BAŞ AĞRISI

65151

 

“Allah’ın bütün takdirleri, mümin için hayırdır. “

İMAM HÜSEYİN (A.S)

 

Hatice Hanım namazını kıldı, seccadesini topladı. Seccadesini dolaba koyarken bir anda başında tuhaf bir ağrı hissetti. Daha önce hissettiği hiçbir ağrıya benzemiyordu. Çok şiddetliydi. Ağrıdan ağlamaya başladı. Midesi bulanıyordu. Birkaç dakika sonra ağrısı durdu. Allah’a şükretti. Herhalde bugün kendisini, temizlik yaparken çok yormuştu. Üstelik daha yemek bile yememişti.

Hemen mutfağa gitti ve yemek yapmaya başladı. Birkaç saat sonra çocuklar okuldan, eşi de işten geldi. Birlikte sofrayı kurdular. Yemeklerini yerken günlerinin nasıl geçtiğinden bahsettiler. Hepsi çok mutluydu. Yorucu bir günün ardından ailecek yemek yemek Hatice hanımı çok mutlu ediyordu. Yaşadığı şiddetli baş ağrısını unutmuştu bile.

Yemeklerini yedikten sonra sofrayı topladılar ve birlikte çay içmek için hazırlık yaptılar. Çay saati günün en güzel saatiydi çocuklar için. Anneleriyle, babalarıyla birlikte oyun oynayıp sohbet ediyorlardı. Hele bir de çayın yanında anneleri tatlı yapmışsa…

Hatice Hanım çaydanlığı getirirken başına tekrar o ağrı girdi ve çaydanlık elinden düşüverdi. Kaynar su Hatice hanımın ayaklarına döküldü. Bir anda herkes dehşete kapıldı. Çocuklar ağlamaya başladı. Ahmet Bey önce kaptığı soğuk suyu Hatice’nin ayaklarına döktü ve hemen ambulansı aradı. Hatice acıdan kıvranıyordu fakat çocuklarının da onu bu şekilde görmesine yüreği el vermiyordu. Güçlü durmaya çalışıyordu ancak yanık acısı dayanılacak gibi değildi.

Ambulans geldi ve hemen ilk müdahaleyi yaptı. Hatice hanımın ayaklarını uyuşturdular ve pansuman yaptılar. Acıdan uyuyakaldı Hatice Hanım. Hastaneye gidince doktorlar müdahale ettiler ve dinlenmesi gerektiğini ailesine söylediler. Çocuklarla beraber Ahmet Bey hastanede beklemeye başladılar. Neden böyle olduğunu anlayamamışlardı. Hatice Hanım her zaman çok dikkatli bir kadındı ve hâlâ yaşadıklarına inanamıyordu Ahmet Bey.

Hz. Hüseyin(as)’in bir hadisi geldi aklına: “Allah’ın bütün takdirleri, mümin için hayırlıdır.” İçinden Allah’a dua ediyordu. İlerleyen saatlerde çocuklar uyuyakaldılar. Ahmet Bey annesini arayıp çocukları almasını rica etti. Annesi gelip Ahmet beye geçmiş olsun dedi. Hatice Hanım uyuduğu için onu göremedi ama doktorundan durumu hakkında bilgi aldı.

Sabaha kadar Ahmet Bey, Hatice hanımın başında bekledi. Hatice Hanım sabah uyandı. Ahmet Bey o sırada namaz kılıyordu. Namazını bozmaması için sessizce bekledi. Böyle bir eşe sahip olduğu için Allah’a şükretti. Ahmet Bey Hatice hanımın uyandığını fark edip hemen yanına geldi ve ona sarıldı. Gözünden yaşlar dökülüyordu Ahmet beyin. Hatice hanıma bir şey olacağı için çok korkmuştu ama Allah’tan umudunu kesmemişti. Birbirlerine duydukları sevgi sanki artmıştı. Hatice hanıma nasıl böyle bir şey olduğunu sordu. Hatice Hanım başının bir anda çok kötü ağrıdığından ve dengesini kaybedip çaydanlığı düşürdüğünden bahsetti. Bu basit bir sakarlık değildi.

Ahmet Bey hemen doktorun yanına gitti ve Hatice hanımın anlattıklarını doktora iletti. Doktor Hatice hanımın yanına geldi. Hatice hanıma ağrısıyla ilgili sorular sordu ve acilen MR çekilmesini istedi. MR çekildikten sonra Hatice Hanım ve Ahmet Bey odada doktoru beklemeye koyuldular. Doktor elinde sonuçlarla geldi. Yüzünden yolunda gitmeyen şeyler olduğu anlaşılıyordu. Ahmet Bey farkında olmadan Hatice hanımın elini tuttu. Doktor Hatice hanımın beyninde bir tümör olduğunu fakat çok küçük olduğu için endişelenilecek bir durum olmadığını söyledi. Baş ağrısının tümörden kaynaklanıp kaynaklanmadığını bilmediklerini fakat eğer ağrısı olmasaydı da muhtemelen tümörü fark edemeyeceklerini söyledi. Hatice hanımın baş ağrısı hastalığının fark edilmesini sağlamıştı. Ahmet Bey ve Hatice Hanım endişelendiler ama daha kötü bir duruma gelmeden fark edildiği için mutluydular. Ahmet Bey aklından geçirdiği hadisi hatırladı. Gerçekten de Allah’ın bütün takdiri mümin için hayırlıydı. Eğer Hatice Hanım çok kötü bir baş ağrısı yaşamasaydı ve çayı ayaklarına dökmeseydi hastaneye gelmeyecekleri ve belki de tümör geri dönülemez evreye geldiğinde fark edeceklerdi.

Hatice hanımın ayakları bir aya iyileşti ve tümör için de ameliyat oldu. Günden güne daha iyiye gidiyordu hastalığı. Her gün Allah’a erken fark etmelerini nasip ettiği için şükrediyordu.

Bazen başımıza gelen kötü şeylerden dolayı Allah’a isyan etme yoluna gidiyoruz fakat bizim için neyin hayırlısı olduğunu en iyi O’ndan başka kim bilir ki?

EYLEM KARABAĞ

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Bir Cevap Yazın

Mail adresiniz 3. şahıslarla paylaşılmayacaktır. * işaretli alanların doldurulması zorunldur.

Yorum yaparken aşağıdaki HTML taglarını kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>