HZ. FATİME ANNEMİZİN VASİYETİ

Resim---Kopya

 

“Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.

Bu Resulullah’ın kızı Fatime’nin vasiyetnamesidir.

O, Allah’tan başka bir ilahın olmadığına, Muhammed’in O’nun kulu ve elçisi olduğuna, cennet ve cehennemin hak olduğuna, kıyamet gününün geleceğine ve onun gelmesinde bir şüphe olmadığına tanıklık ediyor.

Ya Ali! Ben Muhammed’in kızı Fatıma’ yım, dünya ve ahrette seninle olmam için Allah beni seninle evlendirdi.

Sen başkalarından bana daha layıksın.

Bana gusül verme ve beni kefenleme işlerini gece yap, bana gece namaz kıl, beni gece defnet ve hiç kimseye haber verme.

Seni Allah’a ısmarlıyorum; kıyamet gününe dek Evlatlarımı selamlıyorum.”

Bu vasiyet kişisel bir vasiyet değildir. Annemizin bu vasiyeti, kıyamete kadar gelecek ümmetin gözünü açacak, kaderini değiştirecek niteliktedir. Zaten kişisel düşünüp, hareket etseydi bu şekilde şehadete kavuşmazdı. Daha hayatının 19 unda. “ Ben bir kadınım ne yapabilirim yada bunlar çok azmışlar, benim küçücük çocuklarım var, onları korumalıyım, üstelik hamileyim…” gibi mazeretlerin ardına saklanabilirdi. İşte o zaman kişisel olurdu. Lâkin annemiz böyle demedi.

Yüce Allah’a olan sorumluluğundan şimdiye kadar konuşmayan Fatıma annemiz bu aşamada hiç susmadı. Önce risalete olan sadakatinden, şimdi de imamına olan sadakatinden yolu değiştirmek isteyen sözde Müslümanlara tepkisini her şekilde gösterdi.

Ehl-i Beyt’in kapısını ateşe verseler de, çocuklarını riske atsalar da imamını onlara teslim etmedi. İmama sadakatin önemini gözlerimizin önüne serdi. İmam Ali(as)’nin risalete sadakatini hicret gecesi gösterdiği mukavemeti, annemiz de imama sadakatini o gün aynı mukavemetle göstermişti.

İmamını tanımayan ümmet, zaten fitne ateşinde yanıp kavrulacaktı. Bu yüzden annemiz ümmeti kurtarma adına tüm benliği ile direndi. Ölüm döşeğinde bile mücadeleye devam etti.

 “ Ey Ali!…. gece yap. Namazımı gece kıl. Beni gece defnet…”. Israrla “gece” demesinin bir anlamı vardı. Gece gizlilik anlamına gelirdi. Bu soruyu imanın peşinde dolaşan ümmet ve gelecek nesiller için hazırlamıştı. Ümmet “ neden ya Zehra annem?” yada “ Annem! mezarın nerede?” dediği an, tüm cevapları alacaktı. İşte o zaman ümmet önünde duran fitne komplolarını fark edecek, yoldaki sapmaları görecekti. Bu Fatıma annemizin çocuklarına son tembihi idi.

Ehl-i Beyt’in kapısı olmadan insan “ Müslüman “ olamazdı. İmamının velayetine girmeyen ne Resulullah(saa)’ın velayetine dolayısıyla ne de yüce Allah’ın velayetine giremezdi. Eğer bugün bizler, peygamberin kapısını çalabiliyor ve hayatımıza bu kapıyı aralayabiliyorsak, bu annemizin ve babamızın direnişindendir. Tüm ümmeti uyandırma bahasına canlarından, çocuklarından ve her türlü dünya nimetlerinden vazgeçmelerinden dolayıdır.

Tüm ümmeti imansız ve sapmış görmektense, ebedi olarak mezarsız bilinmeyi tercih etti. Mezarı belli olsaydı, o azgınlar dini kullanarak kendi istek ve yollarını meşru gösterecekti. Mezarına gelip göstermelik birkaç damla gözyaşı, birkaç pişmanlık sözü ile yine toplumu ayakta uyutacaklardı. Yada hiçbir şey olmamış gibi yollarına devam edeceklerdi. Ümmete başka yollar göstereceklerdi.

Lâkin annemiz onların komplolarının yolunu kesti. Asla asla onları affetmedi. Cenaze namazına kabul etmedi. Böylelikle imama sadakatten asla taviz verilmemesi gerektiğini vasiyeti ile tüm inananlara duyurdu. Bu Sırat-ı Müstakimi korumak anlamına geliyordu.

Böylelikle kıyamete kadar sürecek fitnecilerin tuzaklarını bozdu. Bugün islamın berrak yolunu görebiliyorsak, bu annemizin dirayetidir. Bunun bedeli imamın dul ve yalnız, küçük yavrularının gözleri yaşlı kalsa da…

Ey imam Ali(as)! Ey imam Hasan (as)! Ey İmam Hüseyin(as)! Ey Zeyneb-i Kübra(as)! Ey ümmü Gülsüm(as)! Ey Muhsin(as)! Sizlere bunları yaşatanlar utansın. Hakkınız çok çiğnendi. Biz tüm bunlardan beriyiz.

Affedin bizi! Size ellerimizi uzattık ama ulaştıramadık.

Anneciğim mezarını bilmesekte, sen bizim kalbimize yazıldın. Sen bu çileleri yaşamışken, sessizlik bize yakışmaz. Sen bizim dilimizde, gönlümüzde, hayatımızın her yanındasın.

Senin vasiyetin gözlerimizi açtı. Sen boşuna bu kocaman insanlığın, özelde de bu ümmetin annesi seçilmedin. Anne elin hep üzerimizde olsun. Ellerinden öpüyoruz.

 

 

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Bir Cevap Yazın

Mail adresiniz 3. şahıslarla paylaşılmayacaktır. * işaretli alanların doldurulması zorunldur.

Yorum yaparken aşağıdaki HTML taglarını kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>