın “geççek” klibini merak ettim, ben de izledim. Evet başarılı bir klip olmuş. Tarkan’ın hakkını iyi vermek gerek. Güzel sunmuş. Ancak b

MİRAÇ VE HİBETULLAH Zer âleminde Resulullah’ın (saa) tüm insanlar ve seçkinler arasında en seçilmiş kişi olduğunu biliyoruz. O gün sorulan tüm sorulara Resulullah(saa), tüm insanlar arasında en hızlı