YAŞAYAN KURTARICI

Resim---Kopya

YAŞAYAN KURTARICI

BİSMİ TEÂLÂ …
İslam diri bir dindir.insanın en özel duygularını harekete geçirir.Yaratıcısıyla bağ kurmanın, ihlasın adıdır İslam. Öylesine yaşar ki onu yaşamaya çalışanların hayatlarındaki boşlukları dolduruverir. Böylesine mükemmel bir dinin kemal noktası vardır. Bu nokta tamda 12 tanedir. İmamet bu dinin kemal noktasıdır.
12 ay , 12 saat ,12 imam…
Elbette bu din sahipsiz ve öndersiz, imamsız olamaz. Değerli bir büyüğümüz şu örneği vermişti . imamlar için onlar zifiri karanlıkta ki sokağı aydınlatan sokak lambaları gibidir. Onlar olmazsa karanlık sokaklarda yol iz bulunmaz . Düşünün belediye karanlık sokağı aydınlatmak için birinci lambayı taktı onu kırdılar ikincisi takıldı onuda kırdılar üçüncü, dördüncü,…….10.lamba takıldı onuda kırdılar 11. de kırıldı, bu kez belediye şöyle bir karar alır. Mademki bu lambanın değeri bilinmiyor 12. lambayı takmıyorum. Çünkü bu son lamba, başka yok… Ne zaman o lambanın kıymeti bilinir, hakkıyla istenir , o zaman taktırırım. Bilateşbih… Rabbimiz onu layıkıyla istediğimizi görünce mutlaka bize sunacaktır. Ferecin zamanı O’nun katındadır.
“ … kafirler istemesede Allah nurunu tamamlayacaktır.” (Saf süresi /8)
Hz mehdi(af)’ nin varlığına inanmak zillet ve donukluğa yer vermeyen , güçlü ve dinamik bir hakikati ifade etmektedir. Zira onun mektep ve ideali; her türlü zulüm ,fesad ve haksızlığa karşı savaşım vermektedir.
Onun gaybet meselesi şöyle ki ; o bizim yaşadığımız çevrede yaşamakta bizi görmekte , bizi tanımakta, bizde onu görüyoruz fakat onu tanımıyoruz. O da zulüm ve acılar içinde kavrulan bu dünyada yaşayan temiz ruhlu, inançlı ve de sorumluluğunun şuurunda olan kimseler gibi eziyet ve ızdırap çekmektedir.
Zira o canlı ve hazır bir önder ve imamdır. Sosyal problemler ve zorluklara o da ortaktır. Ama o sukut görevinin sona ereceği ,ıslah yanlısı ve zulme uğramış insanlar tarafından kıvılcımların çakılacağı o önemli anı beklemektedir.
İşte o zaman güçlü elini uzatarak tarihin mazlumlarını kurtarmaya koşacak ve zalimlerin kökünü kazıyarak bu bekleyişe son verecektir.
O (af) da batıl söz ve amellerden, insanlık dışı eziyetlerden ızdırap duymaktadır. Ama yinede söz verilmiş olan günü (fereci) beklemekten başka çaresi yoktur.
Onun risaleti hak ve adalettir. Gerçekleşmesi için de insanlık, toplumun uçurumun kenarına gelmiş olması gerekmektedir. Hadislerin tabiriyle, ‘’Bütün Alemin zulüm ve adaletsizlikle dolduğu zaman’’ gelecektir. Sahibi Zaman hazret(af) in mesuliyetden kaçana bilinçsiz ve sorumsuz taraftarlarına uyarısı var; ‘’SİZ DE SORUMLUSUNUZ’’.
Zira islamı kabul etmiş ve mümin kimseler olduğunuzu idda ediyorsunuz . Uyanık olunuz. Sorumluluk yükleyen İslam ve onun asil semerelerinden sadece biri olan ‘’BEKLEYİŞ’’ işte bundan başka bir şey değildir.
İmam Mehdi (af)hakkında Kur’an’daki en büyük delil şu ayettir . (Kun feyekun) Yasin/82. ayeti “ol denince olur”. Kur’an’ın haber verdiği Nuh( as) gibi…. O kendi kavmi arasında 950 yıl yaşadı tufandan sonrada kendine uyanlar için yep yeni bir dünya kurdu.
Şunu iyi bilmemeiz gerekirki Nuh(as) ölüm ve yokluk içine giden Karanlık dünyayı bir anda hayata dönüştürmesi ideal bir çevre oluşturması , imam-ı zamanın ömrünün uzunluğuna karşılık daha ilginçtir. Kur’an bize her zaman ışık tutuyor. İman edenler elbette bu ışıkları yok sayamazlar . Nitekim tevhid kahramanı İbrahim (as) Nemrud’un adamları İbrahim (as)’i ateşe attıklarında Allah zülelal-i velikram tarafından ‘’ Ey ateş İbrahim’e karşı soğuk ve esenlik ol” “emri verildi” ve İbrahim (as) hiçbir zarar görmeden tehlike alanından kurtuldu (Enbiya/69)
Keza Ashab-ı Kehf in uzun yıllar 309 yıl yaşaması ama hiçbir yaşlılık gözlenememesi durumu ve mağara ashabı olarak dilden dile aktarılması… İşte bütün bu ayet ve deliller akıl sahipleri için yeterlidir hala akletmezler mi? Rabbimin gücü her şeye yeter.
Duayı bize silah olarak veren Rabbim, bizler dualarımızı yine imam Mehdi (as) bize öğrettiği gibi Merhum Şeyh Saduk, Hz. Mehdi aleyhi’s-selâm’ın Gaybet-i Suğra dönemindeki özel naiblerinden şu duayı İmam Mehdi’den nakletmektedir:
“Allah’ım, kendini bana tanıt, eğer kendini bana tanıtmazsan resulünü tanıyamam; Allah’ım resulünü bana tanıt, eğer resulünü bana tanıtmazsan hüccetini tanıyamam; Allah’ım hüccetini bana tanıt, eğer hüccetini tanıtmazsan dinimden saparım; Allah’ım cahiliye ölümüyle beni öldürme; ve hidayet ettikten sonra kalbimi kaydırma.
Allah’ım, beni hidayet etmenle Peygamberden sonra itaat etmeyi bana kıldığın farzı kabul ettim. Böylece emir sahibi olan Emir-ul Müminin Ali’nin, Hasan ve Hüseyn’in, Ali ve Muhammed’in, Cafer ve Musa’nın Ali ve Muhammed’in, Ali ve Hasan’ın ve Hüccet’ul Kaim’il Mehdi’ nin -senin selamın onların hepsine olsun- velayetlerine boyun eğdim ve onlara uydum.
Allah’ım, öyleyse beni dininde sabit kıl, itaatinde gayretlendir, kalbimi veliyy-i emrine karşı yumuşak kıl, yaratıklarını sınadığın şeylerden beni muaf et, halktan gizlediğin ve senin izninle onlardan gayıb olan ve (zuhur etmek için) emrini bekleyen veliyy-i emrine itaat etmekte beni sabit kıl. Allah’ım, velinin işini aşikâr etmek ve gaybet perdesinden çıkarak kıyam etmesi için izin vereceğin uygun zamanı sen (daha) iyi bilirsin. Öyleyse bu gaybete karşı beni sabırlı kıl, ki ertelediğin şeyin çabuk olması ve çabuklaştırdığın şeyin ertelenmesini istemiyeyim, örttüğün şeyin perdesini kaldırmayayım, sakladığın şeyi araştırmayayım, tedbir ve kararın hususunda seninle münazaa etmeyeyim, “Niçin, nasıl ve neden dolayı veliyy-i emrin zuhur etmiyor, oysa ki yeryüzü zulümle dolmuştur?” demeyeyim ve bütün işlerimi sana bırakayım.
Allah’ım, ben velliyy-i emrini açıkça ve emrini uyguladığı halde bana göstermeni istiyorum. Şunu da biliyorum ki, güç, kudret, burhan, hüccet (delil), meşiyyet ve irade senin elindedir. Öyleyse veliyy-i emrini, açıkça konuşabildiği, nişanelerinin belirginleştiği, sapıklığı yok edip hidayete sevkettiği ve cehaletten kurtardığı halde onu görebilmeyi bana ve bütün müminlere nasib eyle.
Ey Rabbim, onun açıkça görülmesini muyesser eyle; onu görmekle bizi, gözleri aydınlanan kimselerden kıl, bizi onun hizmetinde bulundur; onun yolu üzere öldür, onun grubunda haşret.
Allah’ım onu, bütün yaratıklarının şerrinden koru; onu kendi korumanla, önünden, arkasından, sağından, solundan, yukarısından ve aşağısından koru; öyle korumakla koru ki, artık onunla koruduğun kimse yok olmaz; bu yolla da Resulünü ve Resulünün vasisinin yolunu sağlamlaştır.
Allah’ım, onun ömrünü uzat, ömür süresini artır, veli ve önder kıldığın şeyde ona yardımda bulun, ona ikramını çoğalt. Çünkü o doğru yol bulmuş hidayetçi, hidayet olmuş kıyam edici, pâk, muttaki, tertemiz, (Rabbinin verdiğine) razı ve hoşnut, sabreden, çaba gösteren ve çok şükredendir.
Allah’ım, gaybet zamanının uzaması ve haberinin bizden kesilmesinden dolayı yakini bizden alma; onu anmayı, onu beklemeyi, ona iman etmeyi, zuhur edeceğine yakini olmayı, ona dua etmeyi, ona salat göndermeyi bize unutturma; gaybetinin uzamasıyla, zuhur ve kıyamından bizi umutsuz etme; onun hakkındaki yakinimizi, Resulünün kıyamına ve indirdiğin ayetlere olan inancımız gibi sağlam kıl. Kalplerimizi ona iman etmede güçlü kıl; bizi onun eliyle hidayet et, büyük ve doğru yola götür. Bizi ona itaat etmekte güçlü ve ona uymakta sebatlı kıl. Yine bizi onun hizbinde, ona yardım edenler ve onun işine razı olanlar arasında kıl.
Elhamdulillahi Rabbil Alemin.

ESMA ABDULLAH 

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

2 Yorum

  1. 1
  2. 2

Bir Cevap Yazın

Mail adresiniz 3. şahıslarla paylaşılmayacaktır. * işaretli alanların doldurulması zorunldur.

Yorum yaparken aşağıdaki HTML taglarını kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>