ŞABAN AYI’NA HAZIR MISINIZ? TUBA AĞACI’NA TUTUNALIM MI?

Resim---Kopya

ŞABAN AYI’NIN FAZİLETİ

Allah’ın Elçisi (saa) şöyle buyurdu; “ Size, İblis’in tadacağı yenilgiden haber vermemi ister misiniz? Onun tadacağı yenilgi düşmanınızın uğradığı bu yenilgiden daha büyük ve daha şiddetli olacaktır.”

Şöyle dediler; “Evet isteriz ey Allah’ın Elçisi!”

Şöyle buyurdu; “ Beni hak peygamberi olarak gönderen Allah’a yemin olsun ki, Şaban ayı girdiği zaman İblis, bütün askerlerini yeryüzüne dağıtıyor ve onlara şöyle diyor; “Gidin ve Allah’ın kullarını kendinize çekin”.

Buna karşılık Allah ta meleklerini yeryüzüne gönderip, onlara; “Gidin ve kullarımı şeytanların şerrinden koruyun ve onları doğru yola hidayet edin. Baş kaldırıp isyan eden kullarımın dışında bütün kullarım sizin hidayet etmenizle saadete ulaşacak, baş kaldırıp isyan edenler ise, İblis’in ordusuna katılacaktır.”

Allah o gün, cennetin kapılarının açılmasını ve “ Tuba” ağacının dallarını dünyaya uzatıp her tarafı sarıp kuşatmasını emredecektir. Yine aynı şekilde cehennemin kapılarının açılmasını ve Zakkum ağacının dallarının dünyaya uzanıp her tarafı sarıp kuşatmasını da emredecek ve daha sonra Allah tarafından şöyle bir nida gelecektir;

“Ey Allah’ın kulları! Bu Tuba ağacıdır, ona sarılacak olursanız sizi cennete götürecektir. Bu da Zakkum ağacıdır. Ondan uzak durun. Eğer ona yaklaşacak olursanız sizi cehenneme götürecektir.”

Beni hak peygamberi olarak gönderen Allah’a yemin olsun ki şöyle buyurmuştur: “Bugün bir hayır kapısını aralayan kimse, kesinlikle, “Tuba” ağacının dallarından birisine sarılmıştır ve cennete gidecektir. Bugün şer kapılarından bir kapı aralayan kimse de kesinlikle Zakkum ağacının dallarından birisine sarılmıştır ve cehenneme gidecektir.”

Bugün, salât ederek Allah’a yakın olmak isteyen kimse “Tuba” ağacının dallarından birine sarılmıştır ve yine bu günü oruç tutarak geçiren kimse de “Tuba” ağacının dallarından bir dala sarılmıştır.

Bugün birisinin yapmış olduğu hatayı bağışlayıp affeden kimse de Tuba ağacının dallarından bir dala sarılmış olacaktır. Bugün bir karı ile kocanın veya bir baba ile oğlun ya da iki komşunun yahut iki yabancı kimsenin arasını bulup onları barıştıran kimse de Tuba ağacının dallarından bir dala sarılmış olacaktır.

Bugün sıkıntı içinde olan birisini içine düşmüş olduğu sıkıntıdan kurtaran, savunmaya muhtaç olan kimseyi koruyup savunan, borçlu olduğu kişiye borcu ödeyen, yetime sahip çıkıp himayesi altına alan ve müminlerin namusunu korumak için şer sahibi bir kimsenin şerrini def eden kimseler de Tuba ağacının dallarından bir dala sarılmıştır.

Kur’an’dan biraz okuyan, oturup Allah’ın vermiş olduğu nimetleri hatırına getirip zikreden ve verdiği nimetlerden dolayı Allah’a hamd ve şükürler eden, hasta birinin ziyaretine giden, vefat etmiş bir müminin cenazesine katılan ve musibete katılmış bir kimseyi teskin eden kimseler de Tuba ağacının dallarından bir dala sarılmıştır.

Bugün baba ve annesine ya da onlardan birine iyilikte bulunan ve bugüne girmeden önce kendisinden razı olmayan baba ve annesini kendisinden razı eden ve ne olursa olsun hayırlı olan işlerden bir işi yapan kimse de Tuba ağacının dallarından bir dala sarılmıştır.”

Allahın Elçisi (saa) daha sonra şöyle buyurdu: “ Beni hak peygamber olarak gönderen Allah’a yemin olsun ki; farz salâtları eda etmekte tembellik yapan ve salâtın vaktini geçiren kimse kesinlikle Zakkum ağacının dallarından bir dala sarılmıştır. Üzerine farz kılınmış orucu tutmayan da Zakkum ağacına sarılanlardandır.

Bugün yanına bir fakir gelip kendisinin durumundan haberdar ettiği halde, onun elinden tutup yardım edebilecekken yardım etmeyen(o fakirin elinden tutacak hiçbir kimse olmayacak olursa ) kimse de Zakkum ağacının dallarından bir dala sarılmış olanlardır. Hakkında hata yaptığını söyleyip özür dileyen ve yapmış olduğu hatayı telafi etmeye hazır olduğunu beyan eden kimseyi affetmeyen kimse de Zakkum ağacının dallarından bir dala sarılmıştır.

Karı ile kocanın, baba ile evladın iki kardeşin veya iki yabancı kimsenin arasına fitne ve ayrılık sokan, şiddetli bir mali sıkıntının içinde olan bir kişiyi ve bunu gidermeye gücü yettiği halde onun elinden tutup içine düşmüş olduğu mali sıkıntıyı gidermeyen kimselerde Zakkum ağacının dallarından bir dala sarılmış olanlardır.

Birine borcu olup da borcunu sahibine ulaştırmayan, borcunu inkâr eden ya da ödemeye yanaşmayan, yetime zulüm ve haksızlık eden, malını yiyen, mümin kardeşinin onuru ile oynayıp onu insanların içinde onurundan eden kimseler de Zakkum ağacının dallarından bir dala sarılmış olanlardır.

Haram olan söz ve musiki ile meşgul olarak günah işleyen, oturup yapmış olduğu kötü ve çirkin işleri anlatan ve yapmış olduğu günahlar ile övünen ve hastalanmış olduğu komşusunun hakkını yerine getirmeyen, onu önemsemeyen ve vefat eden komşusunu küçük sayarak, onun cenaze merasimine katılmayan kimseler de Zakkum ağacının dallarından bir dala sarılmış olanlardır.

Musibet ve bela içerisine düşmüş olan bir kimseyi önemsemeyen, ona el atmak yerine sırt çeviren, anne ya da babasının ya da onlardan birisinin kendisine razı olmadığı kimseler de Zakkum ağacının dallarından bir dala sarılmış olanlardır.

Eğer daha önceden baba ve annesinin kendisine kırılmış olduğu kimse, bunu yapmaya imkânı olduğu halde bu gün, onları kendisinden razı etmeyen ve kötü işleri yapan kimseler de Zakkum ağacının dallarından bir dala sarılmış olanlardır.

Beni hak peygamberi olarak göndermiş olan Allah’a yemin olsun ki, Tuba ağacı, dallarına sarılmış olan kimseleri cennete kesinlikle götürecektir ve yine Zakkum ağacının dallarına sarılmış olanlar da kesinlikle cehenneme gideceklerdir.”

Allah’ın Elçisi(saa) daha sonra bir müddet göğe bakıp gülümsedi ve ardından yere bakıp üzülüp gazaplandı. Ve ashabına dönerek şöyle buyurdu;

“ Bazılarının bir dala, bazılarının iki dala ve bazılarının da itaatlerinden dolayı daha fazla dala sarıldıklarını gördüm. Zeyd’in Tuba ağacının birçok dalına sarılarak yükseldiğini gördüm. Bunu gördüğüm zaman sevindim ve gülümsedim. Ama yere baktığım zaman, beni hak peygamberi olarak seçmiş olan Allah’a yemin olsun ki, Zakkum ağacının dalları kendisine sarılanları cehenneme götürürken eğildiğini gördüm. Bazıları bir dala, bazıları da işlemiş oldukları amellerinden dolayı birkaç dala sarıldığını gördüm. Münafıklardan bazıları ise Zakkum ağacının bütün dallarına sarıldıklarını ve onları cehennemin en kötü yerine giderken görmek beni üzüp, gazaplandım.”

İmam Hasan Askeri (as) şöyle dedi; “ Göğe baktıkları zaman sevinip, yere baktıkları zaman da üzüldüler ve ashabına dönerek şöyle buyurdu; “ Ey Allah’ın kulları! Eğer benim görmüş olduklarımı sizlerde görmüş olsaydınız gündüzleri ciğerlerinizi susuz, midelerinizi aç ve geceleri de sabahlara kadar Rabb’inize ibadet yaparak geçirir, mallarınızı Allah yolunda harcar ve canlarınızı da Allah yolunda yapılan cihadlarda verirdiniz.”

Şöyle dediler; “ Ey Allah’ın elçisi! Babalarımız ve analarımız sana feda olsun, ne gördünüz?”

Şöyle buyurdu; “ Beni hak peygamberi olarak göndermiş olan Allah’a yemin olsun ki, Tuba ağacının dalları cennete geri dönerken, Allah tarafından nida eden bir münadi şöyle diyordu; “ Ey benim cennetimin hazinedarları olan meleklerim! Tuba ağacının dallarına sarılmış olan kimseye iyice bakın. Sarılmış olduğu dalın gölgesi nereye kadar uzuyorsa dört bir taraftan o kadar mesafeyi, saraylar ve nimetlerimle doldurarak kendisine verin, o mesafe onundur.”

Tuba ağacına sarılmış olanlardan bazılarının sarılmış olduğu dalın gölgesinin uzunluğu bin yıllık mesafe kadar, bazılarının sarılmış olduğu dalın gölgesinin uzunluğu ise bunun üç katı kadar ve bazılarının sarılmış oldukları dalın gölgesinin uzunluğu yapmış olduğu amellere göre birinci ve ikinci gölgenin uzunluğundan daha az veya daha fazladır.

Ben, arkadaşınız Haris oğlu Zeyd’e sahip olduğu iman ve yapmış olduğu tertemiz amellerden dolayı çok şey verildiğini gördüm ve bu sebepten dolayı da sevinip gülümsedim.

Zakkum ağacının dalları ise cehennem ateşine giderken, nida eden şöyle diyordu; “ Ey cehennemde görevlendirmiş olduğum meleklerim! Zakkum ağacının dallarına iyice bakın. Ve o dalların gölgesinin ulaştığı yere kadar olan o mesafeyi onlar için yılan, akrep ve ateşten kürsü, ev, zincir ve kementlerle doldurun ki, onlarla azap göreceklerdir.”

Zakkum ağacının dallarına sarılmış olan kimselerin sarılmış oldukları dalın bazılarının uzunluğu bir yıl, bazılarının uzunluğu iki yıl ve bazı dalların gölgesinin uzunluğu da yüz yıl uzunluktadır.

Münafıklardan bazılarının sarılmış oldukları Zakkum ağacı dalının gölgesinin uzunluğu çok uzun olduğu için, onları gördüğüm zaman üzülüp, gazaplandım.”

Daha sonra Allah’ın Elçisi yere baktı, hem şaşkınlık, hem de üzüntü içinde idi, ashabına bakarak şöyle buyurdu;

“ Tuba ağacı, Allah’ın emirlerine itaat eden kimse içindir, Allah’ın onları nasıl bir saygı ile karşıladığını nereden bileceksiniz!

Vay olsun itaat etmeyenlerin haline! Allah’ ın onları nasıl alçaltacağını keşke bilseydiniz! Onları kendi şeytanlarının yanına kovacaktır.

Beni hak peygamberi olarak göndermiş olan Allah’a yemin olsun ki, şeytan, Tuba ağacının dallarına sarılmış olanların yanına gelip onları yoldan çıkarmak istediklerini ama meleklerin onlara saldırarak müminlerden uzaklaştırdıklarını gördüm. Gökten yükselen nida da şöyle deniliyordu;

“ Ey meleklerim! Tuba ağacının dallarının gölgesinin ulaştığı yere kadar şeytanlar ile savaşın ve onları müminlerden uzak tutun.”

Hz. Peygamber (saa) sözlerinin sonunda şöyle buyurdu;

“ Bugün, Şaban ayının ilk günüdür, bugünü çok büyük sayın. Bugün, çoğu kimseler saadete ulaşırlarken, çoğu kimseler de bedbaht olmaktadırlar, saadete ulaşanlardan olmaya çalışın. Bedbaht olanlardan olmayın.”

Allahumme salli âlâ Muhammed ve âlâ alî Muhammed.

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Bir Yorum

  1. 1

    İnci ve Mercan Bugün doğum günü olan Meryem Işık hanımefendi, Bu hadis-i şerifi doğum günü hediyesi olarak bizimle paylaşmıştır. Bu paylaşımından dolayı Rabb’imizden dileğimiz, kendisine de Tuba ağacının dallarının ulaşmasıdır.

Bir Cevap Yazın

Mail adresiniz 3. şahıslarla paylaşılmayacaktır. * işaretli alanların doldurulması zorunldur.

Yorum yaparken aşağıdaki HTML taglarını kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>