İZZET VE ZİLLET

Allah (1)

İZZET VE ZİLLET

Allah’u Teala bu Münafikun Suresi 8. ayetinde şöyle buyuruyor:” Derler ki, ‘Andolsun, Medine’ye bir dönecek olursak, gücü ve onuru çok olan, düşkün ve zayıf olanı elbette oradan sürüp-çıkaracaktır.’ Oysa izzet (güç, onur ve üstünlük) Allah’ın, O’nun Resûlü’nün ve mü’minlerindir. Ancak münafıklar bilmiyorlar.

Öncelikle bu ayetteki Müminler kelimesinden kasıt ki Peygamberimizden hadis var ki, Kur’an’ın hangi ayetinde Mümin Müminler kelimesi görürseniz onların Öncelikle Ehlibeyt imamları olduğunu biliniz.

Ayette izletin sadece Allah’ın peygamberinin ve müminlerin olduğu beyan ediyor Allahu Teala. Allah’ın izzetini anlıyoruz ve inanıyoruz ki o izzetlilerin izzetlisidir. Peygamber de Allah’ın Resulü seçilmiş ve en üstün olduğu için oda izzet sahibidir. Ehl-i Beyt imamları da yine Allah’ın seçtiği tertemiz karar kıldığı (Ahzap 33. Ayet) hüccetleri ki İzzet aynı zamanda onlarındır. Neden? İmamlar asla kendi nefislerine göre hareket etmediler. Allah’ın emirlerine sözlerine doğrultusunda kendi zamanlarının durum ve şartlarına göre hareket ettiler. Yeri geldi sustular yeri geldi barış yaptılar yeri geldi varı yoğu ile savaştılar can verdiler yeri geldi esir olup dolaştırıldılar. Ne için? Dinin İhya olması korunması ayakta kalması için. İşte İzzetli olmalarının sebeplerinden biride budur.

Bu ayetten sonra İmam Hüseyin Aleyhisselam’ın “heyhat minez zille” sözüne bakalım bu sözünden ne anladığımızı ya da ne anlamamız gerektiğini görelim.

Önce İzzet ve Zillet kelimelerinin anlamına bakalım:

İzzet: üstünlük, şeref, her zaman galip olan anlamındadır.

 Zillet: aşağılanma zorlanma ve mağlubiyet anlamındadır.

İmam Hüseyin Aleyhisselam bu söz ile “heyhat minez zille”  anlatmak istediği neydi?  Hazret ben neden canımı verdim, yarenlerim neden canlarını verdi, neden Kadınlar çocuklar esir oldular. Neden her sene Muharrem ayında neden matem tuttuğunuzu, neden meclis düzenlediğimizi sine vurup ağladığımızı bilmemizi istiyor.

İmam biz zilleti kabul etmeyiz derken; teslim olmayız asla esirliği kabul etmeyiz demek istemiyor. Zilleti asla kabul etmeyiz demekle hedefleri asla teslim olmamak esir olmamak olmadığında anlatmak istiyor bize.

Hazreti imam Hüseyin Aleyhisselam şahsen kendisinin yezide teslim olmaması biat etmemesi değildir önemli olan, önemli olan bu teslim olmamasında biat etmemesindeki Hedef idi. İmamların her daim amaçları dinin ne durumda olduğudur. Dinin aşağılanmaması, horlanmamasıdır. Hedefi dinin ayakta kalmasıdır. Bu hedefe ulaşarak İzzet’in sahibi oldular.

Şunu da bilelim bir şahıs esir olduğunda bu onun zilleti yani horlamayı aşağılanmayı mağlubiyeti kabul ettiği anlamına gelmez her zaman, bazen o esirlik aslında İzzet’in göstergesi de olabilir. Bunu çok iyi analiz etmek gerekir.

Peygamberimiz (SAA)nın Mümin olana yaptığı benzetmeye bakalım: Peygamberimiz buyuruyor; Mükemmel bir mümin buğdayın dolu başağına benzer ne zaman rüzgâr eserse o başak eğilir ve sonra yine doğrulur. Ama bir çınar ağacı direnir ne için dimdik durmak için ama bir de bakarsın şiddetli bir rüzgâr da tufanda kökünden sökülüp devrilir. Hz. Resulullah (saa) Bu örneği Mümin için veriyor yani bazı zamanlarda O buğday başağı eğilip bazı zamanlarda dimdik tekrar doğrulmayı bilmeli.

Biz bu buğday başağının eğilmesini teslim olmak, esir olmak olarak düşünelim. O andaki eğilme o başak için o anda o şartlarda en doğru olan harekettir. Çünkü tekrar doğrulup ayakta hiç giyilmemiş gibi dimdik durmak için. Aynı imamlarımız gibi.

Nasıl ki Emir el müminin Ali Aleyhisselamın evine saldırıldı çok sevdiği Aziz değerli eşine eziyet edildi ihanet edildi bu durumda bu şartta Emir el müminin Aleyhisselam neyi tercih etti? Allah’ın emrini ve Peygamberin sözünü tercih etti yani buğday başağı gibi eğilmeyi tercih etti. Yine Emir el müminin Ali Aleyhisselam Allah’ın verdiği güce kudrete sahip olmasına rağmen boynuna kılıç tutulmasına ellerinin bağlanmasına boynuna ip geçirilmesine tahammül etti yine buğday başağı gibi eğildi biliyordu ki eğer bu durumda karşı çıksaydı savunmaya geçseydi din ayakta kalmayacaktı. Orada yine Allah’ın emrini ve Peygamberin vasiyetini yerine getirdi. Neydi o Vasiyet? Hz. Peygamber (SAA)buyuruyor;” Ya Ali sana yardım edilirse o zaman harekete geç, yok eğer bir yardım yoksa o zaman sabret ne için dinin hıfz olması korunması ayakta durması için. Eğer İmam Ali Aleyhisselam bu vasiyeti yerine getirmeseydi Peygamberimizin sözünden de anlıyoruz ki din elden gidecekti, korunamayacaktı. O anda imama yardım yoktu.

İmam Hasan Aleyhisselam’ın Muaviye ile barış anlaşması yapması babasının metoduydu yani durum ve şartlar o zaman imamın Muaviye ile barış yapmasını sözleşme imzalaması gerektiriyordu. İmam Hasan (as) ın bu işi de Allah’a dayanıyordu, peygambere dayanıyordu.

İmam Hüseyin Aleyhisselam’ın Aşurası, harekete geçmesi de zalimin karşısında dimdik durması da dinin İhya olması korunması içindi. Maalesef ki Şii ve Sünni içinde İmam Hasan Aleyhisselam ve İmam Hüseyin Aleyhisselam’ın yaptıkları karşılaştırılarak şüpheler ve yanlış algılar oluşturulmaya çalışılıyor. Maalesef bu yanlış algı ve şüpheler günümüzde de mevcut öyle ki İmam Hasan Aleyhisselam’ı sorun çıkmasını istemeyen yani yumuşak barışçıl gibi gösteriliyor. İmam Hüseyin Aleyhisselam’ı da bunun tam tersi asla eğilmeyen savaşçı gibi gösterilip şüpheler oluşturuluyor buna dikkat etmemiz gerekiyor.

Burada dikkat etmemiz gereken önemli nokta şu ki İmam Hüseyin Aleyhisselam İmam Hasan’dan sonra tam 10 yıl Muaviye’nin yönetiminin zamanında vardı yani ses çıkarmadı İmam Hasan Aleyhisselam nasıl davrandıysa aynı davranışı İmam Hüseyin aleyhisselam da devam ettirdi bu noktaya dikkat etmemiz gerekiyor. Bunların hepsi dini ayakta kalması korunması içindi. Allah’ın razı olacağı işi yapmak onlar için en ön sıradaydı kendi nefislerinden canlılarından sevdiklerinden öndeydi.

İmam Hüseyin Aleyhisselam o günün şartlarında dinin ayakta durması için zamanın lanet hakiminin Zalim hükümdarının karşısında durması ve yeri zamanı geldiğinde canını cananlarını vermesi gerektiğini biliyordu Allah’ın razılığının bu yönde olduğunu biliyordu hem hücceti tamamladı hem kulluk görevini yerine getirdi.

İmam Zeynel Abidin Aleyhisselam elleri ayakları zincirlendi hasta yorgun hali ile esir olmaya karşı koymadı o da babası gibi cihat edebilirdi gücünün yettiği kadar ama İmam biliyordu eğer böyle yapsa neticesinde kendisinin şehit edilmesinden çok, dine zarar gelecekti, zillete düşecekti. O da dedesi Ali Aleyhisselam, amcası Hasan Aleyhisselam ve nihayet babası İmam Hüseyin Aleyhisselam gibi o şartlar altında Allah’a peygambere dayandı esirliği dinin korunması için tercih etti. Hz Zeynep de bu esirliğin Zillet değil İzzet olduğunu yezidin sarayında Kufe ve Şam’da haykırdı. “Biz Kerbela’da güzellikten başka bir şey görmedik.” diye buyurdu Hz Zeynep Sallallahu Aleyha.

İmam Caferi Sadık Aleyhisselam 14 yıl Harun Reşit’in hapsinde idi çok şiddetli durumlara sabretti çoğu zaman da fayda sabretmektedir. O sabretmek ise, bazen elde boyunda ayakta zincir esaretini kabul etmeyi gerektirir. Elbette elde ilim Kudret güç varken o durumlara sabretmek zordu. İmam Ali, İmam Hasan, İmam Hüseyin, İmam Zeynel Abidin, İmam Caferi Sadık ve diğer tüm imamlarımız ve zamanımızın imamı İmam Mehdi Aleyhisselam da kendi zamanlarında dönemlerindeki şartlara sıkıntılara musibetlere sabretmenin Allah Rızayeti Olduğunu biliyorlardı.

Peygamberimizin Mümin’i dolu buğday başağına benzettiğini söyledik yani duruma göre hareket etmesini ve asla ağaç gibi hangi şart ve durumda olursa olsun dik dururum eğilmem dememesi gerektiğini buyuruyor. Hz. Peygamber dolu buğday başağının duruma göre eğilmesinin onun faydasına olduğunu söylerken Müminin ne zaman eğileceğini ne zaman dik duracağını bilmeli ki hem dünyasını hem de ahiretini kaybetmesin ve dinini koruyabilsin.

Biz Ehlibeyt dostları da imamlarımız dan örnek alarak onların ashaplarından örnek alarak Allah Teala’nın ayetinde buyurduğu İzzet’ten bir nebze pay almak istiyorsak her zaman hedefimiz Allah’ın rızasını peşinde olmak ve bunu da kazanabilmek ancak zamanımızın imamını tanıma ve itaat etme ile olur ki o İzzetten pay alabilelim ve zilletten uzak durabilirim. İmam Mehdi Aleyhisselam şu an gaybette, bu gaybet oluşu ve çektiği sıkıntıların sebeplerinden biri de dinin İhya olması korunması içindir.

İmam zaman şu an gaybette oluşu tüm dünyada özellikle Müslüman aleminde yaşanan zilletleri kabul etmesinden değil henüz zuhur için zeminin oluşmamasından ve dinin ayakta durması için.

Her imamın zamanında onların yanlarında olan dinlerini koruyan imamlarını korumak için yardımcı olan her şeyini feda eden ashabı dostu vardı, buna en büyük örnek İmam Hüseyin Aleyhisselam’ın ashabıydı. Bizlerde zamanımızın imamına Allah’ın dinine hem yardımcı hem koruyucu olabiliriz. Bu asla imkânsız değildir. Allah’ın razı hoşnut olduğu işleri yapmak doğru kapıdan İLİM alarak o ilimle amel edebilirsek elbette Münafıkun suresindeki İzzet’ten pay olabilmenize sebep olur inşallah. Zamanımızın imamını tanımada ve itaat etmede kadar kararlı ve gayretli olursak izzete o doğrultuda yaklaşmış oluruz. Hz Peygamber Sallallahu Aleyhi aleyhi ve sellem buyurmuştur ki;”Zamanının imamını tanımadan ölen cahiliye ölümü üzerine ölmüştür.” yani Zillet içinde ölmüştür. İşte bu zillete düşmemek için zamanımızın imamını tanıma gayreti içinde olmalıyız.

Unutmayalım ki İzzet mal mülk sahibi olmakla, sağlıklı olmakla, çok uzun ömürlü olmakla, evlat sahibi olmakla, yüksek makamda kariyerde olmakla elde edilmez. İzzet tüm bunlara dan faydalanırken Allah’a peygambere ve ehli beytine dayanmaktır onların hoşnut olduğu şekilde elde olan tüm nimetlerinden faydalanmak ile izzetli olunur. Yoksa sahip olduğu tüm bunlar Allah’a dayanmaz ise elde zilletten başka şey kalmaz. Rabbim bizleri kendi yolunda sabit Kadem etsin yaşantımızı Muhammed ve Ali Muhammed in yaşantısı gibi karar kalsın, her işimizi Allah’a Peygambere ve ehl-i Beytine dayandırarak izzetli olmayı ve o şekilde bu dünyadan ayrılmayı nasip etsin.

SELAM VE DUA İLE…

FİGEN KOÇ

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Bir Cevap Yazın

Mail adresiniz 3. şahıslarla paylaşılmayacaktır. * işaretli alanların doldurulması zorunldur.

Yorum yaparken aşağıdaki HTML taglarını kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>