SİZ KİMSİNİZ??

Resim---Kopya

Ya huyundan, ya suyundan derler. Eğer gül kokan birisinin yanında durursanız size de gül kokusu siner. Eğer sigara içen birinin yanında durursanız siz de sigara kokarsınız. Hatta bazen pasif içici olarak daha da çok zarar görebilirsiniz.

Bunlar bedene yapışan kokular… Ya ruha karışanlar. Bu göreceli olmadığı için hemen fark edilmiyor elbette. Ancak yaşadıkça ortaya çıkıyor. İlginç, feci ve keşmekeş olan tablolar… Süreç sonrası akıbeti hem dünya hayatını hem de ahireti şekillendiriyor…

Son zamanlarda herkesin kendince doğruları savunmalarından ve insanlara batıl yolları dayatmalardan gerçekten yorulduk. Herkes kendini yegâne doğru İslam üzerinde görüyor. Kime göre İslam? Kişilere, gruplara, ülkelere göre mi? Bu dinin ölçeği yok mu? Bu dinin sahibi yok mu? Irk ve yanında İslam, siyaset ve yanında İslam, ulusalcılık ve İslam, parti ve İslam… Daha ne kadar kumsalda oynayan çocuklar gibi kumdan hayat kurup yıkacağız?

Kendimize acımıyoruz, insanlara acımıyoruz, hiç haberi olmayan ve bu olup bitenlerden mesul olmayan çocuklarımıza da mı acımıyoruz?

Gruplar yanında durarak İslam değerlendiriliyor, devletlerin yanında durularak İslam değerlendiriyor, koltukların yanında durarak İslam değerlendiriliyor, paranın yanında durarak İslam değerlendiriliyor… Bilmeden, öğrenmeden, amel etmeden, kendisi doğrulmadan daha nereye kadar…

Ne zaman “ Hz. Muhammed ve Al-i Muhammed” (selam olsun hepsine) ‘in yanında durularak İslam öğrenilecek… Onların dilinden öğrenerek, onların elinden tutularak… Buraya bir daha dikkat etmenizi isterim. Belki bunu dilinizle onaylıyorsunuz lâkin tasdik etmiyorsunuz. Tasdik edilmiş olunsaydı konumunuz başka yerlerde, başkalarının yanında olmazdı. Rol model başkaları seçilmezdi. Tek geçerli konum “Hz. Muhammed ve Al-i Muhammed” (hepsine selam olsun)’in yanı olurdu. Onların yanında olmak hak ve mutlak olandı. Beslenmek sadece onlardan olurdu. Onların yolunda olurdunuz. Sizden onların kokusu gelirdi. Böylece onlar gibi düşünür, onlar gibi davranır, onlar gibi davranırdınız…

Onların yolu nedir bile bilinmemektedir? Herkes kendi tasavvurundaki İslam anlayışı ile yol çizmektedir.

Onlar ise bize şöyle demektedir.

“ Bizden öğrenmeyen, bizden değildir!”

Durum bu iken şimdi ne koktuğumuza dikkat edelim. Söylemlerimizden, yolumuzdan, hayatımızdan hangi kokular geldiğine bir daha bakalım isterseniz.

Facebook mesajlarına bakıyorum donuyorum. Haberlere bakıyorum donuyorum. Sokaklara bakıyorum donuyorum. Gerçek şu ki gerçekten kimin veya kimlerin yanında durduğumuza bir daha dönüp bakmamız gerekmektedir? Kendimizi artık kandırmayalım lütfen!

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Bir Cevap Yazın

Mail adresiniz 3. şahıslarla paylaşılmayacaktır. * işaretli alanların doldurulması zorunldur.

Yorum yaparken aşağıdaki HTML taglarını kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>