HÜR SOKAĞI

Resim---Kopya

HÜR SOKAĞI

Her sorunun cevabında tüm seçenekler arasında, sadece bir tanesi diğerlerinden farklıdır. Çünkü o seçenek tek gerçektir. Diğer seçenekler ise yanlıştır ve üstü çizilerek yok görülür. Bu mutlak kural hayatın her boyutunda geçerlidir. Düşüncelerde, hayallerde, duygularda, davranışlarda….

Bazen bu tek doğru seçeneğin tercih edilmesi ve hayata geçirilmesi aşamasında muhalif yaklaşımlar ve çok boyutlu baskılar artabilir. Doğru seçeneğin işaretlenmemesi, düşünülmemesi, hayata geçirilmemesi için…

“Biz mutlaka sizi biraz korku ile biraz açlık ile yahut mala, cana veya ürünlere gelecek noksanlıkla deneriz. Sen sabredenleri müjdele!” (Bakara, 2/155)

Korku, açlık ve kayıp riski, insanların doğruları seçmesinde engel olarak çıkabilir, seçeneğin tercih edilmesini zorlaştırabilir. Bu engeller imtihanın bir parçasıdır. İnsanın doğrulara sarılmasındaki inanç ve kararlılık seviyesini ölçer. Aksi takdirde doğruların arkasından gitmek o kadar kolay değildir. Hakikati ve adaleti istemek, zulümlere meydan okumak, yalanları yok etmek…

İnsanın kendi iradesi ile hakikat arasındaki tüm duvarları yıkmak, ayağına bağlanan tüm prangaları kırmak, baskılara meydan okumak, muhaliflere takılmamak… Bunları başarabilen ancak “Hür” olabilir. İradesini ve kalbini sarıp kuşatan tüm engelleri aşabilir. Tüm bunlar mutlak adalet ve hakikati isteyenler içindir.

İşte imam Hüseyin(as), hak ve adaleti unutan ve çeşitli baskılar altında kalan bu ümmetin gerçek seçeneği görebilmesi için bir ışık yaktı. Aynen bir fecrin doğuşu gibi.

Hakikate inananlara, hak peşinden gitmek isteyenlere tüm baskı, etki ve tepkilere meydan okumayı öğretti. Uhud’ta direnen babası İmam Ali (as) gibi imam Hüseyin (as) de mukavemet yolunu gösterdi. Hakkı istemede kararlığı ve ısrarlılığı anlattı. “Rabb’inin rızası”nı istemede “istemenin gücünü” gösterdi. Batılın maskelerini tek tek düşürerek gerçek yüzünü aşikâr etti.

 Karanlığa aşık olmayanlar, karanlığı sevmeyenler veya sevmek istemeyenler İmamın meşalesini fark etti.

Aynen Hür b. Yezid Riyahî gibi. Önce karanlık cephede komutandı. Demek ki imam Hüseyin (as)’in meramını önce anlamamıştı. Belki de karanlık ona meşru gelmişti. Sebep her ne ise de o tercihlerini sorgulamaya başladı. “Doğru cevap nedir?” diye.  Ve imamını okumaya ve anlamaya çalıştı. Hele bir de insan yalnızca “Rabb’inin rızasını” istiyorsa, her bakışın boyutu tamamen değişmeye başlıyor. İşte o zaman imam Hüseyin (as)’in meşalesini görebiliyor.

Kısa bir süre kalmıştır Hür’ün önünde.

Ölüm kaçınılmaz olduğu halde tercihini yapıyor. Ve imam Hüseyin (as)’in tarafına geçiyor.

İnsan gerçek cevabı istiyorsa, tüm baskı ve olabilecek kayıplara rağmen doğru tercihinin arkasından gidebilir. Tüm kaygı ve korkularını geride bırakabilir.

 Ve adı “Hür” olan o güzel insan, imam Hüseyin (as)’in dediği gibi “ Adı gibi Hür” oluyor.

Şimdi imam Hüseyin(as)’in kucağında yatıyor. Onunla beraber tüm saygı ve hürmete mazhar oluyor. Yaptığı doğru seçenekten dolayı.

İşte bu nedenle imam Hüseyin(as)’i anlamak, Hür sokağından geçmekle olur. Hür sokağından geçemiyorsanız eğer, asla İmam Hüseyin(as)’in kucağında kendinizi bulamazsınız. Hür sokağı olmadan asla…

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Bir Yorum

  1. 1

Bir Cevap Yazın

Mail adresiniz 3. şahıslarla paylaşılmayacaktır. * işaretli alanların doldurulması zorunldur.

Yorum yaparken aşağıdaki HTML taglarını kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>