• İnci Mercan

İMAM MUHAMMED TAKİ (As)'Yİ TANIYOR MUYUZ!?

Eğitim Sistemini Kökleştirmek İmam Cevad'ın (a.s), üzerinde önemle durduğu temel programlardan biri de, İslâm ahlâk anlayışını fert ve toplum düzeyinde kökleştirmekti. İmam (a.s) ümmeti eğitirken onlara atalarının, özellikle Emirü'l-Müminin'in (a.s) hadislerini aktarıyordu. Çünkü bu hadisler etkili, derinlikli eğitsel direktifler içeriyordu. Şimdi İmam Cevad'ın (a.s) sözlerine, atalarından aktardığı hadislere ve eğitsel yönlendirmenin ana maddesi olarak ümmete sunduğu bu hususlar çok önemlidir. Amelde Hikmet ve Sağlamlık İmam Cevad'ın (a.s) bir amacı, Şia'sına amelde hikmeti ve sağlamlığı esas almanın, gelişmeleri yorumlarken zaman unsurunu gözetmenin önemini öğretmekti. Çünkü olayların zamanla belirginleşen dönemsel özellikleri vardır. Kemale erip olgunlaşmaları için bu dönemlerden geçmeleri zorunludur. Olayların bu özelliklerini göz önünde bulundurmamak pratiği ifsat eder, olgunlaşmadan etkisiz hâle getirilmesine neden olur. Şöyle buyurmuştur: “Bir şeyi (işi, programı veya projeyi)  sağlamlaşmadan açığa çıkarmak, onu ifsat etmektir. “ İşte İmam Cevad (a.s), dedesi Emirü'l-Müminin İmam Ali'den (a.s) şu hadisi aktarırken bu anlama işaret etmiştir: Emirü'l-Müminin (a.s), Mısır'dan gelen Kays b. Sa'd'a şöyle dedi: "Ey Kays! Zorluklar için öngörülmüş gaye ve sonlar vardır ki, o gaye ve sonlara ulaşmaları kaçınılmazdır. Dolayısıyla akıllı olan kimsenin, zorluk, süresini doldurup gidinceye kadar ona aldırmaması gerekir. Çünkü zorluk insana yöneldiğinde insanın ona karşı çare bulmaya çalışması, sıkıntıyı ve zorluğu arttırmaktan başka bir işe yaramaz." Yine İmam Muhammed Cevad (a.s), dedesi Emirü'l-Müminin'den (a.s) amelleri tamamlamaya yardımcı olan unsurları rivayet etmiştir: “Dört haslet, kişinin ameli yerine getirmesine yardım eder: Sağlık, zenginlik, ilim ve ilâhî muvaffakiyet.” İMAM MUHAMMED TAKİ (AS) GÖRE... Zalimlerle İlişki nasıl olmalı? İmam Cevad (a.s), bir Müslümanın zalimlere yakın durmaktan, onlara meyletmekten uzak durmasının zorunluluğunu vurgulamış ve zalimlere karşı çıkmaya, onlardan uzaklaşmaya davet etmiştir. Emirü'l-Müminin'den (a.s) şöyle rivayet etmiştir: “Zulümle muamele eden, ona yardımcı olan ve ona rıza gösteren kimseler suç ortaklarıdır.” Yine Emirü'l-Müminin'den (a.s) şöyle rivayet etmiştir: “İşlenen bir çirkinliği (kötülüğü) güzel (normal) gören kimse de suçun ortağıdır.” İmam Cevad (a.s), sapıklara itaat etmemeyi, onları dinlememeyi önemle vurgular, bunu şeytana itaat etmek, onu dinlemek olarak kabul ederdi. Şöyle buyurmuştur: “Bir konuşmayı dinleyen kimse ona kul olur. Eğer konuşan Allah adına konuşuyorsa, Allah'a kul olur. Şayet İblis'in diliyle konuşuyorsa, İblis'e kul olur.” Bu rivayeti esas aldığımızda din, Allah'ın dostlarını dost edinmek ve düşmanlarına düşman olmakla, onlarla uzlaşmamakla, onlarla barışık olmamakla gerçekleşir. Bu ruhun ümmeti bürümesi için dedesi Emirü'l-Müminin'in (a.s) Ebu Zer'e (r.a) hitaben söylediği şu sözü nakletmiştir: “Sen Allah için onlara kızdın. O hâlde kendisi için kızdığın Allah'tan ümidini kesme. Onlar dünyaları için senden korktular, sen de dinin için onlardan korktun. Allah'a yemin ederim, eğer gökler ve yerler tümüyle kulun üzerine kapansa, şayet bu kul Allah'tan korkan biri ise, mutlaka yüce Allah onun için bir çıkış yolu gösterir. Haktan başka hiçbir şeye ısınma ve batıldan başka hiçbir şeyden ürküp kaçma.” İMAM MUHAMMED TAKİ (AS) İmam Cevad (a.s), iyi, salih insanlarla arkadaş olmanın zorunluluğunu vurgulamıştır. Çünkü arkadaşın insan üzerindeki etkisi büyüktür. Nitekim şöyle rivayet etmiştir: “Ahmaklarla arkadaşlık etmek ahlâkı bozar. Akıllı insanlarla arkadaşlık etmekse ahlâkı ıslah eder. Her insanın bir seciye ve karakteri vardır; herkes bu seciye ve karakterine göre hareket eder. İnsanlar kardeştirler. Kimin kardeşliği Allah'ın zatı [rızası] dışında bir amaca yönelik ise, bu kardeşlik düşmanlığı celp eder. Çünkü yüce Allah şöyle buyurmuştur: "O gün, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar dışında, dost olanlar (bile) birbirlerine düşman kesilirler." “ Bir insan, Allah rızasını gözeten Samimî bir insanla kardeşlik bağlarını kurmuşsa, büyük bir başarı elde etmiştir. Bu kardeşiyle istişare etmesi, ondan öğüt alması gerekir.  İmam Cevad (a.s), İmam Ali'den (a.s) şöyle rivayet etmiştir: Resulullah (s.a.a) beni Yemen'e gönderirken tavsiye mahiyetinde şöyle dedi: "Ey Ali! İstişare eden şaşırmaz, istişare eden pişman olmaz." Yine şöyle demiştir: “Allah rızası esasında biriyle kardeşlik bağlarını kuran kimse, cennette bir ev kazanmış olur.” İmam Cevad (a.s) şöyle rivayet etmiştir: “Adaletin zalime karşı uygulandığı gün, zulmün mazluma karşı işlendiği günden daha çetindir.” Başka bir yerde şöyle rivayet etmiştir: “Müminin zulme karşı gösterdiği sabır, zalimlere karşı kullandığı en güçlü silahtır.” Yine şöyle buyurmuştur: “Musibete sabretmek, bundan dolayı sevinip şamata eden kimse için bir musibet ve felâkettir.” İMAM MUHAMMED TAKİ (AS) Ayrıca dedesi İmam Emirü'l-Müminin'den (a.s), müminlerin bağlı kaldıkları sürece yüksek amaçlarına ulaşabilecekleri yöntemi de rivayet etmiştir: “Kim Allah'a güvenirse, Allah ona sevinç gösterir. Kim Allah'a tevekkül ederse, bu, bütün işlerde ona yeter. Allah'a güvenmek bir kaledir ki, ona ancak emin mümin sığınır. Allah'a tevekkül etmek her türlü kötülükten kurtuluştur ve her türlü düşmanlıktan korunmaktır. Din izzet ve şereftir. İlim hazinedir. Susma nurdur. Zühdün son amacı takvadır. Din için bidatten daha yıkıcı bir şey yoktur. İnsan için tamahkârlıktan daha ifsat edici bir şey yoktur. Sürü çoban ile ıslah olur. Belâ dua ile defedilir. Sabır atına binen kimse zafer meydanına ulaşır. Ayıplayan ayıplanır. Söven karşılık görür (sövgü işitir). Takva fidanını eken, umut meyvelerini devşirir.” İMAM MUHAMMED TAKİ (AS) İmam Cevad (a.s), insanları ilim öğrenmeye teşvik etmiş ve gerek kendi hadisleri, gerekse dedesi Emirü’l-Mümininden (a.s) rivayet ettiği hadisler aracılığıyla âlimlerin faziletini açıklamıştır. Aşağıda, bu tür hadislerden bazı örnekler sunacağız: “İlim öğrenin. Çünkü ilim öğrenmek farz, ilmi araştırmada bulunmak da nafiledir. İlim kardeşler arasındaki bağdır, erdemin delilidir, meclislerin armağanıdır, yolculukta yoldaş, gurbette arkadaştır.” Yine şöyle buyurmuştur: “İki türlü ilim vardır: Biri tabiî [insan fıtratında ve tabiatında bulunan], biri de işitseldir [kazanılandır]. Tabiî ilim olmadan, işitsel ilim bir fayda vermez. Hikmeti bilen kişi, onu arttırmak için daha fazla beklemeye tahammül edemez, hemen harekete geçer. Güzellik dildedir, kemal akıldadır.” Yine İmam Cevad (a.s) şöyle buyurmuştur: “Örnek alınmaya en uygun âlim, şüpheli şeyler karşısında kendini tutan kimsedir. Tartışma riyakârlıkla sonuçlanır. İstemenin yolunu yanlış seçen kimse, çözüm hususunda yüzüstü bırakılır. Tamahkâr insan zillet bağlarına tutunur. Bekayı isteyen kimse, belâlara karşı sabırlı bir kalp hazırlamalıdır.”  İmam Cevad (a.s), Dedesi Emirü'l-Müminin'den (a.s) şöyle rivayet etmiştir: “Âlimler gariplerdir; aralarındaki cahillerin çokluğundan dolayı.” İmam Cevad'ın (a.s) kendisi de şöyle buyurmuştur: “Eğer cahil susarsa, insanlar ihtilâf etmezler.” Ayrıca İmam (a.s) tövbenin acilen yapılmasına işaret et-miş ve bu hususta ertelemeciliğin büyük bir tehlike olduğunu şöyle vurgulamıştır: “Tövbeyi ertelemek aldanmaktır. Sürekli ertelemek ise şaşkınlıktır. Allah'a karşı gerekçeler, bahaneler üretmek helâk olmaktır. Günahta ısrar etmek, Allah'ın tuzağından emin olmanın ifadesidir. Oysa "Ziyana uğrayan topluluktan başkası, Allah'ın (böyle) mühlet vermesinden emin olamaz." “

İMAM MUHAMMED TAKİ (AS)'DEN

 Zulmün Kalkması İçin Dua Bismillahirrahmanirrahim. Allah'ım! Kullarının zulmü ülkelerini kuşattı. Öyle ki adaleti öldürdü. Yolları kesti. Hakkı ortadan kaldırdı. Doğruluğu iptal etti. İyiliği gizledi. Kötülüğü açığa çıkardı. Takvayı söndürdü. Hidayeti söküp attı. Hayrı yok etti. Hüsranı yerleştirildi. Fesadı geliştirdi. İnadı güçlendirdi. Zorbalığı her tarafa yaydı. Hadler aşıldı. Allah'ım! Ey Rabbim! Bunu ancak senin gücün ortadan kaldırır. Bundan ancak senin lütfuna sığınılır. Ey Allah'ım! Ey Rabbim! Zulmün kökünü kurut. Pervasızlığın iplerini kopar. İnkârın seyrini ve akışını durdur. Ondan uzaklaşanları aziz kıl. Zulüm ehlinin kökünü kes. Büyüklenmeden sonra onlara zillet elbisesini giydir. Allah'ım! Onlara felâketlerini bir an önce gönder. İbretlik afetlerini üzerlerine indir. Kötülüğün hayatını bitir. Ki korku içindekilere güven gelsin. Derbeder olanlar barınsın. Açlar doysun. Zayi olanlar korunsun. Kovulanlar himaye edilsin. Sürgünler geri dönsün. Fakirler zenginleşsin. Sığınak arayanlar sığınak bulsun. Büyükler saygı görsün. Küçüklere merhamet edilsin. Mazlumlar aziz olsun. Zalimler alçalsın. Üzgünler sevinsin. Keder bulutları dağılsın. Toplumlar sükûnet bulsun. İhtilâf ölsün. Kaynaşma yaşasın. İlim yücelsin. Barış her tarafa hâkim olsun. Parçalar bütünleşsin. İman güçlensin. Kur'ân okunsun. Hiç kuşkusuz sen amellerin karşılığını verensin, çok nimet veren lütuf sahibisin. İMAM MUHAMMED TAKİ (AS)'DEN 

Allah'a Şükür Duası Allah'ım! Sana hamdolsun belâların inişini geri çevirdiğin, nimetlerin akışını sürdürdüğün, zararları savdığın ve her tarafı kaplayan kederleri dağıttığın için! Rabbim! Sana hamdolsun esenlik veren bağışından, övgüye değer sınamandan, görkemli nimetlerinden dolayı! Çok ihsanından, sınırsız cömertliğinden, kolay yükümlülüğünden ve ağır belâları defetmenden dolayı sana hamdolsun! Rabbim! Az şükrü çok değerlendirmenden, en geniş ecri vermenden, yükün ağırını kaldırmandan, mazeret zorluğunu kabul etmenden, ağır yükümlülüğü hafifletmenden, sarp yokuşları kolaylaştırmandan ve ürküten emirleri vermemenden dolayı sana hamdolsun! Geri çevrilmiş belâdan, geniş iyiliklerinden, savılmış korkulardan, zorlukları kolaylaştırıp boyun eğdirmenden dolayı sana hamdolsun! Yükümlülüğün azlığından, hafifletmelerin çokluğun-dan, zayıfın desteklenmesinden, yalvarana yardım e-dilmesinden dolayı sana hamdolsun! Rabbim! Geniş geniş mühlet vermenden, daima lütfetmenden, zorlukları geri çevirmenden, övgüye değer fiillerinden ve nimetlerinin kesintisiz sürmesinden dolayı sana hamdolsun! Acil cezaları ertelemenden, ansızın azabı indirmeyi terk etmenden, dönüş yollarını kolaylaştırmandan, yardım yağmurlarını indirmenden dola sana hamdolsun! Şüphesiz sen çok nimet veren, çok bahşedensin. İMAM MUHAMMED TAKİ (AS)'DEN

İhtiyaçların Giderilmesini İsteme Duası Dua etmeyi emrettiğin kimsenin sana dua etmesi ve duasını kabul edeceğini vaat ettiğinin senden kabulü umması gerekir. Bir ihtiyacım var Allah'ım! Onu giderecek çözümüm yetersiz kaldı. Gücüm tükendi. Ona ulaşmada kuvvetim zayıfladı. Kötülüğü emreden nefsim ve müptela olduğum aldatıcı düşmanım bana, benim gibi zayıf olan birinden yardım beklememi, düşkünlükte benden farksız olan birine yönelmemi vesvese etti. Nihayet rahmetin bana ulaştı, şefkatinin yardımı bana koştu. Yardımınla aklımı başıma getirdin. Fazlınla doğruyu bana ilham ettin. Sana umut bağlamakla kalbimi ihya ettin. Düşmanımın aldatmacasını aklımdan çıkar-dın. Sana umut bağlamamı sağlayarak fikrimin doğrulttun. Umut sayesinde göğsümü yardımına açtın. Umut ettiklerime ulaşmayı, beklentilerime kavuşmayı bana gösterdin. Allah'ım! Huzurunda senden diliyorum. Sana yalvarıyorum. Sana güveniyorum. İhtiyacımın giderilmesi, beklentimin gerçekleşmesi ve arzumun doğrulanması hususunda sana tevekkül ediyorum. Allah'ım! İhtiyacımı en uğurlu şekilde karşıla. Onu kurtuluş ve saadet yoluna ilet. Senin yarımına umutla göğsümü aç. İşlerimle ilgili olarak hayır sebeplerini kolaylaştır. Umduğuma ermek, arzularıma kavuşmak suretiyle başarılı olmayı bana göster. Allah'ım! Arzuma kavuşmak ve isteğimin tasdik e-dildiğini görmek suretiyle ihtiyacımın giderilmesine muvaffak kıl beni. Allah'ım! Kereminle beni hüsrandan, umutsuzluktan, geri çevrilmişlikten, gecikmeden koru. Kabulünü çabuklaştır ve bağışlarını akıt üzerime. Allah'ım! Büyük bağışları vermeye lâyıksın. Bu bağışlarınla benim ihtiyaçlarımı gider. Senin her şeye gücün yeter. Her şeyi kuşatmışsın. Kullarından haberdarsın, görensin.

0 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

İFTAR, KADER VE İMAM Fe- ta-re harflerinde oluşan bir kavramdır. Anlamı uzunlamasına yarılmaktır. Kimi zaman bozmak, kimi zaman da düzenlemek yoluyla olur. Bu fiilden oluşan kavramlardan biri de fıtr