SIBT

Resim---Kopya

 

SIBT KELİMESİ ÜZERİNDE BİRAZ ARAŞTIRMAYA

NE DERSİNİZ?

Sıbt ifadesi sözlükte soy, kabile, torunlar topluluğu anlamındadır. Asıl kök anlamı; bir şeyin uzamasıdır. Nesil ve torun demektir. Nitekim arap topluluğuna ve taifesine “ kabile” denildiği gibi, İsrail oğullarının topluluğuna ve taifesine “sıbt” diyorlardı. Genellikle sıbt ve kabileye seçkin bir özelliği olan çocuk veya torun adı verirlerdi. Kelime kök anlamı dikkate alındığında bu adlandırma, soy ve torunların o şahsın varlığının uzamasına sebep olmasından kaynaklanmaktadır.

İslam döneminde dini bir hakikat şeklinde “ nakiyp(başkan)” ve “imam (önder) anlamında da kullanılırdı.  Ayet ve hadislerdeki sıbt veya esbat ifadesinden maksat; ilahi peygamberlerin soyundan olmalarına ilaveten kendileri de yaratılmışlara önderlik yapmaları üzerine seçilen imamlar ve gözeticiler olup bir şekilde vahyin kaynağı ile irtibatları vardır.

Al-i İmran süresi / 84. De ki: Biz, Allah a, bize indirilene, İbrahim, İsmail, İshak, Ya’kub ve esbata indirilenlere, Musa, İsa ve (diğer) peygamberlere Rableri tarafından verilenlere iman ettik. Onları birbirinden ayırdetmeyiz. Biz ancak O’na teslim oluruz.

Bakara süresi/ 136. “Biz, Allah’a ve bize indirilene; İbrahim, İsmail, İshak, Ya’kub ve esbâta indirilene, Musa ve İsa’ya verilenlerle Rableri tarafından diğer peygamberlere verilenlere, onlardan hiçbiri arasında fark gözetmeksizin inandık ve biz sadece Allah’a teslim olduk” deyin.

Nisa süresi/ 163. Biz Nuh’a ve ondan sonraki peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. Ve (nitekim) İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a, esbâta (torunlara), İsa’ya, Eyyûb’e, Yunus’a, Harun’a ve Süleyman’a vahyettik. Davud’a da Zebûr’u verdik.

Bu ayetlerde şunu görüyoruz. Seçilmişlere silsilesi sıralanıyor. Burada esbat kavramı geçerken herhangi kimselerden değil, önderlik rolü olan torunlara değinilmiştir. Bu noktayı gördükten sonra Hz. Muhammed (saa) bu konu ile ilgili sözleri şimdi daha iyi anlaşılmaktadır.

“ Hüseyin, esbattan bir sıbttir. (torunlardan bir torundur) ( sünenu’t Tirmizi , c. 5,s 658 h.3775 )

Hasan ve Hüseyin, esbattan iki sıbttirler. (torunlardan iki torundur)(Tarihu’l Kebir, c. 8, s. 415, h. 3536)

“ Ey Allah’ın Resulü! Senden sonra imamlar kaç kaç kişidirler? Denildiğinde şöyle buyurdu; “ esbatın sayısınca” . ( Kifayetu’l Eser; s.86ve 114)

“ Ben peygamberlerin en üstünüyüm. Benim vasim, vasilerin en üstünüdür ve benim sıbtim (torunum), esbatın (torunların) en üstünüdür.” ( Biharu’l Envar, c.36, s. 312,h. 157 )

“ Allah Resulü’nden (saa) sonra imamların sayısı, esbatın sayısınca on iki kişidir.”( El- Emâlî Saduk, s.691,h. 947)

Tüm bu ayet ve hadislerden şunu anlıyoruz ki; Peygamber’in Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’den başka torunları olmasına rağmen ya da kızının neslinden çoğalan çokça nesil olmasına rağmen torun(sıbt) olarak; sadece İmam Hasan ve imam Hüseyin’den bahsetmesi sıradan ve gelişigüzel değildi.

Sıbt kelimesinin manası sığ ve dar anlamda düşünülmemeli ve algı kırılmaları ortadan kaldırılmalıdır. Hatta imamların lakapları olarak “ sıbt” kelimesinin dile getirilmesi ümmete çok şey hatırlatılması ve Peygamber’in sık sık bu konuda uyarmasına çokça dikkat edilmelidir.

Olay sadece bir torun veya ceviz içi mantığından daha ötesidir. Hatem Peygamber’in konumu aşağı çekilmemelidir. Ayet ve hadislerin ilim ve hikmet üzere birer delil olduğu unutulmamalıdır.

 

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Bir Cevap Yazın

Mail adresiniz 3. şahıslarla paylaşılmayacaktır. * işaretli alanların doldurulması zorunldur.

Yorum yaparken aşağıdaki HTML taglarını kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>