EL-EVVEL OLAN ALLAH’IM!

Resim---Kopya

                      EL – EVVEL

Başlangıcı ve O’nun bir öncesi olmayan demektir.

Biz yok iken, bizden önce varolan O’dur. Bizleri yokken yaratması O’nun önceden varolduğunun delilidir. O’nun bizi yaratması O’nun evvel,  bizler öldükten sonra diriltip hesaba çekmesi de O’nun Âhir olduğunu gösterir. O sadece bir yönüyle değil,  tüm sıfatları ile evvel ve ahirdir. Örneğin O’nun Alîm olması şu ana mahsus değildir. O evvelde de,  ahirde de Alîm’dir,  Kahhar’dır,  Cabbar’dır…

İhlâs sûresi /3 « Doğurmamıştır ve doğurulmamıştır.»

Derken O’nun başlangıcı ve sonu yoktur demektir. O’nun için doğma, büyüme,  gelişme,  yaşlanma ve ölme gibi evreler geçerli değildir. O’nun tüm sıfatlarında başlangıcı ve sonu yoktur. Evvelende subhandır. Âhiren de subhandır.

Yüce Allâh için zamana göre, mekâna göre de bir durum söz konusu değildir. O,  tüm zamanlara ve mekânlara hükmeder.

Bakara sûresi /255 «…O’nun kürsi’si gökleri ve yeri kaplamıştır.»

O halde, insan Evvel – Âhir olan Allâh’ a bağlanmakla ne isabetli bir karar aldığını,  Allâh’ a bağlanmamakla da ne büyük bir hata yaptığını anlamalıdır. Düşün sen yoktun Ama Yüce Allâh Senin babana ve o andaki tüm varlıklara hükmediyordu. Baban yoktu. Babanın babasına da hükmediyordu. Hz. Âdem (as) e kadar gider. Ama Hz. Âdem (as) de yoktu. Ama Hayy ve evveli olan yüce Rabb’imiz hep vardır.

Bakara sûresi /30. âyet-i Kerîm’e de Yüce Allâh Hz. Âdem’den önce meleklere sesleniyor. Melekler de yaratılmış. Demek ki meleklerden önce de Yüce Allâh vardı. Demek ki Allâh hep var. Şimdi soruyorum Yüce Allâh’ tan başka kabul edilen sahte ilahcıklardan hangisi Evvel’dir. Bâki dir. Onlar kendi varlıklarına bile hükmedemezler. Ki onlar da fanî oldular. Asi insanlar bunu hiç hesaba katmadan onlara tabî oldular. İtaat ettiler, onların sunduğu yaşam tarzlarını edindiler.

Kasas sûresi /88 «Ve Allâh ile beraber başka bir ilâha tapma. O’ndan başka ilâh yoktur. O’nun zâtından başka her şey helâk olucudur. Hüküm O’nundur ve siz O’na döndürüleceksiniz.»

Oysa Yüce Allâh Evvel’dir. Âhir’dir, Bâki’dir. O,  tüm yaratılmışlar için geçerli olan arazlardan münezzehtir. Doğmak (ilk başlangıç) ve ölmek (son) bir arazdır. Yaratılmışlar için geçerlidir. Doğma (varolma) ların ve ölme (yok olma) lerin takdiri Yüce Allâh tarafından verilir. Hiç kimseye “sen doğmak veya ölmek ister misin” diye sorulmaz. Kararı veren irade yalnızca Yüce Allâh’ ındır. Bu karar sadece insanlar için söz konusu değildir. Yer ve göklerle beraber bu ikisinin kapsadığı her şeyin varolması ve yok olması,  hep varolan ve sonu olmayan Yüce Allâh’ ın kararıdır.

Bakara sûresi /255 « Allâh kendinden başka ilâh olmayan (ilâh) dır. O, sürekli diridir ve yarattıklarını sürekli koruyup gözetendir. O’nu ne bir uyuklama,  ne de uyku tutar. Göklerde ve yarde ne varsa hepsi O’nundur. O’nun katında kendisinin izni olmadan kim şefaat edebilir? O,  onların önlerindekini de,  arkadakilerini de bilir. Onlar,  O’ nun ilminden dilediği kadarından fazla bir şeyi kuşatamazlar. O’nun kürsi’si gökleri ve yeri kaplamıştır. Bunları korumak O’na güç gelmez. O,  çok yüce,  çok büyüktür.»

Hiçbir şey yokken var ediliyorsa,  bunu var eden vardır,  değil mi? Mesele sadece bir şeyin varolması değil,  O’nun hayatı,  ihtiyaçları,  takibi,  hesabı,  sonu… Bunları takdir edecek olan,  hükmün sahibi eksikliklerden uzak,  kâmil isimleri olan Allâh’ tır.

İnsan çevresindeki varlıklara baksın ve bunlar üzerinde tefekkür etsin. Toprak bir kuru tarla iken bir süre sonra renkli çiçeklerin,  değişik tatlarda meyvelerin,  sebzelerin yatağı oluyor. Toprak ne tat,  ne de renk fabrikası değil. Ama bu toprağa bir misyon yükleyen kimdir sizce?

En’âm sûresi /99 « Gökten su indiren de O’dur. Onunla her tür bitki bitirdik. Onlardan yeşillikler çıkardık. O yeşilliklerden de birbirinin üstüne yüklenmiş taneler çıkardık. Hurmaların tomurcuklarından birbirlerine yakın salkımlar oluşturduk. Yine kimisi bir birine benzeyen, kimisi de benzemeyen üzümlerden,  zeytinlerden ve narlardan bahçeler meydana getirdik. Meyve vermeleri sırasında,  bunların meyvelerine ve bu meyvelerin olgunlaşmış hallerine bakın. Şüphesiz bütün bunlarda iman eden bir topluluk için âyetler vardır.»

Önce meyve bahçeleri yoktu. Bunu El – Evvel olan Yüce Allâh var etti.

Yağmur bizim için sıradan gelebilir,  bizim pek dikkatimizi çekmeyebilir. Ama kurak ve susuz bir dönem geçirdiğimizde yağmurun ne kadar önemli olduğunu anlarız. Ve Yüce Allâh’ a yönelir,  olmayan yağmurun olmasını isteriz.

Şura sûresi /28 « Onlar ümit kestikten sonra yağmuru indiren ve rahmetini yayan O’dur. O, velidir,  çokça övülendir.»

Bu birkaç örnek ile şunu anlıyoruz. Her şey yaratılandır ve geçicidir. Fakat her şeyin evvelinde tüm kâmil isimleri ile Yüce Allâh var. Ve O’ndan önce diye bir şey yoktur.

Mûzemmil sûresi /9 «(O) doğunun ve batının Rabb’idir. O’ndan başka ilâh yoktur. O halde sen O’nu vekil tut.»

Parolamız;

Yüce Allâh’ ın tüm isimleri ile beraber El – Evvel olduğuna iman ettik.

Lâ Evvele illâ El – Evvel

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Bir Cevap Yazın

Mail adresiniz 3. şahıslarla paylaşılmayacaktır. * işaretli alanların doldurulması zorunldur.

Yorum yaparken aşağıdaki HTML taglarını kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>