ABDEST DENİNCE…

  1. Vücuttan çıkan idrar, dışkı ve bağırsak gazı

  2. Gözün görmeyeceği kulağın duymayacağı kadar uyuklamak

  3. Aklı ortadan kaldıran durumlar Örn: Sarhoşluk , delilik ve baygınlık gibi

  4. Kadınlardaki istihaze hali

  5. Gusül gerektiren her şey. Örn: Cünüp olmakABDESTİN MÜSTEHAPLARI

  6. Diş fırçalamak Rasulullah saa buyuruyorki “ Kim abdestti kıbleye dönerek alırsa amel defterine iki rekatlık namaz olarak yazılır.” Miftahul felah s:25 Diş fırçalamak namazın sevabını 70 katına çıkarmaktadır. Peygamber saa efendimiz İmam Ali’ ye  as şöyle buyurmuştur. “Ey Ali abdest aldığında dişlerini fırçala.” (Men La Yahduruhu’l  Fakih C1 s. 145) Misvakla 2 rekat namaz 70 rekatlı misvaksız namazdan daha üstündür. (Nehcül Fesahat  s.349

  7. Abdesten önce suyu ağzına alıp çalkalayıp dökmek( mazmaza yapmak)

  8. Buruna su çekmek (İstinşak yapmak)

  9. 3 su bardağı miktarında fazla su tüketmemek (meftehul Felah s.27-28)

  10. Abdest aldıktan sonra abdest suyunu kurulamamak (Men La Yahzuhu’l Fakih c.1 s.122

  11. Abdest sırasında Kadir Süresini okumak tavsiye edilmiştir. (Fıkhur Rıza s.70)

  12. Abdest esnasında Müminlerin Emiri İmam Ali’nin as naklettiği dua yı okumak

  13. Zira İmam Ali as bu dua da abdestin bazı esrar ve batınını açıklamıştır. İmam Muhammed Bakır as şöyle buyurmuştur. “Temizlik olmadıkça namaz olmaz” İmam Cafer Sadık As şöyle buyurmuştur “Namaz; birincisi temizlik, ikincisi rükû, üçüncüsü de secde olmak üzere üç bölümden oluşur.” İmam Ali as şöyle buyurmuştur “Güzel bir şekilde temizlenip mescide giden kimse dünya sohbetine dalmadıkça namazda sayılır. Temizlik ikisi asil birisi bedel olmak üzere üç yol ile sağlanmaktadır. Asil olanlar abdest ve gusüldür. Bedel olan ise teyemmümdür.                             Allah Resulü saa şöyle buyurmuştur “Allah adını anarak abdest alan şahıs vücudunun tamamını temizlemiştir. Abdest üzerine alınan abdest ise iki abdest arasında yapılan günahların kefaretidir. Allah’ın adını anmaksızın alınan abdest ise yalnızca suyun ulaştığı yerleri temizler.” Rasulullah ‘ın bu buyruğunun hikmeti şu olabilir. Abdestin başlangıcında Besmele çekmek Allah’ı anmak bir nevi kalp temizliği sağlamaktır. İnsanın en önemli parçası olan kalp temizlendiğinde ise tüm vücut temizlenir. Şehid-i Sani şöyle buyurmaktadır. Temizlik konusuna gelince insan bu konuda diğer insanların bakıp görebildiği uzuvlarını yıkayıp temizlemeyi kendisine bir görev bilmelidir. Ve vücudunun bu kısımları dünyevi kirlerle kirlendiği için bu uzuvlarını temizlemelidir. Ancak bu temizlikle beraber yüze Allah’ın nazargahı (kuluna nazar ettiği uzvu) yani kalbini de temizlemelidir. Yüce Allah kullarının dış görünüşüne değil kalplerine  bakar  ve kalp insanların diğer organlarına hükmeden, bu uzuvların Allah’tan uzaklaşmak yönünde yapabilecekleri fiilleri engelleyebilecek tek uzuvdur. Dolayısıyla temizlenmeyi diğer uzuvlardan daha fazla hak ediyor. Kul ibadet amacıyla Allah’a yönelip dünyaya sırtını dönerek vücudunu temizlerken ve vücut temizliğinin Allah’a yönelmekle olan bağlantısını da düşünmelidir. Ahirete yönelirken dünya kirlerinden arınmak yönünde görevlendirilmiş olmamız boşuna değildir. Elbette abdest alırken yüzümüzü yıkamalıyız. Zira insan kalbinin yüzüyle Allah’a yöneliyor. Ayrıca insanı dünyaya yönlendiren birçok duyguyu içeren bir organ olduğu için dünyayı talep etmesine neden olan uzuvdur. Bu nedenle yıkanmalı ve bu bağların getirdiği kirliliklerden arınarak Allah’ yönelmelidir. Bu yıkamaların sonunda insan gerçek temizliğe ulaşabilir. Böylece en büyük rukne (rükn-i Azama ) ulaşmış olur. Yüzün ardından direkt olarak dünyevi ve maddi işlerle uğraşan kolların farz kılınmıştır. Ardından başın mesh edilmesi farz kılınmıştır ki İnsanı maddi işlere yönlendiren ve duyguları uyararak dünyaya meyletmesini sağlayıp ahiretten uzaklaşmasına sebep olan düşünce gücü bu organdadır. Son olarak ayakların mesh edilmesi farz kılınmıştır. Zira insan ayaklarıyla arzularının peşinden gidiyor. Diğer uzuvlarında olduğu gibi ayaklarını da dünyevi emelleri için bir araç olarak kullanır. Dolayısıyla insan bu uzuvlarını ibadet etmek için kullanarak kazanacağı mutluluk ve ebedi saadete ortak etmelidir. Misbahu’Ş Şeria adlı kitapta İmam Cafer-i Sadık’ın  as şöyle buyurduğu  nakledilmiştir; “ Abdest almak isterken, Allah’ın rahmetine yönelircesine suya yönelmelisin. Yüce Allah suyu, kendisine yaklaşılması ve münacat edilmesi için bir vesile kılmıştır. Nasıl ki Allah’ın rahmeti günahı yıkayabiliyorsa aynı şekilde sadece su zahiri necasetleri giderebilir.” Yüce Allah buyurmuştur ki “Rahmetinin önünde rüzgarı müjdeci olarak gönderen O'dur. Biz, ölü toprağa can vermek, yarattığımız nice hayvanlara ve nice insanlara su vermek için gökten tertemiz bir su indirdik” Furkan 48 Ve yine şöyle buyurmuştur “ Her şey sudan hayat sağladık.” Enbiya 30 Yüce Allah bütün dünyevi nimetleri su ile hayat ve varlık sahibi kıldığı gibi kendi fazlı ve rahmetiyle kalplerin hayatını kendi itaat ve ibadetine bağlı kılmıştır. Suyun temizliğine, yumuşaklığına ve bereketine ve bütün varlıklarda var olduğuna bakıp bunun üzerinde düşünmeliyiz. Allah’ın emrettiği şekilde bütün adaplarına uyarak farzlarını ve sünnetlerini yerine getirerek uzuvlarını su ile yıka. Kuşkusuz bu komutların her biri insan için birçok yarar taşıyor ve bu kurallara uyanlar kısa zamanda faydalarında yararlanacaklardır. Suyun bütün varlıklara karıştığına bakıp tıpkı onun gibi insanların arasına karışmalısın ve herkese hakettiği şekilde davranıp kendi benliğini unutmamalısın. Kısa Hz Rasulullah’ın buyruğuna mazhar olup su gibi olmalısın. Hz Rasulullah Saa şöyle buyurmuştur “ Has bir mümin su gibidir.” Allah’a karşı olan tüm ibadetlerde suyun Allah’ın emri ile gökyüzünde inerek saf ve temiz olarak adlandırılışı gibi saf ve şaibesiz olmalısın. Uzuvlarını su ile yıkayıp temizlediğin gibi kalbini takva ve yakin ile yıkayıp temizlemelisin. Fazl Bin Şazan İlel adlı kitabında İmam Rıza as şöyle buyurduğunu nakletmiştir. “Kul Allah’ın karşısına çıkarken temiz bir şekilde çıkabilmek, O’nun emirlerine uyduğunu gösterebilmek, bütün kirlilik ve necasetlerden uzak olabilmek, vücut kırgınlığını giderip zindelik kazanabilmek ve Allah’ın karşısına çıkarken gerekli kalp temizliğine sahip olabilmek için abdest almak insanlara farz kılınmıştır.” Yüz, kollar, baş ve ayakların abdest için seçilmesinin sebebi şu ki: Kul Allah’ın huzuruna çıktığında abdest için seçilen uzuvlarını kullanır. Yüzünü secde için yere koyup Allah’a karşı huşu gösteriyor. Kollarını yukarı kaldırıp Allah’a dua ediyor ve arzularını O’na sunuyor. Rukü ve secdelerinde başını kullanıyor. Ayalarını ise oturup kalkmak için kullanıyor. Hz Rasulullah Saa şöyle buyurmuştur “Kıyamet gününde Allah diğer ümmetler içerisinden, benim ümmetimi aldıkları abdest sonucu parlak yüzlü olarak mahşere getirecektir.” İmam Rıza as abdestin hikmeti hakkında şöyle buyurmuştur. “Şu nedenle abdest almayla namaza başlama emri verilmiştir ki; kul mutlak egemenlik sahibi yüce Allah’ın huzurunda durup temiz olsun kirlilik ve pislikten pak olduğu halde Yüce Allah’ın emrini yerine getirsin. İlaveten abdest almak insanda tembellik, halsizlik, uykusuzluğu giderir ve insana Hakk ‘ın huzurunda durmak için gerekli kalp temizliğini kazandırır”. Su temizleyicidir. Tıpkı vahy gibi su bedenin vahy ise ruhun temizliği içindir. ABDEST VE BEDEN SAĞLIĞI Yüce Allah’în emri olan abdestin insan sağlığı üzerinde de bir çok olumlu etkisi vardır ki aşağıda sıraladığımız bu birkaç madde günümüz teknolojisi ve tıp bilgisi ile  henüz tespit edilen bilenlerdir

  14. Tansiyonu düşürür.

  15. Baş ağrısını giderir.

  16. Uyuklamayı giderir

  17. Yorgunluğu giderir Soğuk ile alınan abdest bu faydaları pozitif yönde arttırır. Ancak akciğer, karaciğer hastaları ile ağır ameliyat geçirmiş hastalar, yaşlılar ve ishali olanlar için ılık su kullanılması daha iyidir. Abdest alan abdestli olarak bulunmaya gayret ve devam eden temizliğe gayret etmiş, temizliği alışkanlık haline getirerek kendisini birçok hastalıklara sebebiyet verecek kirlerden korumuş olur. Müslümanların ilki olan insan ve ilk Peygamber Hz. Âdem as ilk abdesti alan ve ilk istiğfar eden kimsedir. Bu Arafat olarak bilinen Mekke’deki bölgede bulanan Rahmet Tepesi’ ilk abdestin alındığı yerdir. Her abdest bir tövbedir. Abdestte dökülen manevi kirlerdir. Cebrail as Hz Peygamber’e saa ilk kez geldiğinde Alak süresini okumadan Rasulullah saa abdest almıştır. İmam Ali as Muhammed b.Ebubekr i Mısır’a vali olarak atadığında Ona hitaben yazdığı ahitnamesinde şöyle buyurmuştur; “Abdestine dikkat et, zira abdest namazın kemalindendir. Üç defa ağzına üç defa burnuna su al. Sonra yüzünü sonra sağ elini ve sonra sol dirseklerinden parmak ucana kadar yıka. Sonra da başını ve ayaklarını mesh et. Çünkü ben Allah’ın Rasulü’nün saa böyle abdest aldığını gördüm ve bil ki abdest, imanın yarısıdır.” Biharul Envar c. s.366 İmam Zeynel Abidin as şöyle buyurmaktadır “Abdest nurdur, Günahlardan temizlenmektir. Namazın ilk adımıdır.” İmam as her zaman abdestli olurdu. Rivayet edilir ki abdest almak istediği zaman yüzünün rengi sararırdı. Kendisine sebebini soranlara şu cevabı verirdir. “Kimin huzuruna çıktığımı biliyor musunuz?” Hz Rasulullah saa şöyle buyurmuştur. “Sık sık abdest al ki, Allah ömrünü uzatsın” Emameli Müfid s.60 Hz Rasulullah saa şöyle buyurmuştur. “ Öfke şeytandan, şeytan ise ateşten yaratılmıştır ve ateş su ile söndürülür. Dolayısıyla sizden her kim öfkelenirse abdest alsın” İmam Cafer-i Sadık as şöyle buyurmuştur; “Ne zaman sizden birinize dünyadan gam ve keder dokunsa, abdest almasına, secdegahına yönelmesine ve iki rekât namaz kılarak dua etmesine ne engel olmaktadır? Meğer Allah’ın böyle buyurduğunu duymadın mı?  Sabır ve namaz ile Allah’tan yardım dileyin.”  Tefsirül Eyaşi c.1  s.43 h39 İmam Cafer-i Sadık as şöyle buyurmuştur; “Ard arda abdest almak nur üstüne nurdur.” Vesailuş Şia c.1 s.377 İmam Ali as şöyle buyurmuştur; “Ard arda abdest almak iki abdest arasındaki günahlara kefaret olur.” Men La Yahduruhu’l Fakih c.1 s50 İmam Cafer-i Sadık as şöyle buyurmuştur; “Her kim abdestli olarak yatağına yatarsa, yatağı ona mescit olur. Eğer abdesti olmadığını hatırlarsa her ne olursa olsun örtüsüne teyemmüm etsin. Eğer böyle yaparsa, her an namaz ve zikir ahalindeymiş gibi olur.” Tezhibul Ahkam c.2 s. 116 Hz Rasulullah saa şöyle buyurmuştur. “Yemekten önce abdest almak yoksulluğu, sonrasında alınan abdest ise vesveseyi giderir ve göze ışık verir.” Nechül Fesahet  s.797 Çatlamış toprağın suya hasreti gibidir abdest, abdest azalarımız ona hasret çölde bir kuşun suya özlemi gibi vücut ikliminde abdeste özlem duyar. Yüzümüz, kollarımız, başımız ve ayaklarımız yarın ahirette abdest azalarından tanınası insan mahrum bırakmak istemez o nurdan o kurtuluştan kendini. O gün görevini en iyi yapabilmek için hasreti feryada dönüşür. Her geçen gün ne mutlu bu hasreti hissedip suya koşarak bu feryadı dindirenlere… Efendimiz saa  “Erihna Ya Bilal! Bizi ferahlat, Ya Bilal.” Buyurduğunda Bilal ezan okumaya davranırken ferahlığın ve arınmanın ilk habercisidir abdest. İnsanı namaza hazırlayan bedeni bir uyanıştır. O’na yönelirken temsili bir temizlik, yola koyulurken alınacak ilk azık, yağmurdan önce esen serin yayla rüzgârı, rahmet yağmurundan sonra kalan toprak kokusu, abdest azalarıyla buluştuğu zaman su insanı aslına dönüştürür. Tıpkı toprak ile buluşması gibi gül bahçesine girmek için atılan ilk adımdır. Gül kokusuyla birlikte tüm baharları sunar ona ve insanın en verimli çağı başlar. Yüzünden nurlar saçılırken gönlünden susuzluğa rahmet kapıları açılır. Yüce Allah, Rasulü  saa ve O’nun pak Ehlibeyti as  temiz insanları sever bu sevgiye layık olmak için bir mümin her zaman bedeni ve manevi temizliğine özen göstermelidir. Yüce Allah bizleri ve neslimizi tevbe eden, temizlenenlerden ve namazı dosdoğru kılanlardan eylesin. İmam Muhammed Bakır as şöyle buyurmuştur “Abdest gerçekte Allah’ın, kimin itaat ettiğini ve kiminde kendisine isyan ettiğini bilmesi için belirlediği İlahi sınırlardan biridir.”   İlelüş-Şerayi 279/1 Hz Muhammed saa şöyle buyurmuştur “Aziz ve Celil olan Allah kıyamet günü abdest sebebiyle güzel yüzler ve beyaz el ve ayaklarla haşreder.”   El Bihar 80/237/11 İmam Cafer Sadık as şöyle buyurmuştur. “Kim abdestini bozmaksızın abdestini yenilerse, Allah da istiğfarda bulunmaksızın onun tövbesini yeniler.”   Vesailuş Şia  1/264/7 Hz Muhammed saa şöyle buyurmuştur. Çok abdestli ol ki, Allah ömrünü uzun kılsın. Eğer gece gündüz abdestli olabilirsen bu işi yap zira abdest halinde ölecek olurs şehit olursun.” Şeyh Müfid  Emali 60.5 FATMA ALTINBAŞ

0 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

ET-TAHİR