YERİN VE GÖKLERİN BİZE SEBEP DEĞİŞİMİ

DRxTvdIE

YERİN VE GÖKLERİN BİZE SEBEP DEĞİŞİMİ

Her varlık bir düzen ve denge üzerine yaratılmıştır. Hem hedefini bilir, hem de tekâmül yolunu… Bir güneşin kendi yörüngesinde dönmesi, bir ağacın mevsiminde dirilmesi, bir bebeğin zamanı gelince dişini çıkarması gibi.

Yüce Allah her varlığın kendi tekâmülünde varacağı nihai hedefini göstermiştir. Her varlığın nihai hedefi ise yaratılış amacı olan “Yaratıcısının Rızası” dır.

Taha suresi/50 “Dedi ki: “Bizim Rabbimiz, her şeye yaratılışını veren, sonra da hidayet edendir.”

Tüm varlıklar bu hedeflerine sarıldılar ve yollarına dikkat ettiler.

Ancak insan denen varlık burada zaaf gösterdi. Zaman zaman hedeflerini de unuttular, yollarından da saptılar.

Yüce Allah’ın tüm lütuflarını suiistimal ettiler. Böyle olunca sadece kendilerini ifsat etmediler. Kendilerini kuşatan çevresindeki varlıkları da ifsada boğdular. Örneğin şu iki adamın misali;

Kehf süresi 32. “Onlara, şu iki adamı misal olarak anlat: Bunlardan birine iki üzüm bağı vermiş, her ikisinin de etrafını hurmalarla donatmış, aralarında da ekinler bitirmiştik.

33. İki bağın ikisi de yemişlerini vermiş, hiçbirini eksik bırakmamıştı. İkisinin arasından bir de ırmak fışkırtmıştık.

34. Bu adamın başka geliri de vardı. Bu yüzden arkadaşıyla konuşurken ona şöyle dedi: “Ben, servetçe senden daha zenginim; insan sayısı bakımından da senden daha güçlüyüm.”

35. (Böyle gurur ve kibirle) kendisine zulmederek bağına girdi. Şöyle dedi: “Bunun, hiçbir zaman yok olacağını sanmam.”

36. “Kıyametin kopacağını da sanmıyorum. Şayet Rabbimin huzuruna götürülürsem, hiç şüphem yok ki, (orada) bundan daha hayırlı bir akıbet bulurum.”

37. Karşılıklı konuşan arkadaşı ona hitaben: “Sen, dedi, seni topraktan, sonra nutfeden (spermadan) yaratan, daha sonra seni bir adam biçimine sokan Allah’ı inkâr mı ettin?”

38. “Fakat O Allah benim Rabbimdir ve ben Rabbime hiçbir şeyi ortak koşmam.”

39. “Bağına girdiğinde: Mâşâallah! Kuvvet yalnız Allah’ındır, deseydin ya! Eğer malca ve evlâtça beni kendinden güçsüz görüyorsan (şunu bil ki):”

40. “Belki Rabbim bana, senin bağından daha iyisini verir; senin bağına ise gökten yıldırımlar gönderir de bağ kupkuru bir toprak haline gelir.”

41. “Yahut bağının suyu dibe çekilir de bir daha onu arayıp bulamazsın.”

42. Derken onun serveti kuşatılıp yok edildi. Böylece, bağı uğruna yaptığı masraflardan ötürü ellerini oğuşturup kaldı. Bağın çardakları yere çökmüştü. “Ah, diyordu, keşke ben Rabbime hiçbir ortak koşmamış olsaydım!

43. Kendisine Allah’tan başka yardım edecek destekçileri olmadığı gibi kendi kendini de kurtaracak güçte değildi.

44. İşte burada yardım ve dostluk, Hak olan Allah’a mahsustur. Mükâfatı en iyi olan O, en güzel âkıbeti veren yine O’dur.”

İnsanların yaptığı ifsad tek boyutlu değildi. Rabb’imizin istediği düzeni insan kendi iradesiyle bir bozunca her şey arka arkaya zincirleme bir kaza gibi gelişiverdi. Ve toplum kendini negatif yöne doğru değiştirdi. Kendini negatif yönde değiştirince de üzerindeki ilahi nimetler de değişmeye başladı.

Enfal suresi/ 53 “53 – Bu, Allah’ın bir kavme verdiği nimeti, onlar kendilerini değiştirmedikçe değiştirmemesinden dolayıdır. Gerçekten de Allah hakkiyle işiten, her şeyi bilendir.”

İnsanoğlu bu ifsadına rağmen üzerindeki nimetlerin değişmesini bir türlü anlayamadı. Sebepleri hep başka şeylere bağladı. Oysaki sebep sadece kendi ellerinin yaptıklarıydı.

Bakara suresi/ 205 – “İş başına geçti mi yeryüzünde bozgunculuk çıkarmak, ekini ve nesli helak etmek için koşar. Allah ise bozgunculuğu sevmez.

206 – Ona: “Allah’tan kork!” dendiği zaman da kendisini onuru (gururu) günah işlemeye sevkeder. Cehennem de onun hakkından gelir. O ne kötü bir yataktır!

207 – Yine insanlardan kimi de vardır ki, Allah’ın rızasına ermek için kendini feda eder. Allah ise kullarına çok merhametlidir.

208 – Ey iman edenler! Hepiniz barış ve selamete girin de şeytanın adımlarına uymayın. Çünkü o sizin aranızı açan belli bir düşmandır.

209 – Size bunca deliller geldikten sonra yine kayarsanız, iyi bilin ki, Allah çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

210 – Onlar sadece gözetiyorlar ki, Allah, buluttan gölgelikler içinde meleklerle birlikte geliversin de iş bitiriliversin. Hâlbuki bütün işler Allah’a döndürülüp götürülür.

211 – İsrail oğullarına sor: Biz onlara ne kadar açık âyetler vermiştik. Fakat Allah’ın nimetini her kim kendisine geldikten sonra değiştirirse, şüphe yok ki, Allah’ın azabı çok şiddetlidir.”

Tüm bu ayetlerin yanı sıra peygamber ve vasilerden gelen uyarıları da dinlemediler.

Peygamber Efendimiz s.a.a şöyle buyurmuştur:

               Benden sonra zina çoğaldığı zaman ani ölümler artacaktır. Eksik sattıkları zaman Yüce Allah onların kıtlık yıllarına müptela edecek. Zekâtı yasakladıkları zaman yeryüzü madenler, meyveler ve ziraat ürünlerinden olan bereketlerini yasaklayacak. Hüküm konusunda zulüm ettikleri zaman zulüm ve düşmanlık için yardımlaşma olacaktır. Anlaşmalarını bozdukları zaman Yüce Allah düşmanlarını onlara musallat edecektir. Akrabalık ilişkilerini kestikleri zaman malları şerli kişilerin ellerine düşecektir. İyiliği emretmezler, kötülükten sakındırmazlar ve Ehlibeytimin iyilerini de izlemezlerse; Yüce Allah onlara, onların en şerlilerini musallat edecektir. Sonra iyileri dua edecekler; ancak duaları kabul edilmeyecek.(İlel-uş Şerayi: 584 ve Emali Saduk: 385 ve Meclis:51 ve Tehaful Ukul:56 ve Bihar: 70/369) 

Peygamber Efendimiz s.a.a şöyle buyurmuştur:

               Yüce Allah bir ümmete öfkelense ve onlara hiçbir azap da indirmese, bunların yerine fiyatlar pahalanır. Ömürler kısalır. Ticaretleri karlı olmaz. Meyveleri güzel olmaz. Irmaklarının suyu azalır. Yağmur onlardan gizlenir. En şerlileri onlara musallat olur.( Elmali Saduk: 678 ve Meclis:85 ve Tuheful Ukul: 55 ve Bihar: 23/127)

Peygamber Efendimiz s.a.a şöyle buyurmuştur:

Aranızda beş şey yaygınlaştığı zaman, beş şey görülecektir. Zina yaygınlaştığı zaman depremler ortaya çıkacak. Zekât verilmezse; hayvanlar ölecek. Hâkimler hüküm konusunda zulüm ederlerse; gökyüzü yağmurunu kısacak. Faiz ortaya çıkıp yaygınlaştığı zaman yerin dibine geçme gerçekleşecektir.

Peygamber Efendimiz s.a.a şöyle buyurmuştur:

Ümmetim içinde on özellik ortaya çıktığı zaman, Yüce Allah onları on şeyle cezalandıracaktır.

Şöyle dediler

Ey Allah’ın Rasulü! O on özellik nedir.

Şöyle buyurdu:

Dua etmeyi azalttıkları zaman bela inecek. Hayırları ( borç, hediye, vakıf, sadaka, ,infak vb. gibi şeyleri) terk ettikleri zaman hastalıklar çoğalacak. Zekâta engel oldukları zaman hayvanlar ölecek. Yöneticiler zulüm ettikleri zaman yağmurlar azalacak. Zina çoğaldığı zaman ani ölümler artacak. Faiz çoğaldığı zaman depremler artacak. Allah’ın indirdiğinin aksine hüküm verdikleri zaman düşmanları onlara musallat olacak. Anlaşmalarını yerine getirmedikleri zaman Yüce Allah onları katliamlara müptela edecek. Malı eksik sattıkları zaman Yüce Allah onları kurak yıllara müptela kılacak.

                Sonra şu ayeti okumuştur.

                “İnsanların ellerinin kazanmış oldukları yüzünden denizde ve karada fesat çıkmıştır. Allah onlara yapmış olduklarının bir kısmının karşılığını tattırıyor.”( Rum 41 ve Camiul Ahbar: 509)

Peygamber Efendimiz s.a.a şöyle buyurmuştur:

Ümmetimin, âlimleri güzel elbiseler dışında tanınamayacakları, Kur-an’ı güzel sesi dışında bilmeyecekleri ve Ramazan ayı dışında Allah’a ibadet etmeyecekleri bir zaman gelecektir. Böyle olduğu zaman Yüce Allah onların üzerine bilgisi, merhameti ve bağışlaması olmayan bir yönetici musallat edecektir.

Ümmetin içinde yerin dibine geçme ve taş yağmuruna tutulma olayları gerçekleşecektir.

Şöyle dediler

Ey Allah’ın Resulü! Hangi nedenden dolayı böyle olacaktır?anHahhsödöödödhhh

Şöyle buyurdu

Sarhoş edici içkiler içmekten ve şarkı söyleyen kadınlar edinmekten dolayı böyle olacaktır.

( Camiul Ahbar: s356, Bihar: 22/454 ve Mucem-i Ehadis-i İmam Mehdi 1/228)

İmam Hüseyin (as) katledildiğinde yine gökler kızıla dönmüştü. Neden gökler ağlamıştı ve insanların fesadına gazap ediyorlardı? Çünkü insan Rabb’ine karşı çok büyük bir ihanet içindeydi. Kendisine hidayet yolunu gösteren imamını katlediyordu. Bu yüzden göklerde bu ihanetten dolayı sarsıldı.

Celaleddin Siyutî, İbrahim ve Zeyd ibn-i Ziyad’dan nakletmiştir ki:

“Gökyüzü yalnız Hz. Yahya peygamber (a.s) ve İmam Hüseyin (a.s) için ağladı. Ağlaması ise onda bulunan kırmızılıktır. Hz. Yahya (a.s) öldürüldüğünde, gökyüzü kırmızılaştı ve gökten kan damladı; Hz. Hüseyin (a.s) de öldürüldüğünde, gökyüzü kırmızılaştı.”

Yaratılış amaçlarının sapması çevredeki her şeyin doğal halini kaybettirdi.

Örneğin balıklar gdo ile beslendiği için artık insanoğluna yarar vereceğine zarar veriyor

Köpeklerin de artık köpek gibi davranmadığını görüyoruz. Sanki zombileşmiş gibi duyarsız ve tepkisizler. Ya da tam bunun tersi aşırı saldırgan oluyorlar…

Ekinler artık bereketli değil. Eskiden ekmek insan için çok faydalı iken şimdi en zararlılar arasındadır. Yiyecekler kendi doğal koku ve tadlarında değiller. Tamamen doğallığı bozuldu.

İnsanın kendi yapısı bile bozuldu. Tabiatları insan dışında diğer canlıların tabiatlarına dönüştü. Aynen cumartesi yasağı imtihanına uymamalarında oluşan ifsatların sonucu gibi….

Bakara suresi/ 65-66 “İçinizden cumartesi istirahat günü yasağını çiğneyenleri elbette bilirsiniz. Biz onlara: “Sefil maymunlar olun!” dedik. Ve bu cezayı önündekilere ve sonrakilere bir ibret dersi ve korunacaklara da bir öğüt ve nasihat yaptık.”

Peygamber Efendimiz s.a.a şöyle buyurmuştur:

                Cebrail’e “Benden sonra yeryüzüne gelecek misin?” diye sordum

                Şöyle dedi:

                Evet, Ey Allah’ın Rasulü! Senden sonra yeryüzüne on defa geleceğim ve on hazineyi yeryüzünden alıp götüreceğim.

                “O hazineler nelerdir?” diye sordum.

                Şöyle dedi:

                İlk indiğim zaman bereketi götüreceğim. İkinci inişimde rahmeti götüreceğim. Üçüncü inişimde kadınların yüzünden utanma duygusunu götüreceğim. Dördüncü inişimde erkeklerin başlarından kıskançlığı alıp götüreceğim. Beşinci inişimde yöneticilerin kalbinden adaleti alıp götüreceğim. Altıncı inişimde arkadaşların kalbinden doğruluğu ve dürüstlüğü alıp götüreceğim. Yedinci inişimde zenginlerin kalbinden cömertliği alıp götüreceğim. Sekizinci inişimde fakirlerden sabrı alıp götüreceğim. Dokuzuncu inişimde hekimlerin kalbinden hikmeti alıp götüreceğim. Onuncu inişimde müminlerin kalbinden imanı alıp götüreceğim.(İsna Aşeriye Fil Mevaziil Adediye: 330)

İnsanoğlu yaptığı her bozgunculuğunda elinden alınan bir oyuncak gibi tek tek nimetlerini kaybediyor. Ancak farkında değil.

Tüm bu bozulmaların sebeplerini sorgulama zamanı gelmedi mi? Daha ne kadar sebepleri başka yerlerde arayacağız, bilemiyorum….

 

 

 

 

 

 

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Bir Cevap Yazın

Mail adresiniz 3. şahıslarla paylaşılmayacaktır. * işaretli alanların doldurulması zorunldur.

Yorum yaparken aşağıdaki HTML taglarını kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>