BAŞÖRTÜSÜ AYETİ

BAŞÖRTÜSÜ AYETİ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ‏ قُلْ لِلْمُؤْمِنينَ يَغُضُّوا مِنْ أَبْصارِهِمْ وَ يَحْفَظُوا فُرُوجَهُمْ ذلِكَ أَزْكى‏ لَهُمْ إِنَّ اللَّهَ خَبيرٌ بِما يَصْنَعُونَ وَ قُلْ لِلْمُؤْمِناتِ يَغْضُضْنَ مِنْ أَبْصارِهِنَّ وَ يَحْفَظْنَ فُرُوجَهُنَّ وَ لا يُبْدينَ زينَتَهُنَّ إِلاَّ ما ظَهَرَ مِنْها وَ لْيَضْرِبْنَ بِخُمُرِهِنَّ عَلى‏ جُيُوبِهِنَّ...[1] Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla Mümin erkeklere de ki: “Bakışlarını kıssınlar, ırzlarını korusunlar, bu kendileri için daha arındırıcıdır, kesinlikle Allah yaptıkları şeylerden haberdardır.” Mümin kadınlara de ki: “Bakışlarını kıssınlar, ırzlarını korusunlar, kendiliğinden zahir olan şeyler dışında süslerini ortaya çıkarmasınlar, başörtülerini yakalarının üzerine koysunlar…”

“Cuyub” Kelimesinin Anlamı  “Cuyub” kelimesi “Cib” sözcüğünün çoğuludur. “Cib” gömleğin yakası anlamına gelir. Bazen de yakaya yakın olduğu için “göğüsün üstü” manasını taşır.[2] Belki bizim Türkçede kullandığımız “cep” kelimesi de aynı sözcük olabilir. Çünkü gömlek cepleri de göğüsün üzerinde bulunur.

 “Humur” Kelimesinin Anlamı Bir dili öğrenmek için, onun en meşhur sözlüklerine ve lügat bilimcilerine başvurmak gerekir. Eğer Arapçayı öğrenmek için İngilizlere ve İngilizceyi öğrenmek için de Çinlilere başvurursak öğrenmekte çok zorlanırız. Hatta birçok kelimeyi ve cümleyi yanlış öğreniriz. Günümüzde yapılan en büyük yanlışlardan biri budur.  “Humur” kelimesi Arapça olduğu için, Arap dilinin en meşhur sözlüklerine ve lügatçilerine başvuracağız, inşallah konuyu öğrenmeye çalışacağız: 1- Hicri 175 yılında vefat eden lügat bilimci Halil şöyle söylemiştir: خمار للمرأة يستر رأسها و صدرها. “Hımar” kadının başını ve göğsünü örttüğü şeydir.[3] 2- Hicri 425 yılında vefat eden lügat bilimci Rağıb Isfahanî şöyle söylemiştir: “Hamr”kelimesinin aslı, bir şeyi örtmektir. Kendisi ile örtü yapılan şeye denir. Ancak “Hımar” literatürde kadının kendisiyle başını örttüğü şey için isim olmuştur. Çoğulu “Humur” kelimesidir.[4] 3- Hicri 711 yılında vefat eden lügat bilimci İbni Menzur şöyle söylemiştir: “Hımar” kadının kendisiyle başını örttüğü şeydir.  Çoğulu “Humur…” kelimesidir. Bir atasözünde şöyle söylenir: إِنَّ الْعَوَانَ لا تُعَلَّمُ‏ الخِمْرَةَ أَي إِن المرأَة المجرّبة لا تُعَلَّمُ كيف تفعل. Kesinlikle orta yaşlı bir kadına örtünmeyi öğretme. Yani tecrübeli bir kadına nasıl hareket edeceğini öğretme.[5] 4- Hicri 1205 yılında vefat eden Lügat bilimci Zübeydi şöyle söylemiştir: كُلُّ ما سَتَرَ شَيْئاً فَهُو خِمَارُه‏و منه خِمَارُ المَرْأَةِ تُغَطِّي به رَأْسَها، ج أَخْمِرَةٌ و خُمْرٌ، بضمّ فسكون، و خُمُرٌ، بضَمَّتَين. Her hangi bir şeyi örten her şey, onun “Hımar” örtüsüdür. Bunlardan biri de kadının kendisi vasıtasıyla başını örttüğü “Hımar” başörtüsüdür. Çoğulu; Ehmira, Humr, Humur kelimeleridir.[6]

Çıkarımlar 1- Eski ve yeni Arap lügatçileri şu konuda ittifak halindedirler:  “Hımar” başörtüsü, anlamına gelir. 2- “Hımar/başörtüsü” kadının başının ve göğsünün üzerini örttüğü örtüdür. 3-  “Hımar” kelimesinin çoğulu, “Humur” kelimesidir.

Ayetlerin Nüzul Sebebi Ayetlerin veya surelerin nüzul sebepleri, konuyu anlamamızda çok yardımcı olurlar. İlgili ayetlerin iniş nedenlerine baktığımız zaman, şunları görmekteyiz: 1- Ehl-i Sünnet kaynaklarında ayetin iniş nedeniyle ilgili olarak şöyle söylenmiştir: Hz. Ali (sa) şöyle buyurmuştur: Rasulullah’ın (saa) zamanında, bir adam Medine yollarından bir yolda yürüyordu. Bir kadına baktı, kadın da ona baktı. Şeytan ikisine de vesvese verdi. Birbirlerine hayranlıkla baktılar. Adam hem yürüyordu ve hem de kadına bakıyordu. Derken duvara doğru yürüdü ve ona çarptı. Burnu yarıldı. Dedi ki: “Vallahi, başıma gelen olayı Rasulullah’a (saa) anlatmadıkça kanımı yıkamayacağım.” Sonra Peygamberin (saa) huzuruna geldi ve öyküsünü anlattı. Peygamber (saa) “Bu, günahının cezasıdır.” diye buyurdu. Ardından Allah-u Teâlâ şu ayeti nazil kıldı: Mümin erkeklere de ki: “Bakışlarını kıssınlar, ırzlarını korusunlar, bu kendileri için daha arındırıcıdır, kesinlikle Allah yaptıkları şeylerden haberdardır.” Mümin kadınlara de ki: “Bakışlarını kıssınlar, ırzlarını korusunlar, kendiliğinden zahir olan şeyler dışında süslerini ortaya çıkarmasınlar, başörtülerini yakalarının üzerine koysunlar…”[7] 2- Ehl-i Beyt kaynaklarında ayetin iniş sebebiyle ilgili olarak şu bilgiler bulunmaktadır: İmam Muhammed Bakır (sa) şöyle buyurmuştur: Ensardan bir genç Medine'de bir kadınla karşılaştı. O zamanlar kadınlar başörtülerini boyunlarını açıkta bırakacak şekilde kulaklarının arkasında ve enselerinde bağlarlardı. Genç adam kendisine doğru gelen kadına baktı. Kadın yanından geçerken de baktı ve Falan oğulları Sokağı denilen bir yere girdi. Hala kadının arkasından bakıyordu. Birden yüzü duvardaki bir kemik veya cam parçasına çarptı. Kadın gözden kaybolunca elbisesinden ve göğsünden kanların aktığını gördü. Kendi kendine “Allah’a yemin ederim ki, bu şekilde Rasulullah’ın (saa) yanına gideceğim ve olanları kesinlikle ona haber vereceğim.” dedi. Derken Rasulullah’ın (saa) yanına geldi. Peygamberimiz (saa) “Bu ne hal?” diye sordu. Genç adam olup bitenleri anlattı. İşte bunun üzerine Cebrail şu ayeti indirdi: Mümin erkeklere de ki: “Bakışlarını kıssınlar, ırzlarını korusunlar, bu kendileri için daha arındırıcıdır, kesinlikle Allah yaptıkları şeylerden haberdardır.” Mümin kadınlara de ki: “Bakışlarını kıssınlar, ırzlarını korusunlar, kendiliğinden zahir olan şeyler dışında süslerini ortaya çıkarmasınlar, başörtülerini yakalarının üzerine koysunlar…”[8]

Çıkarımlar 1- “başörtülerini yakalarının üzerine koysunlar…” ayeti nazil olmadan önce, bazı kadınlar başörtülerini boyunlarını açıkta bırakacak şekilde kulaklarının arkasında ve enselerinde bağlarlardı. 2- Kadınların başörtülerini bu şekilde bağlamları, erkekleri günaha sürüklüyordu. 3- Rabbimiz kadınlara “başörtülerini yakalarının üzerine koysunlar…” diye buyurarak, günaha düşürme nedeninin önünü alıyor. 4- “başörtülerini yakalarının üzerine koysunlar…” demek; başlarını, saçlarını, boyunlarını, göğüslerini başörtüsüyle kapatsınlar demektir. Örneğin; konu yolculuk olduğu zaman “gidiyoruz, evin kapısını kilitle.” diye söylendiği zaman, muslukların, elektriklerin, gaz ocaklarının da kapatılması gerektiği anlaşılır. Başörtüsü ve yaka sözcüğü de böyledir. Sadece “Başörtülerini koysunlar” diye buyursaydı, boyun ve göğsün üzeri anlaşılmayacaktı. [1] Nur: 30-31 [2] Tefsiri Numune: 14/441 [3] Kitab-ul Ayn: 2/146 [4] Mufredat: 299 [5] Lisan-ul Arab: 4/258 [6] Tac-ul Arus: 6/366 [7] Durr-ul Mensur: 5/41 (Suyuti) [8] Tefsiri el-Mizan: Nur suresinin 30. ayetinin tefsirine bakınız.

MAHMUT ACAR 

0 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

TARKAN, GEÇÇEK VE GELECEK Sosyal medya da gündeme oturan Tarkan’ın “geççek” klibini merak ettim, ben de izledim. Evet başarılı bir klip olmuş. Tarkan’ın hakkını iyi vermek gerek. Güzel sunmuş. Ancak b

MİRAÇ VE HİBETULLAH Zer âleminde Resulullah’ın (saa) tüm insanlar ve seçkinler arasında en seçilmiş kişi olduğunu biliyoruz. O gün sorulan tüm sorulara Resulullah(saa), tüm insanlar arasında en hızlı