ÜÇ AŞAMADA TEŞEKKÜR

ÜÇ AŞAMADA TEŞEKKÜR

Teşekkür kelimesi şükürden türeyen bir kelime olarak keşf etmek, ortaya çıkarmak anlamına gelmektedir. Bunun tersi ise unutmak, onu gizlemek demektir. Yani kendisine nimet ve iyilikte bulunanı ortaya çıkarmak, bunu unutmamak, gizlememektir. Üç aşamada şükür dolayısıyla teşekkür olur. Birincisi teyid etmek, onaylamak, tasdik etmek anlamındadır. Yaratılmışlara en büyük iyiliği veren, nimetleri ile donatan, ikramlarda bulunan yaratanı yüce Allah’tır. Yüce Allah’ı tanımak, tasdik etmek, kabullenmek insanın yüreğindeki minnettarlığının bir göstergesidir. İç dünyasında Rabb’ine karşı hep kendini borçlu hisseder. Ve O’nun büyüklüğünü tasdik ve dolayısıyla O’nu tanımayı ister. İşte bu, bireyde oluşan şükrün ilk aşamasıdır. Çünkü nimet vereni, kendine lütfedeni artık tanıyordur, biliyordur. İmam Cafer Sadık (sa) bu konuda şöyle buyurmaktadır.

“ Şükrün en düşük derecesi insanın elindeki nimetin Allah’tan olduğunu bilmesidir. Bu şükür, şükür derecelerinin birinci basamağı olan kalpten şükretmektir.”  Kalbi Rabb’ine karşı minnettarlığa geçen birisi artık imanın ilk basamağına adım atmıştır. İkinci aşamada şükür ise gereğini yapmaktır. Örneğin tıp fakültesini bitiren birisinden mimarlık projesi beklenilemez. Ya da midenin görevini akciğerlerin yapmasını düşünülemez. Ya da bir kadın yerine bir erkeğin dünyaya çocuk getirmesi ümit edilemez. Verilen tüm bu örneklerde olduğu gibi kişide oluşan doğru kavrama, doğru algılama ve doğru davranış şükrün, tezat düşünceler, çarpık duygular veya olumsuz davranışlar ise şükre karşı durmanın göstergeleridir. Rabb kime ne hak, ne sorumluluk, ne misyon vermiş ise o beklenilmelidir, istenilmelidir, ümit edilmelidir.  İşte yerde ve göklerde her ne varsa onu yaratılış amacına göre düşünmek ve bilmek gerekmektedir. Bakara süresinde geçen “ Âdem’e isimleri öğretti” ayetinde ifade edilen anlamların bir hikmeti de budur. Her şeyin hangi amaçla yaratıldığıdır. O halde bu gün bu kavramlar kendi ifadesini veya anlamını korumakta mıdır? İşte İslam her lafzın anlamını ve doğru tevilini anlatmak için gelmiştir. Yani hayatta her ne varsa onun ilahî ruhunu tanıtır. Dağ, taş, bitki, su, çocuk, hayvan, kulluk, iman, hayat, ölüm, ticaret, eş, iş, ev, binek, yıldız, dünya… Tüm kavramların altını doğru tanımıyla doldurur. Böylece her varlığın, her hadisenin, her olgunun sebebini ve varmak istediği hedefini gösterir. İşte yaratılmış her varlığı gereği  gibi kullanmak şükrün ikinci aşamasıdır. Gözler niçin, nerelerde, nasıl kullanılmalıdır? İnsan niçin, nasıl evlenmelidir? Çocuk nasıl, niçin yönlendirilip yetiştirilmelidir? Eller niçin, nasıl kullanılmalıdır?...  Tüm soruları insanoğlunun hayatını kuşatan her varlık için düşünmelidir. O zaman insan her varlığın kullanımını, hem de doğru kullanımını bilir ve gereğini yapar. İşte bu aşamada sorumluluk oluşur. Çünkü hayatının her anında dönüp Rabb’inden şu sorunun cevabını almak isteyecektir.

“ Ya Rabbi bunu nasıl kullanmalıyım?” Ve Rabb’inin tarifleri vahiy ve Risalet yoluyla kendisine ulaşır. Tarif önemlidir. Tarif tahrif edilirse şükür inkara dönüşür.  İşte gereğini yapmak ikinci aşamada bir şükürdür. Böylelikle insan fıtrata ve yaratılışa uygun davranacaktır. Rabbi de ondan razı olacaktır. Çünkü Rabb’ine tezat davranmamıştır.

Lokman süresi /12 “Andolsun ki biz, Lokman'a "Allah'a şükret!" diye hikmet verdik. Kim şükrederse kendi iyiliğine eder. Kim de nankörlük ederse, şüphesiz ki Allah, hiçbir şeye muhtaç değildir, daima övülmeye layıktır.” Üçüncü aşamada şükrün en üst aşamasıdır. Çünkü kendi davranışlarının üstünde, ötesinde bir davranış sergiler. Şükrünü bireysellikten toplumsallaşmaya taşır. Örneğin insanın namazı kabullenmesi birinci aşamadır. İkinci aşama namazını kılmasıdır. Üçüncü aşama başkalarına da tavsiye etmesi, namazların kılınması için onlara yardımcı olmasıdır. Ticaretinin helal kazanılmasını onaylar. İkinci aşama helal kazanç için mücadele eder. Üçüncü aşama helal kazancından infak eder. İlmin önemli olduğunu anlar. Bu şükrün birinci aşamasıdır.  İkinci aşama ilmi öğrenir. Üçüncü aşama ilmi öğretir…  İşte insanın hamdını katlaması şükrünün kapsamını da genişletir. Bu aşama da şükrün son ve zirve safhasıdır.

Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle. 1- Asra yemin olsun ki,  2- İnsan mutlaka ziyandadır.  3- Ancak iman edenler, salih amel (iyi işler) işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye eden ve sabrı tavsiye edenler bunun dışındadır.

ASR SÜRESİ

0 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

TARKAN, GEÇÇEK VE GELECEK Sosyal medya da gündeme oturan Tarkan’ın “geççek” klibini merak ettim, ben de izledim. Evet başarılı bir klip olmuş. Tarkan’ın hakkını iyi vermek gerek. Güzel sunmuş. Ancak b

MİRAÇ VE HİBETULLAH Zer âleminde Resulullah’ın (saa) tüm insanlar ve seçkinler arasında en seçilmiş kişi olduğunu biliyoruz. O gün sorulan tüm sorulara Resulullah(saa), tüm insanlar arasında en hızlı