top of page

HANGİNİZ DAHA İYİ İŞLER YAPACAK?

“Kafirler, gökler ile yer birbirine bitişikken onları ayırdığımızı ve bütün canlıları sudan meydana getirdiğimizi görmüyorlar mı?! Onlar yine iman etmiyorlar mı?!”

(Enbiya Suresi/30)

“Sonra duman halinde olan göğe yöneldi. Ona ve yer küreye, “isteyerek veya istemeyerek gelin” dedi. İkisi de, “isteyerek geldik” dedi. Böylece onları iki günde yedi gök olarak yarattı ve her göğe görevini vahyetti.”

( Fussilet Suresi/12)  Göklerin yaratılışının iki günde gerçekleştirildiği ifade ediliyor. Gün belirli bir zaman dilimi demektir. Bu terimi her ortamda dünyanın kendi çevresinde bir kerelik dönmesinden oluşan bildiğimiz gün ile örtüşmesi gerekmez. Nitekim Ay’ın bir günü Dünya ölçüsü ile yaklaşık olarak yaklaşık 29,5 güne denktir. Belirli bir zaman dilimine gün denilmesi yaygın bir kullanımdır. Buna göre yüce Allah, yedi gök katmanını iki zaman diliminde yarattı. Nitekim yeryüzü hakkında da, “ Yeryüzünü iki günde yarattı… Orada gıdalarını dört günde takdir etti.” (Fussilet Suresi/10) buyuruyor. Allah, bu ayette yeryüzünü iki günde yarattığını bildiriyor. Bu iki gün, iki dönem ve iki zaman dilimi demektir. Ayrıca yeryüzündeki gıdaları dört günde yarattığını belirtiyor ki, bu günlerden maksat yılın dört mevsimidir. Göklerin ve yeryüzünün bugünkü şekilleri ve nitelikleriyle yaratılışı, mutlak yokluktan olmamıştır. Bunlar daha önce türdeş ve yekpare maddeler halinde idi. Bu yekpare maddeler parçalara ayrılarak iki zaman dilimi zarfında yeryüzü haline getirilmiştir. Gökyüzü de duman(gaz) halindeydi. Daha sonraki zaman dilimi zarfında elementlerine ayrılarak yedi ayrı göğe dönüştürülmüştür. Gözlerimizin gördüğü bütün canlılar sudan yaratılmıştır. Suyun ana maddesi, hayatın ana maddesidir. “O’nun arşı su üzerindeydi” ifadesi Allah’ın gökleri ve yeryüzünü yarattığı gün arşı su üzerindeydi anlamındadır. O gün arşın su üzerinde olması yüce Allah’ın hayatın ana maddesi olan su üzerinde egemenliğinin göstergesinin kinayeli bir ifadesidir. Bu arşın bir yere yerleşmesi de egemenliğinin o yere yerleşmesi demektir.  Nitekim Allah’ın arş üzerine istivası da, O’nun egemenlik dizginlerini ele alıp yaratıkları yönetmeye başlaması demektir.  “Sizi sınavdan geçirerek hanginizin daha iyi işler yapacağını belirlemek için” ifadesi yaratmanın amacını anlatır. Bu yaratmadaki maksadı sınavdan geçirmek, amaca uygun davrananlar ile uygun davranmayanları ayırmaktır. Bilinen bir gerçektir.  Deneme ve imtihanın kendisi amaç değildir. Denem ve imtihandan amaç kaliteliyi kalitelisizden, iyiyi kötüden ayırmaktır. İyiliğin kötülükten ayırt edilmek istenmesinin gerekçesi de bunların hak ettikleri karşılıklarını vermektir. Karşılıkların verilmek istenmesinin gerekçesi de, bunlarla ilgili vaatlerin yerine getirilmesidir.  Nitekim yüce Allah, imtihanın yaratılış amacı olduğunu vurgulamak üzere buyurmuştur. “Biz onlardan hangisinin daha iyi işler yaptığını sınayalım diye yeryüzü üzerinde olanları orası için bir süs kıldık” (Kehf Suresi/7) “… Allah, murdarı temizden ayıklasın.” (Enfal Suresi/37) “Allah, gökleri ve yeri hak olarak ve hiçbir kimseye zulüm edilmeksizin her kişinin kendi kazandığıyla mükâfatlandırılması için yarattı.” (Casiye Suresi/2) Tüm bu anlattıklarımızdan yola çıkarak, kâinata egemen olan birlik ve bütünlük her varlık türünün yaratılışın amacı olmasını doğrular. Her varlık türü kâinatın parçaları arasında yaratılışın gayesini hitap eder. İşte insan tüm bu yaratılanların arasında en mükemmeli ve en özelidir.  İnsan maddi varoluşuyla menilik, ceninlik, çocukluk gibi gelişme aşamalarını gösterdiği gibi ruhen de aşamalar ile kemâle erme mücadelesi göstermelidir. “Hanginizin daha iyi işler yapacağını belirlemek” cümlesi başkalarından daha iyi işler yapanın ayırt edilmesinin amaçlandığını ifade eder. Bu başkaları ister iyi işler yapan kimseler olsun, ister kötü işler yapan kimseler olsun. Buna göre kim başkalarından daha iyi işler yaparsa bu örnek ferdin onlardan ayırt edilmesi yaratılışın amacı olur. “Sen olmasan ben kâinatı yaratmazdım” şeklindeki yüce Allah’ın peygamberimize seslenişi belki de bu açıklamamızın hikmetini ifade eder. Kısaca sonuç; yeryüzü ve gökler yüce Allah’a isteyerek geldiler. Yaratılanlardan biri de biz insanlarız. Acaba bizler de isteyerek gelecek miyiz ve bunun göstergesi de hangimiz daha iyi işler yapacak?

El mizan tefsiri/Tabatabai’den

0 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

İHLAS

bottom of page