İMAM HÜSEYİN (AS) İÇİN EN GÜZEL İNTİKAM!

resim-kopya

İMAM HÜSEYİN (AS) İÇİN EN GÜZEL İNTİKAM!

Kerbela faciası, vicdanı olan her toplumun dikkatini çekmiştir. Sebebi ise, İmam Hüseyin(as) açısından amacının ne kadar net ve kutsal olması, diğer taraftan ise her türlü zulümle kuşatılmışlığıdır. İmam Hüseyin (as)’e, peygamberin diğer çocuklarına ve yarenlerine bu zulmü reva görenlerin “ Ben Müslüman’ım” diyenler olduğunu biliyoruz. Yani islam figuranları altına saklanmış batıldı. İşte İmam Hüseyin(as) perdeler arkasına saklanan şeytan ve dostlarını açığa çıkarmıştır. Kerbela ve Aşura günü, hak ve batılı tamamen birbirinden nasıl ayrılması gerektiğini gösteren bir gündür.
Bütün bu zulümlere rağmen ne imam Hüseyin (as)’in oğlu İmam Zeynelabidin (as) bir evlat olarak, ne de imam Hüseyin (as)’in bacısı Hz. Zeyneb-i Kübra (as) bir bacı olarak imam Hüseyin (as), diğer Ehl-i Beyt çocukları ve yarenler için kısas asla talep etmemişlerdir. Çünkü bunun hesabı o kadar büyükki, kısas bu zülmün karşılığını veremez. Olay sadece insan öldürmek değildi ki cana can, dişe diş karşılık alınsın. Bu ümmetin dünyasını ve ahiretini, bu zamanda ve tüm çağlarda başına yıkmaktadır. Bunun kısası ne olabilirdi ki?
Ayrıca imam Hüseyin (as) ve tüm yoldaşlarının amacı kişisel değildi. Kısas istemekle, kişiselleştirilip kapatılamazdı. Yezid ve birkaç kişi yok edilerek te bu sorun çözülebilir miydi? Tablo bu kadar basit değildi. İmam Hüseyin(as)’in Arefe günündeki, Mina’daki, Mekke’deki, çeşitli hanlardaki hutbelerini hatırlayınız…
O halde imam Hüseyin (as)’in ve yarenlerinin intikamı ne olacak? Elbette âlemlerin Rabbi her şeye şahid olarak herkesin hakkını verecektir. Adalet günü Hakkın yanında duranlara, batıla destek verenlere de hakkının verileceği gündür. Bu yüzden imam Hüseyin (as)’in intikamı yüce Allah’a kalmıştır. İmam Hüseyin (as) için diyebiliriz bedel “o, Sare Allah” a kalmıştır.
Peki, bu dünyada imam Hüseyin(as)’e ve yarenlerine bu yapılanlar kâr mı kalacak? Hesabı sorulmayacak mı? Onların intikamını alma hakkı yok mudur?
Bunun cevabı yine İmam Hüseyin (as)de. Ona soralım. Zaten bu sorunun cevabını da önceden vermişti.
“ Ben ölmedikçe ayakta kalmayacaksa Muhammed’in dini,
Haydin ey kılıçlar alın (öldürün) beni.”
Yani tüm istediği “ Muhammed’in dini” idi. Başka kişilerin, grupların, sistemlerin tekeline giren din değil, “ Muhammed’in dini” ni istiyordu. Risalet pınarını kim devam ettiriyordu? Elbette kendisi. Ama ümmet bunu anlamadı veya anlamak istemedi. İşte Gerçek imam’in isteği ne olabilirdi? Elbette “ Muhammed’in dini” için mücadele ederdi.
Yine yola çıkmadan önce kardeşi Muhammed Hanefiyye’ye bıraktığı vasiyeti şu idi.
“ Allah’ım, sen biliyorsun ki, bizim tarafımızdan gerçekleşecek kıyam; saltanat için yarışmak ve değersiz dünya mallarından birşeye ulaşmak için değildir. Senin dininin (öğretilerini) öğretmek, ıslahat yapmak, mazlum kullarına emniyet ve güvence kazandırmak, İslam’ın farzları ve Resulullah’ın sünnetleri ve hükümleriyle amel olunmasını sağlamak içindir.”
Bu vasiyetine ve diğer söylemlerine bakılınca imam Hüseyin (as)’in istediği kan, saltanat, dünya değerleri değildi. Faciadan sonra vasileri ve yakınlarında da böyle bir talep görmüyoruz. O halde ne istiyorlardı???
İster kendi tarafında duranlardan , ister kendi tarafında durmayanlardan tüm talebi beş başlık etrafında toplanıyordu… Bu amaç için kendini ve yanında duran yarenlerini feda etti. Tüm dikkati bu beş noktaya çekmek istedi.
1- Tevhid
2- Adalet
3- Risalet/ Nübüvvet
4- Ahiret/ Mead
5- İmamet
Bu beş noktaya dikkat edildi mi herkes imam Hüseyin (as)’in çağrısını duymuş ve ona karşı sorumluluğunu yerine getirmiş olacaktır. Bunu isteyen sadece o da değildi ki. Bu beş noktayı babası imam Ali (as)’de, Hz. Peygamber(saa) de, yüce Allah ta istiyordu.
O halde imam Hüseyin (as)’i seven, önemseyen, anlayan, anlamak isteyen, düşmanlarından intikam almak isteyen bu beş nokyayı iyice kavrasın, yaşasın, yaşatmak için gayret göstersin. O zaman imam’ın ve tüm yarenlerinin en güzel intikamı alınmış olur.
Ya geçmişteki hatalarımız! Onlara ne olacak?
Herkesin “Hür” kadar affedilme hakkı vardır. İmam Hüseyin (as) ona gösterdiği şefkat ve iltiması sana da gösterecektir. Yeterki İmam’ının çağrısı olan bu beş temel noktaya gel!
1- Tevhid
2- Adalet
3- Risalet/ Nübüvvet
4- Ahiret/ Mead
5- İmamet
Bu beş temel noktayı öğrenmek ve yaşama getirmek imam Hüseyin (as)’e vereceğimiz en güzel icabet olduğu gibi, düşmanlarına da vereceğimiz en güzel cevaptır.
Şimdi diyeceksiniz ki biz de “Tevhid’i, risaleti, ahireti, adaleti istiyoruz ?”.
Ama sorun şu ki bunları en doğru ve en net anlatan; imamet merciisidir. Eğer imam kabul edilmezse saydığımız tüm bu noktalar anlaşılamaz. İşte imametliği kabul etmeyen ne tevhid üzerinde, ne risalet yolunda, ne adalet peşinde, ne ahiret gününde doğru konumda olamaz. Her şey sekteye uğrayacaktır.
İmam Hüseyin(as)’e karşı duranlar veya sessiz kalanlar bu şekilde dinlerini başlarına yıktılar. Onlar bir İmam’a karşı geldiler. İmam’a karşı gelmek inancımızın her temelini yerinden oynatmaktır. Zulmün büyüklüğünü görebiliyor muyuz? Bu nedenle bu beş temel nokta birbirinden ayrı olarak düşünülmemelidir. İmamet inancı olmazsa olmazlardandır.
Bugün bile İmam Hüseyin(as)’i anlamamalarının sebebi ve binlerce “İslam” adı altında din algısının çıkması da imametliği kabul etmemelerindendir. Kabul etmeyenler ne Tevhid’i, ne Adaleti, ne de Risaleti asla anlamayacaklardır. Bu da kendimize vuracağımız en büyük tokattır. Bu dünyada ve ahirette imansızlık tokadıdır. Büyük bir hayal kırıklığıdır. Allah muhafaza etsin, kendimize böyle bir tokadı layık görmeyi..

 

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Bir Cevap Yazın

Mail adresiniz 3. şahıslarla paylaşılmayacaktır. * işaretli alanların doldurulması zorunldur.

Yorum yaparken aşağıdaki HTML taglarını kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>