İMAM MEHDİ(A.F) ‘NİN İKİ YÖNÜ

18bc6bab

Bismillahirrahmanirrahim 

Hazır olmayan, kapısına gitmek istediğimde adresini bilmediğim, dünya zulüm ile dolmuşken görmediğimiz bir imamı nasıl düşünmeliyim?

                  Bizler öyle zannediyoruz ki Allah-u Teâlâ bu Mehdi’yi (a.f.c) bizim için yaratmış. Öncelikle öyle değil. Buna bir akli delilimiz de vardır.

                İnsanoğlunun hiçbir zaman kıymetli olanı kıymetsize feda etmesi mümkün değildir. Örneğin, size bir taş atılsa ve o atılan taş kafanızı hedef alsa ve gözünüzü çıkaracak bir taş olsa, o göz ki vücudun en önemli uzuvlarından birisidir, onu korumak için elimizi gözümüzün önüne tutarız. Taş zarar verecek biliyoruz, biz o zararı bedenimizdeki başka bir uzvumuzla bertaraf etmek istiyoruz. Çünkü o bertaraf etmek istediğimiz uzvumuz elimizdir, el ise gözden daha değersizdir.

Bir insanın gözü olmazsa yaşamında sıkıntılar meydana gelir ama eli olmaz ya da bir darbe görse de onun tedavisi göz gibi değildir. Göz çıktığında yerine yeni bir göz koyamazsınız.

Allah’ın en değerlileri de peygamberler ve o peygamberlerin varisleridir. Allah-u Teâlâ bu değerlileri getirip yeryüzünde Firavunlara, Nemrutlara, Yezitlere kurban eder mi?

Allah’ın gözbebeği olan varlıklar gelip yeryüzünde değersiz insanlara feda olabilir mi?

Hz. Mehdi (a.f.c) Allah-u Teâlâ’nın şuan yeryüzündeki en değerlisi, en kıymetlisidir. Yaşayanlar içerisinde ondan daha değerlisi yoktur. Allah onu getirip zalimlere, tağutlara, bana, sana kurban eder mi?

Etmez ve ettirmez, ettirmemiştir de.

O zaman neden peygamber ve imam var?

İmam ve peygamberin iki yönü var:

  1. Vücud-u li nefsih: imam ve peygamberin birinci dereceden yaratılış amacı biz değiliz. Allah onları kendisi için var etmiştir. Bunlar Allah-u Teâlâ’ya kulluk etmektedirler. Bir hadis-i kutsi de Yüce Allah buyuruyor: “Seni kendim için yarattım.”

Ehlibeyt İmamlarını da başkası için yaratmamıştır.

Hz. Mehdi (a.f.c) birinci dereceden bizim için yaratılmamıştır. Onun kendisinin varlığı Allah-u Teâlâ için önemlidir. O, varlık seyri içerisinde kendi vazifesi olan kulluğunu yapacaktır.

2. İkinci yönü de bize dönük olan yüzüdür: 

Bize dönük olan yüzünde o, kendi kulluk seyrini devam ettirirken bizim de elimizden tutup, bizi de kendisiyle beraber Rabbine doğru yaklaştırır.

Görmüyoruz, bizimle birlikte değil, nasıl bizi kendisiyle Rabbine çekip götürecek?

Burada İmam Mehdi (a.f.c)’nin makamlarından haberdar olmak lazım. O makamlardan bir tanesi, hazret bizi görmüyor değil, bizden habersiz değil. Bizim halimizden bizim kadar haberdardır. O hazretin bizi hidayet etmesi için illa da gözükmesi, gözümüzün önünde bulunması ve sorunlarımıza yanıt vermek suretiyle hidayete ulaştırması diye bir şey söz konusu değildir.

        O hazretin sözlü hidayetinin üstünde başka bir hidayeti vardır; O da kalbi hidayettir. Kalplere nüfuz nasıl olur? Bir tane insan yeryüzünde yaşayan bütün insanların dostlarının tamamının kalbine nasıl nüfuz edebilir? Bu mümkün müdür? Aklen kabul edilebilir bir şey midir bu? Kur’ani yapıya uygun mudur bu? Sizler insanları uyutmak mı istiyorsunuz? Denilebilir.

Bu inanış Kur’an’a aykırı mıdır? Yüzde yüz Kur’an’a aykırı değildir. Çünkü hepimiz İblisin – şeytanın varlığını kabul ediyoruz. Öyle ya da böyle insanlar onun tedrisinden geçerler. İblisin yeryüzündeki bütün insanların kalbine vesvese verdiği, Kur’an’la sabittir.

الذی یوسوس فی صدور الناس

Şeytan gönülleri çelebiliyor, Kalbine nüfuz edebiliyor, akıllarını çelebiliyor, onların düşüncelerine batıl tohumlar ekebiliyor.

Bu iblisi kim yarattı? Yüce Allah!

Onu bu donanıma kim ulaştırdı? Allah. Kendi düşmanına güç veren Allah, kendisi için yarattığı, halife ve vasi seçtiği hüccetlerine onun sahip olduğundan daha fazla güç vermeye kadir değil midir?

Allahu Teâlâ Hz. Mehdi (a.f)’yi yeryüzünde kendi gücüyle donatmıştır. O hazreti biz sahip olduğumuz bu gözlerimizle göremesek de, hazretin bizim kalbimize nüfuzu ve inayeti var. Biz “Mehdi, Mehdi !” derken, o hazreti anarken, onun bize karşı kayıtsız kalması mümkün değildir. O şuanda nerede olursa olsun bizi ve yeryüzünün tamamındaki insanları görüyor.

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Dünya bizim elimizde bir ceviz gibidir.”

Bir insan elinin içine ceviz koydu mu onu her yönüyle görür. Dünya İmam Mehdi (a.f) için de böyledir. Ona yönelen, onu tanıyan, onu seven, onu bekleyen, ona sabah akşam selam veren, herkese de o hazret teveccüh gösteriyor. Bizler bunun çok farkında olmayabiliriz ama Hz. Mehdi (a.f)’nin bize dönük yüzünün yüzde yüz bizim kalbimize etkisi vardır.

Beklenen Günün Yakın Olması Dileğiyle……

CEVAD ADIGÜZEL

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Bir Cevap Yazın

Mail adresiniz 3. şahıslarla paylaşılmayacaktır. * işaretli alanların doldurulması zorunldur.

Yorum yaparken aşağıdaki HTML taglarını kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>