• İnci Mercan

KADİR GECESİ; İMAM MEHDİ(A.S) OLMADAN ASLA!

KADİR GECESİ; İMAM MEHDİ(A.S) OLMADAN ASLA! Kadir; takdir anlamına geldiğine göre, Kadir gecesi de takdir gecesidir. Yani hepimizin kader gecesi, insanlığın kaderi... Yüce Allah; kevni takdirlerini belirlemiştir. Ancak sebep ve şartlara bağlı olanları, her yıl bu gecelerde belirler. Elbette Rabbimiz evvel ve ahir olarak her şeyi önceden bilir. Lâkin böyle takdir etmesinin de bir çok hikmetleri vardır. Örneğin, insanın bir kez, bir kez daha düşünmesi, hayat rotasını çizerken dikkatli olması ve bu geceyi bir menzil gibi göstermesi hikmetlerinden biridir. Kur’an hem bir kereden, hem de parça parça inmiştir. Ancak tefsir alanına girmeden bir kaç noktaya parmak basmak isterim. Kadir Gecesi, Kur’an’ın nazil olduğu gecedir. Kur’an tamamen elimizde olduğuna göre her yıl Kadir Gecesinin bir daha yaşanmasının hikmetini düşünmek gerek. O halde Kur’an hem bir hak ölçek olarak hatırlatılmakta, hem de Kur’an ölçeğine vurulmadan takdirin/kaderin olmayacağını anlatmaktadır. O gece, yıllık plan ve değerlendirme bildirilirken Kur’an ölçeği göz ardı edilmeden olmayacaktır. Bu durumda o kişinin Kur’an ile arasının nasıl olduğu önemlidir. İnzal olunan Kur’an ile, bir takdir olacaktır. Çünkü insana çizilecek istikamet böyle belirlenecektir. İkinci önemli nokta şudur. Peygamber(s.a.a)’e sadece Kur’an ayetleri yalın olarak indirilmedi aynı zamanda ayetin tevilleri, toplum üzerindeki etkileri, yeryüzünün gidişatı, gelmiş geçmiş olaylar, önderlerin velayetleri, ümmetlerin kaderleri ve nice gaybi bilgiler de bildirilmiştir. İlk Kadir gecesinde melekler ve ruh Peygamberimiz(s.a.)’e inmişti. Hem de onun kalbine dokunarak. Şimdi Peygamber yok diye melekler ve ruh yeryüzünde herhangi bir yere, gelişi güzel olarak inerler dememiz anlamsızdır. Melekler ve ruh ilk kadir gecesinde Peygamber’e nasıl takdirleri bildirmişse, ondan sonraki kadir gecelerinde de onun vekili konumunda duran kimselere takdirleri bildirirler. Hz. Muhammed (s.a.a) evrensel olduğu gibi son (hatem) ve kâmil olmuş bu dinin son Resulü idi. Elbette kâmil olan bu dinin, kâmil peygamberinin kâmil vasileri/imamları da olacaktır. Peygamber’in halifeleri olan evrensel imamlar... İşte ahîr zamanımızın imamet konumunda duran evrensel önderi de İmam Mehdi (a.s)’dir. Melekler ve Ruh; imam Mehdi (as)’ye inerek ilahi takdirleri bildirirler. İmam olmadan, Kadir Gecesi diye bir şey olamaz. Kur’an’ın tevilinin sorumlusu kimdir? Bu çağın, bu ümmetin önderi kimdir? Yıllık plan ve takdirler kime sorulur?... İşte Kur’an tek başına kabul edilerek, Kadir Gecesi düşünülemez. İmam Mehdi(as), evrensel önder olduğuna göre sadece ümmetin kaderi değil, tüm insanlığın kaderi O’na haber verilir. Bu yüzen Kur’an kadar, “İmam Mehdi(as) ile aramız nasıl” bunu da düşünmek zorundayız. Bir müslüman kadir gecesinin bereket ve hikmetlerinden yararlanmak istiyorsa, İmam Mehdi(as)’nin velayetinde olmak zorundadır. Onu; Resulullah (s.a.a)’ın halifesi kabul edip, O’na iman ederek ve O’na yaraşır bir ashap olarak Kadir gecesinden kazanımını alabilir. Kadir gecesi; yeni kaderinin başlangıç noktasıdır. Ve verilecek hüküm; Kur’an ve İmam Mehdi (as)’ye yakın olma mesafesine göre olacaktır. Şart budur. Rabbinin şartını yerine getiren bir müslüman, bin aydan daha hayırlı bu dönüm gecesini yakalar. Bu yüzden Kur’an ve imam Mehdi (as)’nin nazarında olmaya çalışan Rabbi’nin de nazarında olur. Bu dünya da onlarla beraber olan, ahirette de onlarla beraber olur. Bu nedenle her yıl dönüşümlü olarak Ramazan ayında gelen Kadir Gecesinin fırsatını kaçırmamak gerekir. Kur’an ve İmam Mehdi(as)’ye itimat ederek... Bu din; ne rehbersizdir, ne de delilsizdir. Bu ikili her sahada, her zamanda önümüzde olacaktır. Bu yüzden Kadir gecesi; Kur’an ve İmam Mehdi (as) olmadan, asla!

0 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

İFTAR, KADER VE İMAM Fe- ta-re harflerinde oluşan bir kavramdır. Anlamı uzunlamasına yarılmaktır. Kimi zaman bozmak, kimi zaman da düzenlemek yoluyla olur. Bu fiilden oluşan kavramlardan biri de fıtr