O’NUN GARİPLİĞİ DEVAM EDİYOR!

Resim---Kopya

O’NUN GARİPLİĞİ DEVAM EDİYOR…

O; İMAM HASAN (S.A)

İmam Hasan (s.a), Resulullah(s.a.a)’ın birinci torunu, İmam Ali (s.a)’nin ilk çocuğu. Âlemlerin Rabbi tarafından seçilmiş, peygamberimiz tarafından bildirilmiş ikinci imamımız.
Tarih bilinçli davranarak onu gölgede bırakmak ister. Nitekim kendi yalnızlığının garibanlığını da yaşar. Resulullah (s.a.a)’ın vefatında daha yedi yaşındadır. Peygamberin vefatının hemen akabinde babası imam Ali (s.a) ve annesi Fatımatüz Zehra(s.a)’nın başına gelenlere ne yazık ki şahit olur. Körpecik kalbi, ümmetin risalet evine olan vefasızlığını görür. Kısa bir süre sonra “Müslüman’ım” diyenlerin vefasızlıkların bir göstergesi olan annesi Fatıma’nın şehadetine şahit olur.İmam Hasan (sa), küçük yaşlarda yetim kalan Resulullah (s.a.a)’ın torunlarına annelik ile karışık abilik rolünü üstlenir.
Annesinin yası bitmeden babasının başına gelenleri bir bir yaşar. Öyle ki babasının tüm zor günlerine ortak olur. Resul’ün sonra da eşinin vefatı ile derin hüzünlere boğulan yiğit Ali, üzerine ümmete doğru yönü vermek isterken yaşadıkları kederleri kuyulara döker. Ama çocukların gözünden kaçmaz. Şefkatli küçük elleri ve cesur yüreğiyle babasının yanındadır imam Hasan (as). Sıffın’da , Cemel’de, Nehravan’da….
Ne yazık ki imam Hasan(s.a) da babası imam Ali (s.a) gibi, sözde mümin olan ama imanın gereğince davranmayan müslümanların fitne ve zulümlerine maruz kalır. İktidar, güç ve dünya metaasını isteyenler bir türlü Ehl-i Beyt’ten ellerini çekmezler. Hadisleri susturup, risalet evinin tüten ocağı olan Ehl-i Beyt’i susturmaya çalışırlar.
Ümmet vefasız ve acımasız olmuştur. Dünyanın peşinde dolaşmaktadır. Allah ve Resulü’nün rızasını görmezden gelmiş, heva ve heveslerinin hayallerine dalmışlardır.
Peygamber’in binbir çile ile kurduğu medeniyeti yıkmak, kendi reylerine dayanarak ümmeti yönlendirmek isteyenler imam Ali (s.a)’nin, arkasından imam Hasan(s.a)’nın nefes bile almasına izin vermezler. İmam Ali (s.a) vefat ederken “ kurtuldum” derken, tüm sorumluluk imam Hasan(s.a)’nın omuzlarına kalmıştır.
İmam Hasan (s.a), hak ve imanı tebliğ etmesine devam eder etmesine, ama kimse bu çağrıyı duymak istemez. Daha da azgınlaşan bu asiler, müslüman olmalarına rağmen imam Hasan (s.a)’a karşı güçlü bir muhalefet oluştururlar. İmam Hasan (s.a)’nın çevresindeki sadık halka her geçen günde daha da daralır. Öyle ki en yakında olanlar bile düşman safına geçer.
İmam Hasan (s.a) , yalnızdır ve gariptir. O’nun imamlığında sorun yoktur. Kusur onun etrafını saran hasta kalplerin hırsındadır. Buna rağmen imam Hasan (s.a.), ceddi Resulullah(s.a.a)’ın yolunun açık olması için her metodu kullanır. Ancak gözü hırsa bürünenler ve peygambere hain olanlar, onun yalnızlığını da vefasızlıklarına malzeme yaparlar.
Öyle ki evinin içindeki hanımı bile kandırılıp, kullanılmıştır. Cennetlik kocası, vahy evinin evladı olan imam Hasan(s.a.)’ı zehirlemek için satın almışlardır. İmam Hasan (s.a) zehrin pençesinde ölüme doğru koşarken, eşi kapıyı üzerine kilitlemiş, yanan yüreğine bir bardak suyu bile esirger olmuştur.
İmam Hüseyin (s.a) anılırken, imam Hüseyin Mekke’de, Medine’de, Mina’de, Kufe’de, Kerbela’da… Dostları, mektupları, sözleri… Her aşama adım adım incelenir…Ama imam Hasan (s.a) pek tanınmaz, incelenmez, gündeme gelmez….
Tarihte onu yalnızlığa, yaşadığı garipliğe hapseder. Şimdi bile gariptir o.
Ve beni en çok üzen olaylardan biri de budur. İmam Hüseyin (s.a) muharrem ayı boyunca gündemdedir. Ama imam Hasan (as), hiç gündeme alınmaz. İnsaflı olanlar için kısa bir mesaj veya biraz daha ötesi bir sohbet konusu oluverir sadece…
Halbuki O, bizim imamızdır. O, o zamanın şartları üzerinde elinden gelen mükemmel önderliğini yapmıştır. Onun çektikleri, yüreğinin ne kadar büyük ağırlık taşıdığını tahmin bile edemeyiz. Fıskta ve nifakta ısrar eden bir ümmet, kendisini hayal kırıklığına uğratan dostlar ve evinin içindeki hainler…
Kalbi paramparça olmuştur…
Hüseyin (s.a)’in yarenleri vardır, eşleri sadık ve yanındadır, çocukları yanında şehadete koşmaktadır…. Dimdiktirler… İzzete koşmak için yarışırlar… Her şey zordur, ama kalbi yakınlarına değil, ümmete kırıktır.
Ama imam Hasan(s.a) böyle mi?
Seni yalnız bırakan dünya utansın! Seni yalnızlığa ve garipliğe mahkum eden bu ümmet utansın!
Doğduğun güne, yaşadığın günlere, şehid olduğun güne ve dirileceğin güne selam olsun!

 

 

 

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Bir Cevap Yazın

Mail adresiniz 3. şahıslarla paylaşılmayacaktır. * işaretli alanların doldurulması zorunldur.

Yorum yaparken aşağıdaki HTML taglarını kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>