GÖZLERİMDE GADİR HUM

33_Kurani_Kerim

Sıcak bir yaz günü ilk defa hacca gidiyordum. Birçok farklı bölgeden çok sayıda Müslüman bir araya toplanmıştı. Allah resulü hiçbirimize ayrım gözetmeksizin hac amellerini uygulamayı emrediyordu. Burada daha iyi anlıyordum ki Allah katında bütün insanlar eşitti. Zengin de fakir de, Arap olanda olmayanda, genç de yaşlı da hepsi aynı kıyafeti giymiş, tek, eşi ve benzeri olmayan Allah’a aynı ibadetleri sunuyordu. Bu manzara karşısında o kadar çok duygulanmış ve mutlu olmuştum ki anlatamam. Yüce Allah’ın kulları arasında hiçbir ayrım gözetmediğini bilmek ve onun huzurunda yalnızca takvanın ayrıcalık sebebi olduğunu bilmek defalarca gözyaşıyla hamd etmeme sebep oluyordu.

Yaratılmış ilk insandan bu yana bütün inananların Allah’a ibadet ettiği bu noktada, yaratılmışların en hayırlısı olan Hz. Muhammed’le birlikte ibadet ediyordum. Bu dünyada bana daha büyük bir nimet verildiğini düşünmüyorum. Haccımızı yaptık öğlen vakti yaklaşıyordu, herkes ihramdan yeni çıkmıştı, tam herkesin birbirinden ayrılacağı çok önemli noktada peygamberimiz durmamızı istedi. Arkadakiler bize yetişti ve namaz vakti girdi. Bizde namaza hazırlanıyorduk. Hava o kadar sıcaktı ki ayaklarımızı korumak için üstlerimizdeki abaları ayaklarımızın altlarına sermiştik. Bir ağacın üzerine bez parçası çekerek peygamberimize gölgelik hazırladık. Namazımızı kıldık, yanımızda getirdiğimiz çadırlara yerleşmeyi planlıyorduk fakat peygamberimiz onun konuşmasını dinlememizi ve önemli mesajlarını duymamızı istediği için bekletti.

Peygamberin her halinden çok önemli bir konudan bahsedeceği belliydi. Onun yüzündeki tedirginlik beni de tedirgin ediyordu.

Büyük bir sabırsızlıkla canımdan çok sevdiğim peygamberimin konuşmasını bekliyordum.
Bu sırada genç bir delikanlı olan, peygamberin kardeşim dediği ve her fırsatta da bize kendisini sevmemizi emrettiği benim de kendisine karşı tarif edemediğim farklı bir muhabbet beslediğim Ali’de hemen yanı başında duruyordu.
ve derken Habibullah o kalbimi okşayan sesiyle konuşmaya başladı.
Ne de güzel hamd ediyordu “ O, gökleri yaratan, yıldızları gökyüzüne yayan, yer ve gök âleminin mutlak hâkimidir, münezzehtir, mukaddestir. Meleklerin ve Ruh’un Rabbidir. Bütün canlıları yaratmış ve ihata etmiştir. Yarattıklarına nimetleriyle lütufta bulunmuştur. Her şeyi görür; gönül gözü dışında hiçbir göz O’nu göremez.”, o Allah’a hamd ederken bende bu yüce insanı yol gösterici bir öğretmen olarak bize gönderdiği için ham ediyordum.

Bu yaşıma kadar bir ona bir de kardeşi Ali’ye karşı duyduğum muhabbeti hiç kimseye karşı hissetmedim.

Ali ve Fatıma ile aile aynı sokakta oturuyor olmak, onlara komşu olmak da benim için şeref ve mutluluktu Ali’nin Allah’a olan imanının hepimizinkinden çok farklı olduğuna en yakından şahit olanlardan biriyim. 

Ben bunları düşünürken peygamberimizin Allah tarafından bir uyarı aldığını duydum ve irkildim. Peygamber kendisine gelen o ayeti okudu “Ey elçi rabbinden sana indirileni ulaştır; eğer bu tebliği ifa etmezsem O’nun elçiliğini yapmamış olursun. Allah seni insanlardan korur.”

Meğer kendisinden sonra insanlığa yön verecek, insanları hidayete çağıracak olan Allah tarafından tayin edilmiş halifesini duyuracakmış Allah Resulü.

Resulullah’ın dudaklarının arasından Ali’nin adını duyduğumda yaşadığım mutluluğu daha önce hiç yaşamamıştım. Söylemiştim ya o hepimizden çok farklıydı. Peygamberimiz Ali’nin elini havaya kaldırıp; “Ben kimin mevlası isem Ali de onun mevlasıdır” diye haykırdığında kalabalığı yarıp koşa koşa gidip Ali’yi ve Allah resulünü tebrik etmemek için kendimi zor tuttum. Bir yandan gözlerimden yaşlar boşalırken bir yandan da Yüce Allah’ın peygamberden sonra bizi kendi halimize bırakmayacağı için hamd ediyordum. İşte şimdi anlamıştım yıllardır Ali’ye karşı beslediğim o derin muhabbetin sebebini. O Allah’ın yeryüzündeki halifesiymiş ve onun sevgisi imandanmış.

Evet, ben bunun mutluluğunu yaşarken Allah resulünün yüzündeki ifadenin değiştiğini fark ettim. Bu haberi duyurmaktan muaf tutulmasını istemiş. Şaşırmıştım, sevincim boğazımda düğümlenmişti sanki. Peygamberimi tedirgin eden sebep neydi acaba? Meğer ne çok üzmüşler peygamberimi. Peygambere lakap tatmaktan tut da arkasından iş çevirmeye kadar neler neler yapmışlar. Peygamberimin endişesi de bu yüzdenmiş, münafıkların çokluğundan dolayı istememiş.

Peygamberimiz dakikalarca bize kendisinden sonra dinin koruyucularından, yeryüzünün hüccetlerinden bahsetti. 12 imamı tek tek tanıtarak kendisinden sonra yanlış insanların arkasından gitmememizi, dini yalnızca bu seçilmiş insanlardan öğrenmemizi emretti. Hem çok mutluydum hem de çok üzgün, neden ısrarla peygamber 12 imamı vurgulayıp duruyordu? Yoksa o hayattayken yüzüne gülüp arkasından iş çevirenler ölümünden sonra da mı aynı şeyi yapacaklardı?  Öyleyse bizlerin de çok dikkatli olması gerekiyordu. 

Evet, şimdi anlıyorum Allah resulünün neden bu kadar tedirgin olduğunu. Daha vefatının üzerinden birkaç gün geçmeden peygamberin o gün söyledikleri unutulmuştu bile. Yüce Allah’ın peygambere tayin ettiği halife yerine kendi seçtikleri sıradan bir insanı getirmelerini hayretler içerisinde seyrediyordum. Ama çoğunluğun sessiz kalmasından dolayı biz bir avuç insanın itirazı hiçbir işe yaramıyordu.

Daha neler neler yaşadık, peygamberin ehli beytine neler yaşatıldı anlatsam yürekleriniz dayanmaz, kalbiniz param parça olur. Bir taraftan peygamberin değerli kızı, ümmetin incisi Hz. Fatıma’ya yapılan haksızlıklara şahit oluyor, bir taraftan da hakkı elinden alınan Ali’nin nasıl yalnızlaştırıldığını yüreğim sızlayarak şahit oluyordum.

Canım sana feda olsun ey Allah’ın itaatini bize farz kıldığı canımdan değerli imamım! 

Ben tarafımı daha Gadir Hum günü seçmiştim. Peygamberimin söylediklerini taşa kazır gibi aklıma ve kalbime kazımıştım. Daha o gün peygamberden sonra yanlış yollara sapmamak, kişilerin uydurduğu dinlerin ardından gitmemek, yalnızca Allah’ın dinini yaşamak için Ali’nin peşinden gideceğime dair peygamberime söz vermiştim. Bu gün de her türlü baskıya, zorluğa ve yıldırma çabalarına rağmen İmam Ali’nin ve ondan sonra gelecek olan 11 evladının kaç tanesine ömrüm yeterse yetsin itaat edeceğim.

MASUME ZEHRA ADIGÜZEL

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Bir Cevap Yazın

Mail adresiniz 3. şahıslarla paylaşılmayacaktır. * işaretli alanların doldurulması zorunldur.

Yorum yaparken aşağıdaki HTML taglarını kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>