top of page

ERBAİN YOLLARINDA “LEBBEYK!”

ERBAİN YOLLARINDA “LEBBEYK!”

“ Andolsun size içinizden öyle bir peygamber geldi ki, gayet izzetli ve şereflidir. Sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir, üstünüze titrer, müminlere gayet merhametli ve şefkatlidir.” TEVBE SÜRESİ /128 Resulullah Hz. Muhammed (saa), ümmete bu kadar düşkün, bu kadar şefkatli ve merhametli iken onların geleceğini düşünmeyecek mi? Ümmete olan düşkünlüğü ayete bile konu olmuşken... Bu soru kalplerimizde cevabını bulmalı! Bu sorunun cevabını Erbain yürüyüşünde bulabilirsiniz! Erbain yürüyüşü İmam Hüseyin (sa)’e doğru ahdi yenilemek adına, yeniden biat etmek için yapılan bir yürüyüştür. Binlerce insan hatta milyonlarca ( 2016 yılının resmi rakamı 29.000.000) inanan O’na doğru yürümek için çaba harcamaktadır. Anlıyoruz ki toplumların kalplerini kendine doğru çekerken, imametliğin bir ümmet için ne kadar büyük bir hüccet olduğunu görüyoruz. Böylece imam Hüseyin(sa) kıyamı ile ümmeti nereye doğru sürüklemek istediğini anlıyoruz. Ve o günkü şartlarda bu amaç uğruna izlediği stratejisini çözüyoruz. Yolun sonunda ölüm de olsa inanan topluma olan şefkat, merhamet ve düşkünlükten dolayı onların akıbetini göz ardı etmiyor. İmamet sorumluluğu olan her önder, kendi toplumunun akıbetini düşünmek zorundadır. Bu düşkünlük elli yıllık değil, yüz yıllık değil, bin yıllık değil, ebediyete kadar uzanan akıbeti kapsar. İmamet konumunda olanlar nasıl ki ümmete düşkündür, ümmette yani inandığını söyleyenler de bu seçilmiş liderlerinin kalplerini görmelidirler. İşte bu buluşma noktası ; verilen “Ahd” dir. Ümmetin imam’ına biatıdır. Bu biat Hz. Muhammed (saa) şahsında başlayarak İmam Mehdi(as)’ye kadar sürdüğü gibi, İmam Mehdi(as) şahsında da Hz. Muhammed (saa)’e kadar daha geriye gidersek Hz. Adem(as)’e kadar uzanır. Bu yaklaşım ile imam Hüseyin (as)’e biat edenler Hz. Muhammed(saa)’e biat etmiştir, Hz. Muhammed (saa)’e biat edenler de , Hz. Hüseyin (as)’e biat etmiştir. Aynı tasavvur tüm imamlar için de geçerlidir... Rabb’imiz tarafından tüm seçilmişler birbirinin tasdikidir. Ancak Peygamberi ile vasilerini ayıranlar veya Peygamber ve İmamlarının kalplerini doğru okumayanlar kendilerini hüccetsiz görürler, imamsız yaşamaya mahkum ederler. Oysa ki Peygamber ve vasileri kendilerine inanan ve itaat edenlerin hem dünyada , hemde ahirette önderleridirler. Hiç bir inanan kendini başsız yaşamaya mahkum edemeyeceği gibi, imamet inancını sadece ahiret hayatına mahsus bir yaklaşım olarak ta düşünmemelidir. Dünya hayatında üç beş kişilik bir topluluğa bile bir başkanlık tahsis edenler, kocaman bir ümmete başkanlığı/ imametliği layık görmeyenlere bu yaklaşımın sebebinin sorulması gerekir. Gözler sağlam olduğu halde doğru okumayanların ne yazık ki sıkıntıları, kalplerinin eğri okumasından kaynaklanmaktadır. Babalarımızın, dedelerimizin, dostlarımızın ölüm yıldönümlerini hatırlarız. Üstelik rahat yataklarında öldükleri halde... Hatta fikrini tasdik etmediğimiz yazar, düşünür, liderleri bile gündeme koyarız. Tanımadığımız sanatkarlar, keşifler, siyasetçileri bile gündemimize alırız. Sosyal medya ve sanal dünya tanımadığımız, bilmediğimiz insanları hayatımızda hiç yeri olmadığı halde dikkatimize sunar. Ama Peygamber’inin varisi olan imam Hüseyin (sa)ve ashabı hem de hunharca şehid edilmesine rağmen gündeme getirmeyenleri esefle düşünüyorum. Peygamber vasisini, peygamberin cennetle müjdelediği, üzerine salavat çekilmesini emrettiği, “onları inciten beni incitmiştir”, “onlar bendendir” dediği ümmetin imamı katledilmiştir. Lâkin bu ciddi bir şekilde “es” geçilmiştir. Bir de bunun üzerine peygamber varisini anmayı, bir grubun yası/ matemi olarak telakki etmeleri bu durumu daha da elem verici kılmıştır. Kişisel davranışlar, kişisel düşünceler, kişisel ilişkiler bile her medya ve sanal kanalda gündem yapılırken, ne İmam’ının şehadeti, ne de ümmetin İmam’ına yürüyüşü ciddiye alınmıştır. Hem İmam (sa), hem de ona doğru yürüyen milyonlarca inanan göz ardı edilmiştir. Milyonlarca insanın (29.000.000/ 2016 verisine göre) neden toplandığını hiç sorgulamaya bile gerek görmemiştir? Bunu görmeyen inananlara, hocalara ve aydınlara da ayrıca teessüf ediyorum. Tüm bunlardan şunu anlıyoruz ki ya bu insanlar makaraya alınmışlardır ya da toplum üzerinde bilerek sistemli bir algı operasyonu yapmaktadırlar. Milyonlarca yürüyen bu insanlar ne istemektedirler diye sorulmaz mı? Peygamber(saa) ve vasilerinin(sa), bu ümmete doğru algılamayı anlatmak için bu kadar bedel öderken, onların sözüm ona inandıklarını söyleyenler, tüm bunların tersine oyunlar düzmeleri büyük bir vebaldir. Bir toplumu cehalete, batıla ve gaflete sürüklemek, her eve cehennem ateşi dağıtmaktır. Bu vebalin altından kalkmak öyle kolay değildir. Her hareketin, her gayretin, her tercihin, her kuruşun, her saniyenin sebeblerinin ve sonuçlarının sorgulandığı gün, fani olan insan için yakındır ve zordur. Bu nedenle gerçekleri okumak ve yüzleşmek bugünün sorunudur. Yarına bırakmamak gerekir. İhraç edilen din anlayışları yüzünden insan bir çok deneme ve yanılmaları yaşamak zorunda kalmaktadır. Ezber bozmaktan yorulan insan pes edebilir de... Her insan nereye kadar dayanabilir. İnsanların ümidi, güveni ve hayata olan şevki ile oynamaya kimsenin hakkı yoktur. Tüm bunları yaşamamak için inanmak ve doğru yolda yol almak isteyen insanın, Allah ve Resulü(saa)’nün bildirdiği önderinin/ İmamının kalbine tutunması kaçınılmazdır. Çağrısını duymalıdır ve tüm samimiyetiyle imam’ının elini tutmalıdır. İşte Erbain yürüyüşü bunu anlatır. Rehberinin sesini duyurur. Çağrısına olumlu cevap vermektir. Davetine icabet etmektir. O nasıl sana düşkün ise, seninde ona düşkün olup “ Lebbeyk!” demendir. Peygamberine “ Lebbeyk!” diyen vasilerine de “ Lebbeyk!” der, tüm Ehl-i Beyt İmamlarına “Lebbeyk!” diyen de Peygamber’ine de “ Lebbeyk!” demiştir. Tüm mesele kıyamete kadar sürecek olan bu “Sırat-ı Müstakim” i görebilmektir.

0 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

ET-TAHİR

İFTAR, KADER VE İMAM Fe- ta-re harflerinde oluşan bir kavramdır. Anlamı uzunlamasına yarılmaktır. Kimi zaman bozmak, kimi zaman da düzenlemek yoluyla olur. Bu fiilden oluşan kavramlardan biri de fıtr

bottom of page