MEDENİ ESARET

İnsanın Kendi Zindanı

 

Yüce Allah’ın Adıyla

Bugün sanıyorum emperyalizmin sömürücü faaliyetlerini az veya çok duymayan yoktur. Yine düşünüyorum ki emperyalizmin ve emperyalistlerin oltalarına takılmamış insanda pek azdır. Dünyaya nam salmış bu kan emiciler, bugün tüm kollarıyla memleketimizi sarmış, birçok alanda başarılı olmuşlardır. Bu kan emiciler dehşetle ve büyük bir iştahla gençlerimize yönelmişlerdir. İnanıyorum ki temennilerinin aksine, bu insan ve ahlak düşmanlarına gençlerimiz “dur!” diyecektir. Hiçbir tuzak ve sinsi emel, inanmışlığın sağlam duvarlarını yıkamaz. Gençlerimiz kendilerine olan güven ve inançlarını tazelemelidirler.

Emperyal güçlerin birçok sömürü faaliyeti ve geniş alanlarda aktif olduğu bilinir. Biz, kültür ve din alanında ki sömürüden ve yozlaşmadan bahsedeceğiz. Bu ziyadesiyle önemlidir. Kültürünü koruyamayan bir halk, “millet” olma şuurunu kaybeder. Dinini koruyamayan bir halk, “ümmet” olma bilincini kaybeder.

Din ve kültür konusunda yanlış anlaşılmalara fırsat vermemek için şunu belirtmek isteriz. Kültürün beraberinde bir din getirmesi meşru değildir. Kültürü getiren dindir. Bunun örnekleri memleketimizde mevcuttur. İslam dini, insanlığa beraberinde yüce ve değerli bir kültürü de miras bırakmıştır…

Birileri insanımızı bu iki değere yabancılaştırmış ve uzaklaştırmıştır…

Bugün, insanımız kafasını gömdüğü toprağın içinden çıkarmalı, etrafında olup bitenlere dikkat kesilmeli, kaygılanmalı, düşünmeli, üretmelidir. İnsanımız kim olduğunu ve neye tabi olduğunu, ne için yaşadığını hatırlamalı, idrak etmelidir.

Batının hain komplolarını yerle bir edecek formül, insanımızın kendine dönüş hareketinde ve gayretinde gizlidir. İnsanımız içine hapsedildiği zindandan kurtulmalı, fikir erozyonlarının önüne set çekmelidir. Bu zindan insanı, batı medeniyet modelinin zincirlerini kırmalıdır…

Ne yazık ki bu komplolar karşısında direnç gösteren evlatlarımızı, bu hain eller kıskaç altına almışlardır. Gençlerimiz kendine ait olmayan bir kültüre esir edilmiş, kendi milli ve dini değerleri yağmalanmış, bu değerler gerici bir zihniyetin ya da çağ dışı olmanın sembolü kabul edilmiştir.

Cemiyetimizde tüm bunlarla beraber ahlaksızlık başlamıştır ve tüm hızıyla ilerlemektedir. Bu ahlaksızlıklar çeşitli satılmış medya kuruluşları tarafından desteklenmiş, bunlar için filmler çekilmiş, kitaplar yazılmış, büyük bütçeler kullanılmıştır. Batıdaki aile anlayışı ve ebeveyn ilişkisi memleketimize ve coğrafyamıza empoze edilmeye çalışılmıştır. Anne ve babanın çocuklarla olan mesafesi artırılmış, ilişkisi azaltılmış ve Müslüman evladı yalnızlaştırılmıştır. Birçok gencimizin kafasına anne ve babasının çağ dışı ve anti modern olduğu düşüncesi enjekte edilmiş, gençlerimiz kendi değerlerine ve dünyalarına yabancılaştırılmıştır. Bundan yirmi, otuz yıl önceki dizi ve filmleri hatırlayınız. Bu dizi ve filmlerdeki ahlaksızlıkları eleştiren bu Müslüman toplum, bugün ne yazık ki bu ahlaksızlıkları meşru görüyor. Elbette ki bu insanlar kandırıldılar ve batının hain emellerine alet oldular…

Bir diğer sıkıntı şudur ki; bu insanlar yaptıklarının ‘Medeniyet’ nişaneleri olduğunu sanıyorlar ve memleketimizdeki ahlaki çöküşe bilerek veya bilmeyerek destek oluyorlar. Böyle bir durumdaki ülkenin aydınlarının, âlimlerinin, yazarlarının, akademisyenlerinin ülkeyi bu buhrandan ve yozlaşıdan kurtarmak için vazifelerini büyük bir gayret ve sabırla yerine getirmeleri gerekir.

Bu, ülkemizde gerçekten zordur. Çünkü bizim aydınlarımızdan İslam’ın ve milli kültürün öğretilerini, değerlerini hiçe sayanlar ve hatta ‘çağ dışı’ görenler oldukça fazladır. Bu batılı, çağdaş, modernist sözde aydınların bu ülkenin evlatlarına olan ihanetleri cevapsız kalmamalıdır. Bunlar gençlerimize baharı vadetmiş ve memleketimize, insanımıza, dini ve milli değerlerimize ihanet etmişlerdir. Bu yalancı baharın sonu hüsrandır.

Batı, medeniyetin ana kaynağı olan İslam’ı gençlerimizin zihninden çıkarmak, hem medeni hem İslamî olunamazmış gibi göstermek için korkunç bir tertibin içine girmiştir. Bugün bizler kendimize dönüp baktığımızda, düğünümüzün, cenazemizin, oyunumuzun, eğlencemizin, sohbetimizin, kıyafetimizin ve daha birçok dini ve milli değerimizin emperyalist ve siyonist komplolara kurban gittiğini göreceğiz. Sosyal ortamlarda birçoğumuz pek çok kez buna şahit olmuşuzdur. Falanca kanalın muhabiri elinde mikrofonuyla halktan kimselere dini ve milli değerlerimizle ilgili sorular soruyor ve verilen cevaplar ekran başındakileri güldürüyor. Ağlanacak halimize gülüyoruz…

Sanıyorum meselenin ciddiyetini anlamak için verilen cevaplara bakmamız yeterli olacaktır. Bizi bu hale getiren kendi vurdumduymazlığımız ve düşmanı yeterince tanımayıp hafife almamızdır. Bugün insanımız kim olduğunu, ne için yaşadığını, dostunu ve düşmanını aklından çıkarmıştır. Batının sahte insanlığına, hastalıklı modernizmine, esir eden özgürlük anlayışına, hayvanlaştıran yaşam tarzına rest çekme zamanı gelmiştir.

Bizi biz yapan dinimiz ve kültürümüzdür…

Geceleri diskolarda dans eden, sabahlara kadar barlarda içki içen, plajlarda vücudunu açıkça ortaya koyan Fatmalar, Zeynepler, Betüller kimi örnek alıyorlar. Aynı şekilde yine benzer işleri yapan Ahmetler, Aliler, Hüseyinler kimi ve neyi örnek alıyorlar. Bu yaşam tarzı, vurdumduymazlık, cehalet, ahlaksızlık ve savrulmalar isimlerini taşıdığımız bu güzide insanlara ihanettir, savaştır, cephe almadır…

Bu ülkede bir Doktor, Kâbe’nin nerde olduğunu bilmiyorsa, bir avukat Kerbelâ’da yapılan zulmü bilmiyorsa, bir öğretmen son peygamberin kim olduğunu bilmiyorsa, bir mühendis ilk peygamberi bilmiyorsa, bir üniversite öğrencisi hemen yanı başında olan Ortadoğu ülkelerinden bir tane sayamıyorsa… Bilemiyorum, bu insanların aklı, fikri nedir? Bilemiyorum, bu memleketin insanı nerdedir? Bilemiyorum, bu memleket ne haldedir, bilemiyorum bu memleket…

Ahmed Yasin ULUDAĞ

 

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

2 Yorum

  1. 1

Bir Cevap Yazın

Mail adresiniz 3. şahıslarla paylaşılmayacaktır. * işaretli alanların doldurulması zorunldur.

Yorum yaparken aşağıdaki HTML taglarını kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>