ÖZEL İNSAN GÜZEL İNSAN

images

    ÖZEL İNSAN GÜZEL İNSAN

Yüce Allah biz insanları imtihan maksadıyla yarattığını indirdiği kitabında çeşitli vesilelerle ifade etmiştir. Hiçbir insan bu imtihanın istisnası değildir. İmtihanın amacı insanların en iyi eylemi orta koyması ve Allah’a olan güveninde ne kadar samimi olduğunun sınanmasıdır.

Rabbimiz bize, dünya ve ahiret başarısı ve Allah’a kulluğun birinci şartı olarak;” İnsanın akıllı ve yetişkin olmasıdır” demiştir. Akıl Allah’ın insana en büyük ikramıdır. Amacın gayesini, varoluş sebebini sorgulamayan insan aklını kullanamayan insandır.

Akıl; bir şeyin temelde mahiyetini bilme, kavrama, algılama, düşünüp taşınma, temel insani yetenekler vb. şekilde insanda var olduğunu düşündürür. Sorumlu olmak için doğru ve yanlış arasında seçim yapabilme yeteneği olmazsa olmaz şarttır. Bugün İslam dünyasının en büyük sorunu akletmekten uzaklaşmasıdır.

ENFAL SURESİ 22. AYET: “İyi bilin ki, Allah katında canlıların en şerlisi aklını kullanamayan (gerçek) sağır ve dilsizdir.”

Demek asıl sorun akletmemektir. Dolayısıyla Yüce Allah’ı ve Allah Resulünü ve o Resulün vasilerinin yolunda gidemeyişin en temelinde aklını kullanmamak vardır.

Ama insanoğlu fiziksel olarak beslenip, hayat emarelerini devam ettirebilmesi için çaba sarf ederken ruhunu yani kalbini ihmal eder. İnsanın kemal sıfatını kazanabilme yolunda ilerleyebilmesi için aklı ile kalbi uyum içinde olmalıdır. Yani akleden bir kalbe ihtiyacı vardır. Aklını kullanarak kalbiyle Allah’a bağlanması gerekir.

BAKARA SURESİ 171. AYET: “İnkârcıları hakka çağıranın durumu, tıpkı bağırıp çağırmadan başka bir şeyden anlamayan hayvanlara haykıran çobanın durumuna benzer. Onlar sağır, dilsiz ve kördürler. Bundan ötürü akıllarını kullanıp gerçeği anlayamazlar.”

Günümüzde insanlar engelli, özürlü, otizmli, down sendromlu vb. sıfatlarla anılan zihinsel ve fiziksel faaliyetler gösteremeyen kişilere üzülerek bakarlar.

Özel gereksinimli insanlarla; yani Allah’ın yaratırken fiziksel ve zihinsel eksiklikleri olan kişilerle, Allah’ın varlığını, kulunun üzerindeki Rabbani terbiyeyi anlamayan ve terbiyeyi yaşamayan, Allah’ın onun üzerindeki hakkını anlamayan, daha doğrusu doğru hedefe- istikamete yönelmeyen, hedefi başıboşluk olan kişilerle ne fark olabilir. Yalnızca bir fark olabilir. Özel insanlar(engelli, otizmli, down sendromlu vb.) kişiler akledemedikleri için bazı sorumlulukları yüklenemezler, kabullenemezler.

Fiziksel ve zihinsel bir sorunu olmayan ama akleden bir kalbe sahip olmayan, nefsini kendine ilah edinen, canının her istediğini yapan, başıboş yaşayan insanlar Allah tarafından lanetlenir, Rabbimizin rahmetinden uzaklaşırlar. Bundan dolayı da kâinatta başıboş, sorumsuz, varoluş sebebini sorgulamayan insan Allah katında zaten engellidir, hatta ölüdür.

ARAF SURESİ 179.AYET: “Bunların kalpleri vardır ama onlarla kavrayamazlar; gözleri vardır göremezler, kulakları vardır ama duymazlar, işitmezler. Onlar hayvanlar gibidir, hatta daha da şaşkındırlar. İşte asıl gafiller onlardır.”

Son olarak İmam Zeynelabidin (as)’den bir hadisle olayı şöyle özetleyelim.

“ İnsanın mutluluklarından biri de kendisine yardımcı olacak bir çocuğunun olmasıdır.”

Özel bir çocuğun anne ve babasına, çevresine verdiği hayır ve bereketi, akıllı ve zeki geçinen ama Allah’a iman etme konusunda akleden bir kalple hareket etmeyen kişi kesinlikle veremez. Belki de ahirette anne ve babasına, çevresine kötü bir şahit bile olabilir.

AKLIN YOK OLMASI, VAR OLUP DA KULLANMAMAKTAN DAHA HAYIRLIDIR…

NİSA ERYAVUZ

 

 

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Bir Cevap Yazın

Mail adresiniz 3. şahıslarla paylaşılmayacaktır. * işaretli alanların doldurulması zorunldur.

Yorum yaparken aşağıdaki HTML taglarını kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>