ZEHİRLİ KOYUN KOLUNUN HZ. PEYGAMBER İLE KONUŞMASI

Resim---Kopya

ZEHİRLİ KOYUN KOLUNUN HZ. PEYGAMBER İLE KONUŞMASI

Zehirli koyun kolunun Allah’ın Elçisi ile konuşması olayı şöyle olmuştur.

Hz. Peygamber Hayber Kalesinin Fethinden sonra Medine’ye geri dönmüşlerdi. İman ettiğini söyleyen Yahudi bir kadın Hz. Peygamber’in yanına geldi ve gelirken de O’na kızarmış bir koyun kolu getirmişti. Getirdiği kızarmış koyun kolunu Hz. Peygamber’in önüne koyunca Hz. Peygamber şöyle dedi.

“Getirdiğin şey nedir?”

Kadın şöyle dedi: “Ey Allah’ın elçisi, babam ve anam size feda olsun. Hayber’e hareket ettiğinizde karşınızda çok güçlü Yahudiler vardı ve bu sebepten dolayı sizin için endişelenmiştim. Bir kuzum vardı ve ben onu çocuklarım gibi seviyordum, sizin de kızarmış eti çok sevdiğinizi biliyordum, bu yüzden onu size adak yaptım ve şöyle dedim. “ Allah’ın elçisi bu tehlikeden zarar görmeden geri geldiği zaman kuzuyu kesip kızartıp Peygamber’e götüreceğim.” Yahudilerin tehlikesinden kurtulup ve canınıza zarar gelmeden Medine’ye geri döndüğünüzü görünce adağımı kesip ve onun sağ kolunu kızartıp size getirdim.

Yahudi kadın Hz. Peygamberin huzuruna gelip bunları söylediği zaman İmam Ali(as) ve Berae oğlu Ma’rur da Hz. Peygamber’in huzurunda idiler.

İmam, Berae’ye şöyle buyurdu: “Ey Berae! Peygamber’den önce yemeye başlama.”

Berae şöyle dedi:” Hz. Peygamber cimri değildir.”

İmam şöyle buyurdu: “ Ben Allah’ın elçisinin cimri olduğunu söylüyor değilim, Allah’ın elçisi öylesine büyük vakar ve azamete sahiptir ki ne benim, ne senin, ne de Allah’ın yarattıklarından hiçbir kimsenin konuşmada, bir şeyi yapmada, yemede ve içmede O’nun önüne geçme ve Ondan önce yapma hakkına sahip değildir.”

Berae (görgü kurallarına aşina değildi) şöyle dedi:” Ben Allah’ın elçisinin cimri olduğunu düşünmüyorum.”

İmam: “Bunları senin için söylemedim, bu eti Yahudi bir kadın getirmiştir ve biz ette ne olduğunu bilmiyoruz. Allah’ın elçisine sormamız gerekir ve eğer Peygamberin izni ile yiyecek olursan Peygamber senin sağlığına garanti olacaktır, ama O’ndan izinsiz yiyecek olursan ve sonrada başına bir şey gelecek olursa bunun sorumlusu senin kendinsin.”

İmam Ali (as) daha sonra şöyle buyurdu: “Allah’ın elçisi yemek için etten lokma kopardılar ama Berae ondan önce davranıp lokma kopardı ve ağzına koydu. Allah’ın elçisi lokmayı ağzına koyacağı sırada kızarmış et Allah’ın kudretiyle konuşmaya başladı ve şöyle dedi:” Ey Allah’ın elçisi beni yeme, ben zehirliyim. ” Ama Berae kopardığı lokmayı yuttuğu için zehirlenmişti, yere düştü can verdi.”

Allah’ın elçisi (Allah’ın selamı ona ve Ehl-i Beyt’ine olsun) Yahudi kadını getirmelerini buyurdu, kadın getirildiği zaman ona bunu neden yaptığını sordu ve kadın şöyle dedi.” Sen bana zulmettin babamı, amcamı, kocamı, kardeşimi, oğlumu öldürdün. Kendi kendime dedim ki eğer o bir padişahsa ondan intikam alayım. Yok, eğer o söylediği gibi bir peygamberse ki peygamber olduğu için düşmanlarını alt edip Mekke’yi fetih etiğini söylemektedir, o zaman da Allah senin bu zehirli yemekten yemene izin vermez.”

Hz. Peygamber şöyle buyurdu: “Sen doğru söylüyorsun. Berae’nin ölmesine gelince: Allah onu imtihan etti, Allah’ın elçisinin önüne geçmemesi ve ondan izin almadan bir şey yapmaması gerekirdi. İzin almadan yediği için zehirlendi ve öldü, eğer Allah’ın elçisinden izin aldıktan sonra yiyecek olsa idi ne zehirlenecekti, nede ölecekti.

Şu kişileri çağırın bana gelsinler. (Aralarında İmam Ali, Selman, Ebuzer, Miktad, Ammar ve Bilal’in olduğu on kişi) çağırılan ashap geldiği zaman onlara şöyle buyurdu: “Şimdi bu yemeğin etrafında halka oluşturarak oturun.” Onların halka oluşturarak oturmasından sonra mübarek nefesini yemeğe üfledi ve şöyle dedi: “Rahman ve Rahim olan Allah’ın adı ile. Kâfi olan Allah’ın adı ile. Şafi olan Allah’ın adı ile. Muafi olan Allah’ın adı ile ve yerlerde ve göklerde adını anan hiç kimsenin zarar görmediği Allah’ın adı ile. O işiten ve bilendir. Şimdi bu kızarmış etten yiyin.”

Yemeğin başında halka oluşturup oturan on kişi Hz. Peygamber ile birlikte o kızarmış ve zehirli etten yediler, doydular ve üstüne su içtikten sonra peygamber kadının Yahudi kadının hapse koyulmasını ve aradan bir gün geçtikten sonra da huzuruna getirilmesini buyurdu. Yahudi kadın getirildiği zaman ona şöyle buyurdu: “bu zehirli etten burada bulunanların hepsinin yediğini ve Allah’ın Peygamber’ini ve Peygamber’in ashabını zehirden koruduğunu görüyor musun?”

 Yahudi kadın şöyle dedi: “Ey Allah’ın elçisi! ben şimdiye kadar senin Peygamberliğine şüphe ile bakıyordum, ama bugün senin Allah’ın hak Peygamberi olduğuna iman ediyorum ve şehadet ediyorum ki, Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur ve sende onun hak Peygamberisin.”

Kadın Müslüman oldu ve iyi bir Müslüman olarak yaşadı.

İmam Zeynel Abidin (as) şöyle buyurdu: “Babam İmam Ali’den ve O’da Allah’ın elçisinden şöyle naklettiğini buyurdu: “Berae’nin cenazesini salat kılınması için Allah’ın elçisinin olduğu yere getirildiği zaman Hz. Peygamber şöyle buyurdu. “Ebu Talip oğlu Ali nerededir.” Ey Allah’ın Elçisi! Ali şahsi bir iş için Küba’ya gitmiştir.” Dedikleri zaman peygamber oturdu ve Berae için cenaze salatı kılmadı.

 Şöyle dediler: “Ey Allah’ın elçisi neden cenaze salatını kılmıyorsunuz?”

Şöyle buyurdu: “Ulu ve Yüce Allah bana, Berae’nin benim huzurumda söylediklerinden dolayı Ali gelip kendisine af dilemesine kadar salatı bekletmemi vahiy etmiştir. Allah Berae’nin zehirle ölmesini, yapmış olduğu o hatanın kefareti karar kılmıştır.”

Peygamberin bu sözlerinin üzerine Berae ve İmam Ali’nin konuşmalarına şahit olan bir kişi şöyle dedi:

“Ey Allah’ın elçisi! Berae, Ali ile şakalaşıyordu, ciddi değildi. Allah onu neden böyle bir ceza ile cezalandırdı?”

Allah’ın elçisi şöyle buyurdu: “ Eğer Berae söylediklerinde ciddi olsaydı Allah, onun işlemiş olduğu bütün amellerini yok sayardı ve eğer yerle gök arasını dolduracak kadar altın ve gümüş Allah’ın yolunda sadaka verecek olsaydı dahi onu bağışlamazdı. Ama şaka ettiği için bağışlanma yolu açıktır. Allah’ın elçisi sizin şunu bilmenizi istiyor: “ Ali’nin ondan kırgın olduğunu asla düşünmeyin, Allah’ın elçisi, Ali’nin, sizin önünüzde onu affettiğini tekrar söylemesini ve Allah’tan kendine af dileyerek rahmetiyle kendisine cennetinde dereceler vermesini dilemesini istemektedir.”

Çok geçmeden İmam Ali geldi ve cenazenin karşısına geçip şöyle dedi: “Ey Berae! Allah sana rahmet etsin, sen salatını kılan, orucunu tutan birisi idin ve Allah yolunda can verdin.”

İmam Ali’nin duasından sonra Allah’ın elçisi şöyle buyurdu: “Eğer ölenlerin içinde Allah’ın elçisinin salâtına ihtiyaç duymayacak biri olsaydı o, Ali’nin bu duasına mazhar olan Berae olurdu.”

Allah’ın elçisi Berae’ye salatı eda ettikten sonra defin edildi ve definin ardından Hz. Peygamber Berae’nin yas yerine geldi ve şöyle buyurdu: “Berae’nin arkadaşları! Sizlere başsağlığı diliyorum. Arkadaşınız Berae için dünyadan yedinci göğün arasında perdeler açılmış ve bu perdelerin her biriside Kürsü’ye ve arşın sağ tarafına bağlıdır. Berae’nin ruhu bu perdelerden yükselmiş cennete girmiş ve cennete girdiği zaman cennetin memurları ve hurileri kendisini karşılamış ve ona şöyle demişlerdir.     “Ey Berae’nin ruhu! Ne de mutlusun sen. Allah’ın elçisi, Ali’nin sana dua edip mağfiret dilemesi için o gelinceye kadar cenazene salât kılmayıp beklemiştir.”

Arşı taşıyanlar ise ona şöyle dediler: “Ulu ve Yüce Allah şöyle buyurdu: “Ey benim yolumda canını veren kulum! Eğer sen, çöldeki kumların adedi, yağan yağmur damlalarının, ağaçlardaki yaprakların, hayvanlardaki tüylerin ve onların nefeslerinin sayısı kadar günahla gelmiş olsaydın dahi, Ali’nin duasından sonra seni kesinlikle bağışlayıp affederdim.”

Ey Allah’ın kulları! Ali’nin size dua etmesi için çalışın ve onun sizin aleyhinizde dua etmesine neden olacak işlerden uzak durun. Ali kimin aleyhinde dua edecek olsa, o kişi bütün yaratılmışların en güzel amellerine sahip olsa dahi kesinlikle helak olur. Yine eğer Ali’nin kendisine dua ettiği kimse bütün yaratılmışların günahlarına sahip olsa dahi kurtulup saadete erenlerden olacaktır.”

İMAM HASAN ASKERİ’NİN TEFSİRİ KİTABINDAN ALINTI.

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Bir Cevap Yazın

Mail adresiniz 3. şahıslarla paylaşılmayacaktır. * işaretli alanların doldurulması zorunldur.

Yorum yaparken aşağıdaki HTML taglarını kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>