BOY ABDESTİ(GUSÜL) İLE BOYANABİLİYOR MUYUZ?

103234-duvarlar-icin-duvar-kagd-3-d-dogal-manzara-plaj-coco-mavi-goekyuezue-beyaz-bulut-isle-seascape-arka-plan-duvar-3d-duvar-kagd-beibehang

BOY ABDESTİNİ(GUSÜL) NASIL DÜŞÜNÜYORUZ?

Boy abdestin Arapça kavramı gusül demektir. Ğa- se-le kelimesinden türemiştir. Anlamı yıkamak demektir. Yani suyun üzerinden akması demektir. Abdestten farkı ise abdeste ellerin sürülmesi, gusül de ise suyun gezdirilmesi anlamına gelmektedir. Yani ellerle mesh etmeye gerek yoktur.

Yüce Allah’ın Kitabında; “…cünüp iseniz temizlenin…” (Maide süresi/ 6) buyurması ve bu temizliğin nasıl yapılacağının da Kâinatın efendisi Hz. Muhammed (s.a.a.) tarafından açıklanması ile emredilmiştir.

Boy abdesti olayını sadece bir temizlik olarak görülseydi o zaman tüm banyoların gusül sayılması gerekirdi. Oysaki boy abdesti bir ibadettir. Hem de tüm ibadetlerden önce yapılması gereken bir ibadettir. Yani abdestin, namazın, orucun, haccın vs. geçerli olması için boy abdestin olması şarttır. Çünkü boy abdesti bir ibadettir. Ve ayetlerde bir emir olarak geçmektedir.

“…cünüp iseniz temizlenin…” (Maide süresi/ 6)

“……cünüp iken de yolcu olanlar müstesna gusül edinceye kadar namaza yaklaşmayın…..” (Nisa süresi/43)

Bu ayeti kerimelerden öncelikle anlıyoruz ki boy abdesti ile Rabb’imize bir kulluk sunumu vardır. O halde boy abdestin amacını görmemiz gerekir.

Boy abdesti ile tüm vücut baştan aşağıya, ıslak kalmayacak şekilde her yer yıkanır. Yani bir temizlik söz konusudur. Arapçada “Taharetleniniz” olarak geçer. Acaba taharet, vücut kirlerinin giderilmesi midir?

Hayır, çünkü gusülden önce tüm kirler zaten önceden temizleniyor. O halde mesele bir banyo yapmak değildir. Bir Rabbani terbiye var demektir. Tathir ayetini hatırlayalım.

 “….Ey Ehl-i Beyt! Allah sizden her türlü kiri giderip, sizi tertemiz yapmak istiyor.” (Ahzab süresi/ 33)

Bu ayette iç temizliğe vurgu yapılmaktadır. O halde boy abdesti ile birde iç temizlik önerilmektedir.

Nasıl ki bir insanın iç güzelliği (dediğimiz Takvası) dışarıya yansıyorsa, dış temizliğinden de içeriye bir mesaj verilmektedir. Yani bir “arınma” çalışması.  Böylece dıştan içeriye telkin verilir. İçe doğru bir güzellik yansımayacaksa boy abdesti bir banyo olur. Ancak arınma mücadele fikri varsa gusül hedefine kavuşur ve ibadet olur. Yani gerçek anlamda boy abdesti, alanın içini de yıkamış olması gerekir.

Bu nedenle niyet edilir. “Allahı’m! Senin rızan için temizlenmeye(boy abdestini almaya) karar verdim yani niyetlendim”

O halde gerçekten Allah rızasına giden maksadımızı gerçekleştirmek yani arınmak istiyorsak, öncelikle yapmamız gereken imanın esasları olan Usul-i Dini çok iyi bilmemiz ve yakinen o başlıklara iman etmemizdir. Bu kişi Allah’a, ahiret gününe, kitaplara, peygamberlere, imamlara ve adalete gerçekten iman etmiyorsa bu kişi boy abdesti alsa da bir türlü arınmayı başaramayacaktır. Oysaki iki boy abdesti arasında bile arınma tekâmülü olmalıdır. Bu da o kişinin çabalarına bağlıdır. Olay sadece bu esasların başlıklarını kabul etmekte değildir. Örneğin;

“İnsanlar bir tek ümmet (topluluk) idi. Sonra Allah müjdeleyici ve korkutucu olarak peygamberleri gönderdi ve insanlar arasında ayrılığa düştükleri şeylerde yargıda bulunmak için onlarla beraber hak üzere kitap indirdi. Ama kendilerine kitap verilenler, apaçık deliller kendilerine geldikten sonra aralarında ki zulüm ve azgınlıktan ötürü onda ayrılığa düştüler..”(Bakara süresi/ 213)

Bu ayete ne kadar uyuyorsunuz. Ya da;

“Ey iman edenler! Allah’ı çok zikredin, O’nu sık sık anın. Sabah akşam O’nu takdis ve tenzih edin.” (Ahzab süresi/41-42)

Bu ayetlere ne kadar uyuyor. Ya da;

“Hayır, hayır! Yetime ikram etmiyorsunuz. Yoksulu yedirmek konusunda birbirinizi teşvik etmiyorsunuz. Haram helâl demeden mirası alabildiğine yiyorsunuz. Malı da pek çok seviyorsunuz.” (Fecr süresi/ 17-20)

Ya da Hz. Peygamber(saa)’den ve imamlardan (sa) gelen haberlere ne kadar uyuyorsunuz?

Hz. Resulü Ekrem (saa) şöyle buyurdu; “Şüphesiz ben sizin aranızda iki ağır emanet bırakıyorum. Biri Allah’ın kitabı Kuran, diğeri Ehlibeytimdir. Bu ikisine sarıldığınız müddetçe benden sonra asla sapmazsınız. Yüce Allah bana haber vermiştir ki; O ikisi Kevser havuzunun kenarında bana varıncaya dek birbirinden ayrılmazlar”

Hz. Peygamber (saa) yine şöyle buyurdu; “Allah’ı sizi rızıklandırdığı için sevin. Beni, Allah’ı sevdiğiniz için sevin. Ehlibeytimi de beni sevdiğiniz için sevin”

İmam Ali Murteza (as) şöyle buyurdu; “Cennet cömertlerin, cehennem cahillerin yeridir.”

İmam Cafer Sadık (as) şöyle buyurdu;  “Hiç kimseyi üç defa öfkelendirmedikçe, dostluğunu bir şey sayma.”

Yani boy abdesti kirli düşünce ve duygulara karşı arınmayı başlatmaktır. Eğer bu kişi bu kararla banyoya giriyorsa emin olun ki her boy abdestinde yeni adımlar atmış olur. Her boy abdesti ile daha da parlar ve aydınlanır. İki boy abdesti bile birbirine benzemez.

Nasıl vücuttan önce kirleri temizliyor ve tüm vücudu yıkıyorsak şöyle düşünmeliyiz. “Tüm kirlerin vücudumdan akıp gittiği gibi, günah ve hatalarım da benden uzaklaşsın.” Bu yüzden hem su hem de tevbe ve mağfiret dilenmelidir. Mağfiret ve tevbe de iç kirlerin gitmesinin vesilesidir.

Boy abdesti alırken vesile olarak su kullanılır. Su temizleyicidir. Yıkayıcıdır. Saflığı ifade eder, arıdır. Sadece insan yıkanmaz ki bu dünyada. Her varlık yıkanır. Gökten yağmur yağdığında tüm yeryüzünün de yıkanması gibi.

“Ve Kendi rahmetinin önünde rüzgârları müjdeciler olarak gönderen O’dur. Biz, gökten tertemiz su indirdik…” (Furkan Suresi/ 48)

Yüce Allah insan da dâhil her varlığa su veriyor hem de onları yıkıyor. Niçin?

Çünkü yüce Allah her varlığa bir hayat hem de tertemiz bir hayat vermek istiyor.

“Allah gökten su indirdi, ölümünden sonra yeri onunla diriltti; işitebilen bir topluluk için bunda gerçekten bir ayet vardır.” ( Nahl Suresi/ 65) 

“Size bir korku ve umut (unsuru) olarak şimşeği göstermesi ile gökten su indirmek suretiyle ölümünden sonra yeri onunla diriltmesi de, O’nun ayetlerindendir. Şüphesiz bunda, aklını kullanabilecek bir kavim için gerçekten ayetler vardır.” ( Rum Suresi/24) 

Ancak bu hayat verme yalnızca zahiri anlamda düşünülmemelidir.

Yüce Allah diri oldukları halde inanmayanlara su verdiği halde onları ölü- sağır- kör olarak ta ifade etmektedir.

“ Şüphesiz sen ölülere duyuramazsın. Arkalarına dönüp kaçarlarken sağırlara da çağrıyı duyuramazsın. Körleri sapıklıklarından vazgeçirip doğru yola getiremezsin. Ancak ayetlerimize inanıp da müslüman olmuş olanlara duyurabilirsin.” (Neml süresi/ 80-81)  

O halde ne yapılmalıdır.?

Boy abdestin geçtiği Ayet-i Kerime’ye bakalım.

 “Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi yıkayın ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı. Eğer cünüp iseniz, iyice yıkanarak temizlenin. Hasta olursanız veya seferde bulunursanız veya biriniz abdest bozmaktan (def-i hacetten) gelir veya kadınlara dokunur (cinsel ilişkide bulunur) da su bulamazsanız, o zaman temiz bir toprağa yönelin. Onunla yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin (Teyemmüm edin). Allah, size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez. Fakat O, sizi tertemiz yapmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz.”( Maide süresi/ 6)

Akabinde gelen cevap niteliğindeki Ayet-i Kerime’ye dikkat eder misiniz?

“Allah’ın üzerinizdeki nimetini ve “işittik, itaat ettik” dediğinizde ona verdiğiniz ve sizi kendisiyle bağladığı sağlam sözü hatırlayın. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.” ( Maide süresi/ 7) 

O halde boy abdesti bu bilinçte olmalıdır.

 “Biz her ümmet için bir şeriat tayin ettik ki, onlar onunla amel ederler….” (Hac süresi/67)

Gerçekten hayat bulmak için içten ve dıştan arınılmalıdır. Bu olmazsa olmazlardandır.

Su hem vücudun dışını yıkar, hem de içini yıkar. Su bize gökten iner. Onun gibi dışı ve içi yıkayan ve arındıran hem de inen bir de vahiy vardır. İki inzal olunan şey. Su ve Vahiydir. İki temizleyici ve iki hayat kaynağı. O halde vahye ve vahiy inen Resule dayanmayan gerçek anlamda kendini arındıramaz.

”..Sizi temizlemek, şeytanın vesvese ve pisliğini sizden gidermek, kalplerinizi pekiştirmek ve adımlarınızı sağlamlaştırmak için üzerinize gökten su indiriyordu”(Enfal süresi/ 11)

Yine yüce Allah şöyle buyurmuştur; “…Orada temizlenmeyi seven kişiler vardır. Allah temizlenenleri sever”(Tevbe süresi/108)

Su bulunmayan yerde toprak ile teyemmüm önerilir. Bu, şu anlama gelir. Vurgulanan nokta yine suyun kendisi değil, su ile yapılmak istenen işlev yani “ arınma” dır.

O halde gerçekten arınmak için, asıl mesele su çeşmelerini arayıp bulmak değil, Sakîleri bulmaktır. Yani hidayet yolunu gösterenleri.  Gerçek anlamda insanoğlunu sulayanları ve hayat verenleri.

Hz. Resulü Ekrem (saa) şöyle buyurdular; “Şüphesiz ben sizin aranızda iki ağır emanet bırakıyorum. Biri Allah’ın kitabı Kuran, diğeri Ehlibeytimdir. Bu ikisine sarıldığınız müddetçe benden sonra asla sapmazsınız. Yüce Allah bana haber vermiştir ki; O ikisi Kevser havuzunun kenarında bana varıncaya dek birbirinden ayrılmazlar”

Hz. Muhammed(saa) bizimle buluşma yeri olarak Kevser Havuzuna randevu vermesi de çok önemlidir. Yani sakilerden faydalananlar cennette de onların yanında olacaklardır.

Gusül sadece arınma da değildir. Aynı zamanda bir zırh giymedir. Günah yükünden arınırken şimdi yeni korunma ve yeni adımlar atma dönemi başlıyordur. Yeni başlangıçların kararıdır. Yeni kimlik.

O halde karar al ve dua et boy abdestini alırken. Özellikle amacın olan ilahi rızayı ifade eden Tevhid (La İlahe illallah) ve yolunu haykıran salâvata vurgu yap. Çünkü bu iki nokta sana dirilişi getirecektir. Hedefin ve yolun belli olacak.

Unutma ki bu boy abdesti hayatın boyunca tekrarlayacağın bir imtihanındır. Ta ki tam temizleninceye kadar yani saf tertemiz biri (Muhlis) oluncaya kadar…

İmam Muhammed Bakır (a.s) buyurdu; “Abdest ve gusül, sınırlarını Allah’ın belirlediği bir ameldir ki, Allah onlarla kimin kendisine itaat ettiğini, kimin de kendine isyan ettiğini zahir eder. Şunu biliniz ki, mümini hiç bir şey necis etmez. Dolayısıyla, abdest ve gusülde suyu, yağ sürer gibi dökünüz, harcayınız.” (İsraf etmeyiniz, yani bu amellerinizi sırf bedenî bir temizlikmiş gibi algılama durumuna düşmeyiniz.)

Boy abdest ile ilgili kurallara baktığımızda dikkatli olunması gereken yerlere bizi yöneltmektedir. O halde farzlara dikkat edelim.

  1. Niyet
  2. Guslün sonuna kadar niyetin korunması
  3. Vücudun tamamını yıkamak
  4. Göz, burun, ağız, kapalı ve gizli yerlerin yıkanması gerekli değildir.
  5. Suyun rahat bir şekilde ulaşması. Yüzük altı gibi.
  6. Kendisi gusletmeli
  7. Gusülde bedeni temiz olmalı
  8. Gusül suyu saf ve temiz olmalı

Boy abdestinin çeşitli hikmetleri de vardır.

1.Stresten kurtulma, psikolojik rahatlama oluşur.

Sekizinci İmam Ali Rıza (a.s) boy abdesti ile ilgili bir sözünde şöyle buyuruyor;

“İnsanın cünüp olduktan sonra gusletmesinin sebebi, bedeninde ve ruhsal durumu üzerinde oluşan kirlilik ve ağırlığın giderilmesi ve bedenen temiz, ruhen de rahat ve huzur içerisinde olunmasının sağlanmasıdır. Çünkü cünüplükte bütün beden bu halden etkilenmektedir. Dolayısıyla, bedenin sadece cünüplüğe vesile olan organının değil, tamamının yıkanması gerekir. İdrar ve dışkı, meniden daha şiddetli necis oldukları halde, onları yaptıktan sonra gusletmek gerekmez. Bu, Allah’ın, kullarına hem rahmeti ve merhametinin bir gereği, hem de bu iki halin insanda istek dışında ve çok sık olarak ortaya çıkmasından ötürüdür. Yüce Allah kullarına zorluk ve meşakkat yüklememek için bu hallerde yalnızca abdest almalarını emretmiştir. Ki Allah şöyle buyuruyor; “… Allah sizin için kolaylık ister, güçlük istemez…” [Bakara süresi/ 185]

2.Artık maddelerden sonra temizlenme(dışkı, idrar, hayız, meni vs.) belki de hayızdan sonra cildinizde hormon artıkları kaldı. Tüm kirlerden sonra yıkanmanın çokça yönleri olabilir. İlmin peşinden gidilince bu tablolar daha da keşfedilecektir.

3. Mikroplardan korunma sağlanmış olacaktır.

4. Hormonları, hücre artıkları, mikroplar gibi etkenleri vücuttan uzaklaştırma (cünüp, hayız, meni gibi durumlarda veya ölüye dokunulduğunda vs.)

5. Derinin gözeneklerinin açılması; solunum, boşaltım, beslenme, koruma yönü ile bedenen ve ruhen sağlığa destek verir.

6. Algı ve hissin düzene girmesini sağlar.

“Allah, kelamın en güzelini ikizli, ahenkli bir kitap olarak indirdi. Ondan Rablerine saygısı olanların derileri ürperir. Sonra derileri de, kalpleri de Allah’ın zikrine karşı yumuşar. İşte bu Allah’ın rehberidir. Allah, onunla dilediğini doğru yola çıkarır. Her kimi de Allah şaşırtırsa, artık ona doğru yolu gösterecek yoktur.” (Zümer süresi/ 23)

7. Dua etmenin, Rabbimize sığınmanın bedeni halidir.

8. İrade jimnastiği yapılıyor. Yeni iç kararlar alıyor.

Dikkatinizi çekiyor mu, bilemiyorum. Ziyaretlere giderken de ilk olarak gusül alınması tavsiye olunur. Bu ziyaretler Hz. Muhammed ve Ehl-i Beyt’ini ziyaret etmelerdir. Acaba neden onların yanına giderken bir ibadet olarak gusül yerine getirilmesi söylenilir? Çünkü onların huzuruna arınmış, söz dinlemiş ve onlara layık olunmak istenilir. Daha bu durum önderlerimize böyle iken, âlemlerin rabbinin huzuruna gitmek için daha da arınmış olmak gerekir.

Ölürken bile boy abdestin insana verilmesi sanırım her şeyin ne anlama geldiğini bir kez daha vurgulanması açısından önemlidir. Rabbinin huzuruna tertemiz, O’nun terbiyesinde ve arınmış olarak çıkmayı istemektir.

İnna lillah ve inne ileyhi raciun.

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Bir Cevap Yazın

Mail adresiniz 3. şahıslarla paylaşılmayacaktır. * işaretli alanların doldurulması zorunldur.

Yorum yaparken aşağıdaki HTML taglarını kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>