KADİR GECESİNDE MELEKLER VE RUH KİME İNİYOR?

1945108

 Bir adam Hz. Ebu Cafer (İmam Muhammed Bâkır) aleyhisselam’a: “Ey Resulullah’ın oğlu! Bana kızmayın.” dedi.

“Niçin?” buyurdular.

“Sana sormak istediğim şeyden dolayı.” dedi.

“Sor.” buyurdular.

“Kızmayasınız?” dedi.

“Kızmam.” buyurdular.

Dedi ki: “Meleklerin ve Ruh’un Kadir Gecesi’nde vasilere indiği görüşünüzle ilgili olarak, onlar Resulullah sallallahu aleyhi ve alih’in bilmediği bir şeyi mi onlara getirirler, yoksa bildiği bir şeyi mi? Oysa biliyorum ki, Resulullah sallallahu aleyhi ve alih vefat ettiğinde ne biliyorduysa, Ali aleyhisselam da ona vakıftı.”

Hz. Ebu Cafer aleyhisselam buyurdular ki: “Benim seninle ne işim var ey adam! Kim seni bana getirdi?”

Dedi ki: “Kader beni, dini öğrenmem için sana getirdi.”

Buyurdular ki: “O halde sana söyleyeceklerimi iyice kavra! Resulullah sallallahu aleyhi ve alih miraca çıkarıldığı zaman, her olanın ve olacağın ilmini, Allah Celle Zikruhu kendisine öğretmedikçe inmedi. Fakat bu ilminin çoğu toplu (genel) bilgiydi. Açıklaması ise, Kadir Gecesi’nde (kendisine) gelirdi. Ali bin Ebu Talip aleyhisselam da Resulullah sallallahu aleyhi ve alih gibi, toplu (genel) bilgiyi biliyordu. Açıklaması ise, Kadir gecelerinde (kendisine) gelirdi.”

Soruyu soran dedi ki: “Toplu ilmin kendinde açıklama da yok muydu?”

Buyurdular ki: “Evet, ama Kadir gecelerinde, Allah Teâlâ tarafından Peygambere ve vasilere bunu şöyle-şöyle yap diye emir gelir. Bir konu da ki onu önceden de biliyorlar, nasıl yapmaları gerektiği kendilerine emredilir.”

(Râvi der) Dedim ki: “Bunu bana açıklayınız.”

Buyurdular ki: “Resulullah sallallahu aleyhi ve alih, ölmeden ilmin toplamını da açıklamasını da biliyordu.”

Dedim ki: “Peki, Kadir gecelerinde kendisine gelen neyin ilmiydi?”

Buyurdular ki: “Bildiği şey hakkında emir ve kolaylıktı.”

Soruyu soran dedi ki: “O halde Kadir gecelerinde onlar için (önceden) bildikleri dışında yeni bir şey oluşmuyor.”

Buyurdular ki: “Bu, gizlemeye emredildikleri şeylerdendir. Bu sorduğunun açıklamasını Allah Azze ve Celle’den başkası bilmez.”

Soruyu soran dedi ki: “Acaba vasiler, nebilerin bilmediklerini bilebilirler mi?”

Buyurdular ki: “Hayır. Bir vasi, vasisi kılındığının ilminden başkasını nasıl bilebilir ki?”

Soruyu soran dedi ki: “Peki, bir vasinin, ötekinin bilmediğini bildiğini söyleyebilir miyiz?”

Buyurdular ki: “Hayır. Hiçbir peygamber ilmi vasisine ulaşmadan ölmez. Melekler ve Ruh da Kadir gecesinde sadece ona kullar arasında hükmedeceği hükmü getirirler.”

Soruyu soran dedi ki: “Bu hükmü bilmiyorlar mıydı?”

Buyurdular ki: “Hayır, biliyorlardı. Ancak Kadir gecesinde gelecek seneye kadar nasıl yapacaklarına emredilmediklerce, onu uygulamaya koyamazlar.”

Soru soran dedi ki: “Ey Ebu Cafer! Bunu inkâr edemez miyim?”

Hz. Ebu Cafer aleyhisselam buyurdular ki: “Bunu inkâr eden bizden değildir.”

Soruyu soran dedi ki: “Ey Ebu Cafer! Acaba Nebi’ye Kadir gecelerinde (önceden) bilmediği bir şey geliyor muydu?”

Buyurdular ki: “Sana bunu sormak caiz değildir. Fakat bir peygamber veya bir vasi öldüğünde ondan sonraki vasi, olanın ve olacağın bilgisini bilir. Senin sorduğun bu ilme gelince, Allah Azze ve Celle, onu sadece vasilerin kendilerine bildirmeyi istemiştir.”

Soruyu soran dedi ki: “Ey Resulullah’ın oğlu! Her senede Kadir gecesinin olduğunu nasıl anlayabilirim?” Buyurdular ki: “Ramazan ayı olunca, her gece Duhan süresini yüz defa oku. Yirmi üçüncü gece olduğunda, bizzat sorduğun şeyin doğrulandığını göreceksin.”

USUL-İ KÂFİ

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Bir Cevap Yazın

Mail adresiniz 3. şahıslarla paylaşılmayacaktır. * işaretli alanların doldurulması zorunldur.

Yorum yaparken aşağıdaki HTML taglarını kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>