• İnci Mercan

EL- FETTAH OLAN O'DUR!

EL-FETTÂH        Kelime manasıyla açan demektir. İstilahi manası ise taraflar arasında hüküm veren, birisine yardım edip zafere ulaştıran, ganimet kapılarını açandır.      Hiçbir sorunu kendinize endişe etmediğiniz sıradan bir gün yaşadığınız halde kalbinizin sıkıldığını, evinizi bir hapishane gibi hissettiğiniz, sanki dünyanın tüm sorunları size yükletilmiş, ruhunuzun boğulduğunu, âdeta her şeyin üzerinize doğru geldiğini hissettiğiniz zamanlar olmuş mudur? Olmuşsa o anlarda “Ya El-Fettâh” diye Rabb’inize sığının. Çünkü Allâh gönüllere ferahlık verendir. Sizi o tablodan çıkaran tek zâttır. O’ndan başka hiç kimse o ruh halinizi   rahatlatamaz.       Ya da birisiyle bir konuda tartışmaya girdiniz. İhtilaf o kadar derin ve kapsamlı ki durdunuz ve sustunuz. Sonra kendi kendinize şöyle dediniz.”Acaba doğru olan hangimiz?”Elbette Fettah olan Rabb’imiz bilir. Çünkü doğruları enlemesine boylamasına herşeyi bilendir. O haklı olanları destekleyendir. Şahîd, Kadir, Âlim, Hakîm, Adil olan Allâh doğruları desteklediği gibi onlara yol açandır.

    Sebe’sûresi/26 “De ki; Rabb’imiz hepimizi, bir araya toplayacak sonra hak ile hükmedecektir.En adil hüküm veren, bilen O’dur.”     Doğru olanı yapmak için, Yüce Allâh’ın Fettah olması sebebiyle O’nun kapılarını çalabilirsin. Örneğin, kalbin katılaşmış, O’ndan kalbinin yumuşatmasını istesen, doğru olan için uğraşıyorsun demektir. Bu durumda Rabb’in senin kalbini yumuşatır. Çünkü O, gönüllere su serpendir. O, Gânî ‘dir. O’nun yanında her şey var. Neye kün (ol) dese, “oluverir”. O Kerîm’dir, yani cömerttir. Ve O, Rezzak’tır. Seni rızıklandırır. Yeter ki sen O’nun kapısını çal. Sevgiye ihtiyacın mı var? Vedut olan Allâh’ın sevgi kapısını çal. O sana sevgi yolunu açar. İlim kapısını mı çalıyorsun? Ve bunun için çabalıyor musun? Alîm olan Allâh sana ilim kapılarını açar. Şefkate ihtiyacın mı var? Rauf olan Allâh şefkat kapılarını sana açar. Sağlığına kavuşmak mı istiyorsun? Çal, Şafi olan Allâh’ın kapılarını, Fettah olan Rabb’in sana şifânın yollarını açsın. Aranızda ki ihtilaflarda karar mı istiyorsun? Hâkim olan Allâh’ın kapısını çal. O, sana hükümlerini açıklasın.  İnsan bir düşünse; Fettah olan Rabb’inin tecellilerini çok görür. Aranızdaki nefretleri sevgiye çeviren O’dur.

        Enfâl sûresi /63 “Ve onların kalplerinin arasını uzlaştırdı. Sen yeryüzünde bulunan her şeyi  verseydin, yine onların kalplerinin arasını uzlaştıramazdın. Fakat Allâh, onların arasını uzlaştırdı. Çünkü O, daima üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir.”      Sizin eskiden hiç sevmediğiniz, şimdi ise dostunuz olan bir arkadaşınız oldu mu? Karı-koca tartışıyorlar. Sonra yine barışıp, birbirilerini sevdiklerini söylüyorlar. Baba ve oğul arasının açıldığını sonra yine gönüllerinin ısındığını görüyoruz. Tüm bu nefretlerin ve öfkelerin girdiği kalpleri çeviren Fettah olan Rabb’imizdir.İçimizdeki korkuların yerine güveni getiren de yine yüce Allâh’tır.

       Dûha suresi/5–8 “Rabb’in sana verecek ve sen razı olacaksın.(üzülme) O, seni yetim bulup, barındırmadı mı? Seni şaşırmış bulup yola iletmedi mi? Seni fakir bulup, zengin etmedi mi?”    Bizler her durum da olabilirdik. Fakat Rabb’im bizleri her yönden kuşattı. Dünya nimetlerinden bizi yararlandıran O’dur.

İbrahîm suresi /32–34 “Allâh, gökleri ve yeri yaratan, gökten su indirip, onunla size rızık olarak meyveler çıkaran, emriyle denizde yüzmesi için gemileri sizin hizmetinize veren ve yine ırmakları da sizin hizmetinize sunandır. Sürekli olarak görevlerini yapan güneşle ayı hizmetinize sundu. İstediğiniz her şeyden size verdi. Allâh’ın nimetini saymaya kalksanız sayamazsınız…”   Önce akledemiyordun. Rabb’im sana ilham etti ve bilmenin yollarını açarak seni bilen birisi yaptı. Bilmediğin şeyleri idrâk etmeyi, anlamlandırmayı, kavramayı öğretti.

Alâk süresi /1-5 “ Yaratan Rabb’inin adıyla oku.O insanı alâktan yarattı.Oku, Rabb’in en büyük kerem sahibidir.O, kalemle (yazmayı) öğretti. İnsana bilmediğini öğretti.”                                                Bu , insan olabilmek için o kadar büyük bir ganimet ki! Hele bu günün insanları bu kapıyı çok çalmaları gerekir. Anlamaya ve kavramaya o kadar çok ihtiyaç var ki! Huzursuzluğun mutluluğa, ihtilafların hakikate, kötülüğün iyiliğe, gönül ve ruhi ölümü hayata kavuşturan Allâh’tır. Her hazine O’nun yanında vardır. Yeter ki istemesini bilelim. Bir iş yapmak istiyorsunuz. plan ve programın üzerinde düşünüyorsunuz. Yüzünüzü çevirin Allâh’a. O Size yardım kapılarını açsın. Prensiplerini öğretsin. Başarı ve zaferleri arkasından göndersin. İster bunlar manevi, ister maddi boyutta olsun, fark etmez. İster dünya iyiliği, ister dünya ve âhiret iyiliğini kazanmak olsun.

Âl-i İmran suresi/148 “Allâh’da onlara hem dünya karşılığını, hem de  âhiret karşılığının en güzelini verdi. Çünkü Allâh, güzel davrananları sever.”  İster gönülleri fethedin, ister ülkeleri fethedin, fark etmez. Her işin başı Allâh’ın takdir kararıdır. Açma emrini O, verir. O, tüm alemleri yönlendirendir. O halde hangi kapılarını çaldığımıza dikkat etmeliyiz..Rahmet kapısını mı, gazap kapısını mı, hidayet kapısını mı, Kabîd kapısını mı…çalıyoruz.

     A’râf suresi/96 “(O)ülkelerin halkı inanıp(kötülüklerden)korunsalardı, elbette üzerlerine gökten ve yerden bolluklar açardık. Fakat yalanladılar, biz de onları kazandıklarıyla yakaladık.” Yüce Allâh istediğini takdir etmesine rağmen, kötülere hemen kapı açmaz. Çünkü hemen kötülüklere kapı aralasaydı, şu anda bütün insanlar cezalandırılırdı. Yüce Allâh, onlara bir daha  doğru olan yol için fırsatlar vermezdi, mühlet tanımazdı. Kötü olanların tövbelerini geri çevirirdi. İyiliklere tanıdığı takdiri aynı şekilde kötülüğe tanısaydı, her kötülük büyük sonuçlara varırdı. Allah’ın imtihan gereği kötülükler için ortam verse de, hayırlar için açtığı kapı açıklığı kadar, kötülük kapılarını aralamıyor.       Bu yüzden Allâh Fettah’tır, denince olumlular hakkında Fettah’tır, deriz. Örneğin, her dua kayda değer kabul görürken, hiçbir beddua kayda değer kabul görülmez. Yüce Allâh, insanların dua taleplerine cevap verirken, beddualara takdir vermiyor. Çünkü Allâh hikmetle hükmeder. O, her işin özünü bilir. Ve her hayrı onaylarken, hiçbir kötülüğü onaylamaz.

    Sebe’ suresi/26 “De ki. Rabb’imiz, hepimizi bir araya toplayacak, sonra aramızda hak ile hükmedecektir. En adil hüküm veren, bilen O’dur.”     İnsanlar tartışıyorlar. Her ses “Biz düzelticileriz” diyor.

Bakara suresi/11-12 “ Bu kimselere “Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın” denildiği zaman “Biz yalnızca düzeltenleriz.” İyi bilmelidirler ki, asıl bozguncular onlardır, ama bunun bilincinde değillerdir.”     Oysa ki Yüce Allâh kendisi hidayet veren (doğru yolu gösteren)dir. Ve bu yolu kitaplar ve resuller yolu  ile açıklar. Fakat bu yoldan başka yollar arayanlar, o gün kesinlikle kabul edecekler. Hangi yasalar Allâh’ın kabul gördüğü yasalar olduğunu , hangi kararların, hangi niyetlerin, hangi yöntemlerin o gün geçerli olduğunu öğrenecekler. Çünkü Fettah olan Allâh dünyada ki istilahı netleştirdiği halde, anlamayanlara gün o netliği onların gözlerinin önüne serecektir. O  gün herkesin içinin ve dışının netleştiği gün olacak. Kimin ıslah ediciler olduğu anlaşılacak. Ancak tövbe ederler ve bunlardan vazgeçerlerse başka.

Âl-i İmran suresi/135 “Ve onlar bir kötülük yaptıkları, yada nefislerine zulmettikleri zaman, Allâh’ı hatırlayarak hemen günahlarının bağışlanmasını dilerler. Günahları da Allâh’tan başka kim bağışlayabilir? Ve onlar, yaptıklarında bile bile ısrar etmezler.”      Bu yüzden tövbe edelim ve hayırlara sonuna kadar kapıları açan ve hak olanı destekleyen Rabb’imize sığınalım. Rabb’imizden isteyelim. Doğru yola girmek için neye ihtiyacımız varsa, onu Allâh’tan talep edelim. İyi bir Müslüman olmak için ne eksik. İlim mi, çaba mı, yardımcı mı, güven mi? ne gerekiyor senin için. Bul ve Fettah olan O Gani’ den iste. O kapılarını çalanları bilen ve duyandır. Ve sana taleplerini mutlaka verecektir. Çünkü kendisi öyle vaad ediyor. Yeter ki o kapıyı çal ve O’nun Fettah olduğuna emin ol.

Parolamız: Yüce Allâh’ın her sıfatının yanı sıra  El-Fettâh olduğuna iman ettik.

Lâ Fettaha illâ El-Fettâh.

0 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

ET-TAHİR