“SÖZÜNDE DURMAK”

0_16f4ba_8621ab7d_L

GÜZEL AHLAK SIFATLARINDAN:“SÖZÜNDE DURMAK”

Sözünde durmak en önemli güzl ahlak özelliklerinden biridir. Ahlaklı bir insanın ön plana çıkan en önemli özelliği sözünde durmaktır. Bu nedenle bir Müslüman’ın en önemli ahlaki özelliği de sözünde durmak olmalıdır. Sözünde duramayan bir insanın karakteri zayıf olur. Sözünde durmak aklın askerlerindendir. Sözünde duramayan bir insan da cehaletin askerinin kontrolüne girmiştir.

Kur-an’ı Kerim’e bakalım Allah-u Teâla bize sözünde durmak ile ilgili ne buyurmuş.

..verdiğiniz sözü de yerine getirin. Çünkü söz veren (sözünden) sorumludur. (İsra Suresi 34.ayet)

Ey iman edenler! Sözlerinizi yerine getirin.” (Maide; 1)

Yalan yere söz vermek, Söz verip yerine getirmemek, güzel ahlak dışı bir davranıştır. Ve cehaletin askerlerinden biridir.

İnsanları kandırmak için yalan yere söz vermek yüce Allah’ın hoşuna gitmez.

“Hz. Peygamberimiz (saa) buyurmuştur:

“ Şu üç şey kimde bulunursa o kişi -oruç da tutsa, namaz da kılsa münafıktır yani kötüdür; konuştuğu zaman yalan söyleyen, verdiği sözden cayan ve itimat edildiği yani güvenildiği halde emanete ihanet eden.”

İnsan veremeyeceği şeyleri vadetmemeli ve tutamayacağı sözler söylememelidir.

Dilimiz, insanlara söz vermek için adeta yarışır ama nefis, çoğu zaman Verilen sözü yerine getirmeye yanaşmaz. Onun için en iyisi, insan tutabileceği sözler vermelidir. Söz verirken de “inşALLAH” demek çok güzeldir. Bununla beraber, bir kimseye söz verdiği bir şeyi verip sonradan onu geri almak, sözünde durmamaktan daha çirkindir.

Şunu unutmayalım ki yalan yere söz vermek, Allahtan uzaklaşılmasına sebep olan çirkin bir sıfattır. İyi bilmeliyiz ki insanlar bize güvenir ve verdiğimiz sözlere

inanırlarsa bunun karşılığı olarak Allah bize emin bir kimse güvenilir insan olmayı nasip edeceği gibi ahirette de büyük mükâfatlar verecektir.

Yüce Allah bunuda Kur-An’ı Kerim de bildirmiştir.

Al-i İmran süresi:76 “Hayır, kim sözünü yerine getirir ve kötülüklerden korunursa, şüphesiz Allah da korunanları sever.“

Allaha verdiğimiz iyi bir kul olma sözümüzü tutup, kötülüklerden korunmanın önemini bildiriyor ve bunun karşılığında bizleri seveceğini ve koruyacağını buyuruyor.

Nahl süresi: 95 “Allah’ın ahdini (verdiği sözü) az bir bedel karşılığında değişmeyin. Eğer bilirseniz muhakkak ki Allah katındaki sevap sizin için daha hayırlıdır.”

Az bir bedelden kasıt Rabb’ine verdiği sözü dünya menfaati yani dünya zenginliği, rahatlığı ile değiştirmektir. ALLAH korusun.

FITRAT, AKIL, PEYGAMBERE BİAT, NAMAZ, KURAN OKUMA, SALÂVAT, ORUÇ, HAC, BESMELE GİBİ HER İBADET VE HER ZİKİR YÜCE ALLAH’A YENİDEN BİR AHİD YENİLENMESİDİR YANİ SÖZ VERMEKTİR. VERİLEN SÖZ DE SORUMLULUK GETİRİR.

SÖZDE DURMALI, AHDE VEFALI OLUNMALIDIR! BUNA “İMAN” DENİR. 

HİKÂYE ZAMANI: SÖZÜNDE DURMAK

Peygamberimiz (s.a.a) henüz insanlara peygamber olduğunu açıklamamıştı. Mekke’de çok güvenilir anlamına gelen emin lakabı vardı. Muhammed-ül Emin olarak bilinirdi. Bir gün bir arkadaşıyla buluşmak üzere bir yer tespit etmişlerdi. Belirlenen yere peygamberimiz (saa)belirlenen saatte vardı. Fakat arkadaşı verdiği sözü unutmuştu. İki  gün sonra arkadaşı sadece verdiği sözü yerine getirmek için belirlenen yere geldiğinde, hz. Peygamberimizi (saa) orada bekler vaziyette bulup hayretler içinde kaldı. Adam Hazreti Muhammed (s.a.a.) den özür dilemek istediğinde, O “Ben sadece vazifemi yaptım. Seni burada bekleyeceğimi söylemiştim ve bekledim. Ben senin başına bir hal gelmiştir diye üzülmüştüm, diyerek onun gönlünü aldı ve HZ. peygamberimiz (saa) Muhammed-ül Emin ismine lâyık olduğunu bir kere daha ispat etti.

Bir hikaye daha

İbrahim aleyhisselam, Allahü teâlâ bir oğul verirse, onu Allah için

kurban edeceğini söyledi. Dileği gerçekleşince, sözünü yerine

getirmesi İbrahim (as) ‘a rüyada bildirildi.

Hazret-i İbrahim, sözünde durup oğlunu kurban etmek istedi.

Bunun üzerine yüce Allah buyurdu: ”İbrahim, gerçekten rüyasına

sadakat gösterdi.(sözünde durdu) Elbette bu açık bir imtihandı.

Oğluna karşılık ona büyük bir kurbanlık koç fidye verdik. İhsan ( güzel

ahlak) sahiplerini böyle mükafatlandırırız” buyurdu.

Hazret-i İbrahim, Nemrud tarafından ateşe atıldığında canı ile,

Hazret-i İsmail’i kurban etmesi emredildiğinde evladı ile,

ovaları kaplayan bütün sürülerini bağışlamakla da malı ile imtihan

edildi. Üç imtihanı da kazandı. Kur’an-ı kerimde, (Sözünün eri İbrahim) diye övüldü. (Necm 37)

Sorumluluğun bilincinde olan kimse eğer bir konuda söz vermişse, bunu mutlaka yerine getirmelidir. Sözünü yerine getirmezse doğruluğu ve dürüstlüğü sözde kalmış ve yalancılığı ortaya çıkmış olur.

Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve doğru söz söyleyin.”

(AHZAB SURESİ – 70. AYET) 

SONUÇ OLARAK; sözünde durmak en insana en yakışandır. Kur’an-ı kerimde, sözünde duranlar övülmektedir, durmaları konusunda uyarılmaktadır.

Bizlerde her zaman sözünde duran güvenilir insanlar olmak için elimizden geleni yapalım, böylece yüce Allah’ın, Peygamberin ve Ehlibeyt imamlarının sevgisini kazanmış oluruz. DAHA NE İSTERİZ Kİ?

 

 

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Bir Cevap Yazın

Mail adresiniz 3. şahıslarla paylaşılmayacaktır. * işaretli alanların doldurulması zorunldur.

Yorum yaparken aşağıdaki HTML taglarını kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>