HZ. ZEYNEP, YEZİD’İN MECLİSİNDE NEDEN KONUŞMA YAPTI?

Resim---Kopya

HZ. ZEYNEP, YEZİD’İN MECLİSİNDE

NEDEN KONUŞMA YAPTI?

Hz. Zeynep Yezid’in zulüm sarayında aldatıcı olaylara şahit oluyordu. Yezid canisinin ağzından hak inanca karşı en ağır hakaretler çıkıyor, dini inanç ilkeleri ayaklar altına almış herkesin gözleri önünde çiğniyor ve İslam kisvesi içinde İslam’a ve 0’nun yüce Peygamberine karşı olan kin ve nefretini kusuyordu.

İslam’ın yüce kadını Yezid alçağının ağzından din ve inancın en temel ilkelerine karşına düşmanlık dolu akan sözlerine bizzat şahit olmakta idi ve bu durum da onun ne kadar zalim, vahşi ve inançsız birisi olduğunu açıkça ortaya koyuyordu.

Bunların dışında Yezid, işlemiş olduğu vahşi cinayetlerine bir yenisini daha eklemiş, alçaldıkça alçalmış ve karşısına koydurmuş olduğu Hz. imam Hüseyin’in pak ve temiz başına hakaretler etmiş, vurmuş ve bu durumunda da şarap içmeye devam etmiştir.

İslam’a ve Peygamberine yapılmış olan bu emsalsiz hakaret karşısında İslam ve peygamberinin kızı olan Hz. Zeynep’in susması doğru olur muydu?

Hz Zeynep gibi iman ve maneviyat dünyası bir kadın o zor ve ölümcül şartların içinde dahi kendi güçlü ve yenilmez iman, ilim ve Allah’a teslimiyet silahı ile delilleri açıkça ortaya koyup şirk, fesat ve inkâr ehlinin gerçek yüzünü ortaya çıkara bilecekken nasıl susabilirdi? O’nun gibi bir yücelik sahibi korkusuz hanımefendi uydurulmuş dini ve onun vahşi mucitlerinin gerçek yüzlerini ortaya çıkararak Allah’ın dinini, peygamberini ve onun tertemiz Ehl-i Beyt’inin çiğnenmiş hakkını savuna bilecek birisi nasıl susabilirdi?

Üstlenmiş olduğu ağır ve büyük dini ve insani sorumluluk gerçeklerin üzerine örülmüş olan kalın duvarların yıkılması ve o alçakça toplantıda bulunanlara hakikatleri açıklama görevini de veriyordu. Çünkü orada bulunanlar zalim yönetimin satılmış komutan, yönetici ve söz sahiplerinin yanı sıra Yezid’in yayınlamış olduğu emri gereği gelmek durumunda kalmış olan muhtelif halk kitlelerinden oluşmakta idi.

Bunların dışında sarayın, askeri ve siyasi merkezin etrafında toplanmış olan diğer halk kitleleri ise ne olduğunu öğrenmek telaşında idiler. Bu halk kesimleri menfur Muaviye yönetiminin bu topraklarda hâkim olduğu kırk yıldan beri yapılan yalan, uydurma ve iftira enformasyonundan dolayı hak ve batılı birbirinden ayırt edemeden zorba Emevi yönetiminin fedailiğini yapmış olan kitlelerdi.

Zorba mağlup kölelerinin, bilinçsiz ve aldatılmış halkın yüzünden sevinç ve neşe yağıyordu. Çünkü yalan ve iftira üzerine kurulmuş olan Emevi zorba yönetimi Hz. İmam Hüseyin’in parlak ve özgür nur simasını onlara karşı karalamada başarılı olmuştu. Özelliklede Şam halkı o dönemlerde inkârcı ve müşriklerden alınan esirleri, kafileler halinde Şam’a getirmelerine de alışkın idiler.

Durum bu iken Hz. Peygamberin bilge kızı Allah yolunda canını ortaya koyup hak dinin üzerine örtülmüş olan kalın perdeleri yırtıp insanlara hakikati göstermesi ve onların da çirkin, yalancı, inkârcı ve şirk dolu durumlarını insanlığın önünde sergilemesi gerekmez miydi?

Bu sebeplerden dolayı iffet, haya ve kararlılığın yeryüzünde ki sembolü olan bu hanımefendinin, o çirkin ve alçak toplantıda konuşmak şanına ve makamına aykırı olmasına rağmen hakkı, gerçekleri, zulmü, cinayeti, vahşiliği ve yalancı simaları ortaya koyup kimler olduğunu haykırmak için konuşma yapmak durumunda kalmışlardı. (Aynen annesi gibi)

Konuşarak ölüm uykusuna dalan, kendilerini boş ve anlamsız şeyler karşısında şereften, onurdan, dinden ve insanlıktan yoksun insanlara peşkeş çeken ve onların zalimce hedeflerine hizmet eden uyandırmak mecburiyetini kendine görmüştü.

Varlık âleminin en üstün insanı olan Hz. Peygamber’in âlemlerin en yüce ve en şerefli evlatlarını vahşice katleden âlemlerin en vahşi yaratıklarının gerçek yüzünü uyuyan, aldatılan ve iftiralara inandırılan halka açıklayabilmek için konuşmak durumda kalmışlardı. Çünkü bu halk uzun yıllardan beri zalim zorbanın yalan ve iftiraları içinde büyümüş, hak sözü duymamış ve gerçeklere karşı kör olmuşlardı. Ve zorba sarayında zulmün belini kıran hutbesini yapmışlardı.

Allah’ın selamı Hz. Peygamber ve onun Ehl-i Beyt’inin üzerine olsun

İMAM RIZA DERGÂHI YAYINLARI/ HZ. ZEYNEP kitabından alıntıdır. SAYFA 307. 308. 309

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Bir Cevap Yazın

Mail adresiniz 3. şahıslarla paylaşılmayacaktır. * işaretli alanların doldurulması zorunldur.

Yorum yaparken aşağıdaki HTML taglarını kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>