AYET VE HADİSLERLE SON VASÎ İMAM MEHDİ (AS)

Resim---Kopya---Kopya-(3

Nisa süresi/ 159 “Kitab ehlinden hiç kimse yoktur ki ölümünden önce, ona (İsa’ya) iman edecek olmasın. Kıyamet günü o (İsa) onların aleyhine şahit olacaktır.”

En’am süresi/ 158 “(Ey Muhammed!) Onlar (iman etmek için) ancak kendilerine meleklerin gelmesini veya Rabbi’nin gelmesini ya da Rabbinin bazı âyetlerinin gelmesini mi gözlüyorlar? Rabbi’nin âyetlerinden bazısı geldiği gün, daha önce iman etmemiş veya imanında bir hayır kazanmamış olan bir kimseye (o günkü) imanı fayda vermez. De ki: “Siz bekleyin. Şüphesiz biz de bekliyoruz.””

Ebu Said el Hudri Resullullah’tan buyuruyor ; “ ayette geçen “ Rabb’inin bazı işaretleri…” hakkında “ güneşin batıdan doğuşudur” dedi.

Ebu Hüreyre’ den Rasullullah buyuruyor; “ Kıyamet olmadan önce güneş batıdan doğar ve insanlar bunu görünce hepsi iman eder. İşte ayetteki “ … İnanması bir fayda sağlamaz.” Bunu söylemektedir.”

İmam Cafer sadık ‘tan ayette geçen” işaretler” hakkında şöyle buyuruyor.” İşaretler imamlardır ve beklenen işarette Mehdi’yi Kaim’ dir. O kıyam ettiği zaman ; “ daha önce iman etmemiş ise bir kimseye artık iman etmesi fayda sağlamayacak” ondan önceki babalarına inanmış olsa bile.”

Sa’saa b. Sevhan ve esbağ b. Nübate Hz. Ali’ye sordukları bir soruya cevap hutbesinde şöyle buyurdu. “ … Deccal’ı ise… Allah öldürecektir… Bir kişinin eliyle ki Meryem oğlu İsa Mesih o kişinin arkasında namaz kılacaktır. Bu güneş battığı yerden doğduktan sonra olacaktır. Böyle bir zaman kaldırılacak, kabul edilmeyecek, amel kabul edilmeyecek ve “ sonradan iman eden bir fayda elde etmeyecek…”

Nezzal b. Sabre diyor; sa’saa b. Sevhan’a imamın maksadının ne olduğunu sordum, dedi ki;

“ Meryem oğlu İsa’nın, arkasında durup namaz kılacağı kimse ıtrat’ın ( peygamber ailesinin) on ikincisi ve Ali oğlu Hüseyin oğullarının dokuzuncusudur. O battığı yerden doğan güneştir. Rükn ile makam ( hacer’ul esved ile Kâbe kapısı) arasında ortaya çıkacak, yeryüzünü temizleyecek, adalet ölçüsünü yerleştirecek ve hiçbir kimse diğerine zulmedemeyecek.”

Enbiya süresi / 105 “Andolsun, Zikir’den (Tevrat’tan) sonra Zebûr’da da, “Yere muhakkak benim iyi kullarım varis olacaktır” diye yazmıştık.”

Resulullah buyurdu ki “ Allah’u Teâlâ’nın “ iyi kullarım varis olacaktır” buyruğundaki (iyi kullar) Muhammed oğullarıdır.”

İmam Muhammed bakır buyurdu “ … Allah’u Teâlâ’nın “ iyi kullarım varis olacaktır” buyruğundaki iyi kullar, Mehdi ashabıdır.”

İmam Muhammed bakır buyuruyor. “ bu, müminlere yeryüzünün tamamına varis olacaklarına dair verilmiş bir sözdür.”

Tevbe süresi/ 33 “O, Allah’a ortak koşanlar hoşlanmasalar bile dinini, bütün dinlere üstün kılmak için, peygamberini hidayetle ve hak dinle gönderendir.”

Feth süresi/28 “O, Peygamberini hidayet ve hak din ile gönderendir. (Allah) o hak dini bütün dinlere üstün kılmak için (böyle yaptı). Şahit olarak Allah yeter.”

İmam Cafer sadık şöyle buyurdu; “ … Bu ayetin te’vili ancak Mehdi ettiğinde gerçekleşecektir. Kaim ortaya çıktığında Allah’a karşı kâfir veya müşrik olan bir kişi bile kalmayacaktır. Hatta bir kâfir veya müşrik bir kayanın içine gizlenmiş olsa bile o kaya; ey mümin benim içimde bir kâfir saklanmıştır. Beni kır ve onu öldür diye haykıracaktır.”

Şuara süresi/ 4 “Biz dilesek, onlara gökten bir mucize indiririz de, ona boyun eğmek zorunda kalırlar”

İmam Cafer sadık buyurdu “ Andolsun ki bu Allah’ın kitabında mevcuttur. “ istersek onların üzerine gökten…. Onlar boyun eğerler.” Buyruğu ile açıklanmıştır. Buna göre o gün boyun eğmeyen tek kişi bile kalmaz. Dünya halkı gökten gelen sesi duyunca iman ederler.”

Kasas süresi/5 “Biz ise, istiyorduk ki yeryüzünde ezilmekte olanlara lütufta bulunalım, onları önderler yapalım ve onları varisler kılalım.”

Hz. Ali “ dünya muhakkak bize dönecektir. Onca kötülüğünden sonra, aynen kötü huylu bir devenin yavrusuna döndüğü gibi.”  Hemen arkasından bu ayeti okudu “ ve istiyoruz ki… Ve onarı mirasçı kılalım”

Sebe süresi/ 51 “Sen onları, dehşetli bir korkuya kapılıp da kaçıp kurtulamayacakları ve yakın bir yerden yakalanacakları zaman bir görsen!”

Resulullah buyurdu ; “ Süfyani kuru bir çölden çıkış yapar, onların üzerine… Dımışk (Şam)’a (kadar gelip orada) iner( konaklar) sonra iki ordu, görevlendirir, birini doğuya birini Medine’ye… İkinci ordusunu Medine’ye çıkartır. Üç gün üç gece tozu dumana katarlar. Sonra (Medine’den) çıkıp Mekke’ye doğru yönelirler ta ki; bir çöle geldiklerinde Allah onları toprağa gömer. İşte Allah’u Teâlâ’nın Sebe süresindeki buyruğu buna işarettir.”

Bakara süresi/ 114 “Allah’ın mescitlerinde onun adının anılmasını yasak eden ve onların yıkılması için çalışandan kim daha zalimdir. Böyleleri oralara (eğer girerlerse) ancak korka korka girebilmelidirler. Bunlar için dünyada rezillik, ahirette de büyük bir azap vardır.”

Maide süresi/ 41 “Ey Peygamber! Kalpten inanmadıkları halde ağızlarıyla “İnandık” diyenler (münafıklar) ile Yahudilerden küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar, (Yahudiler) yalan uydurmak için (seni) dinlerler, sana gelmeyen bir topluluk hesabına dinlerler. Kelimelerin (ifade içindeki) yerlerini bildikten sonra yerlerini değiştirir ve şöyle derler: “Eğer size şu hüküm verilirse onu tutun. O verilmezse sakının.” Allah kimin azaba uğramasını istemişse artık sen onun için asla Allah’a karşı hiçbir şey yapamazsın. Onlar, Allah’ın kalplerini temizlemeyi istemediği kimselerdir.Onlara dünyada bir rüsvaylık, ahirette ise yine onlara büyük bir azap vardır.”

Al’i İmran süresi/ 46 “O, beşikte de, yetişkin çağında da insanlarla konuşacak, salihlerden olacaktır.”

Zuhruf süresi/ 61 “Şüphesiz o Kıyametin (kopacağının) bir bilgisidir. Artık onun hakkında asla şüphe etmeyin, bana uyun, bu doğru bir yoldur.”

Bakara süresi/124 “Bir zaman Rabbi İbrahim’i bir takım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: “Ben seni insanlara önder yapacağım.” İbrahim de, “Soyumdan da (önderler yap, ya Rabbi!)” demişti. Bunun üzerine Rabbi, “Benim ahdim (verdiğim söz) zalimleri kapsamaz” demişti.”

Mufazzel b. Ömer rivayet ediyor. İmam Cafer sadık’a ; “İbrahim’i Rabb’i bir takım kelimelerle…” ayetinden kastedilenin ne olduğu soruldu. Buyurdu ; “ onlar, Âdem’in Tevbe ederken telakki ettiği kelimelerdir. O (Âdem) dedi ki “ (Rabb’im), Muhammed, Ali, Fatma, Hasan ve Hüseyin hakkı için bana dönmeni(tövbemi kabul etmeni) istiyorum. Bunun üzerine Allah ona döndü, Allah affedici ve tövbeleri kabul edicidir.” Dedim ki ey peygamberin torunu! “onları tamamladı”dan maksat nedir?

Buyurdu ki; “ yani onları, on ikinci imam Kaim’e kadar (isimlerini sayarak) tamamladı ki, dokuzu Hüseyin’in soyundandır.”

Al’i İmran süresi/ 83 “Göklerdeki ve yerdeki herkes ister istemez ona boyun eğmişken ve ona döndürülüp götürülecekken onlar Allah’ın dininden başkasını mı arıyorlar?”

 İbni Bükeyr rivayet ediyor. İmam Musa Kazım’a “ ve ona teslim olmuştur” ayetiyle ilgili sordum. Buyurdu “ kaim hakkında nazil olmuştur. Zuhur ettiği zaman yeryüzünün doğusunda ve batısında (her yerde ) Yahudi, Hıristiyan, Sabii, Zındık, Mürted ve kâfirleri İslam dinine davet edecektir. Kendi isteği ile namaz, zekât ve müslümanlara emredilen Allah’ın vacip kıldığı amelleri emredecektir. Teslim olmayanların ise boyunlarını vuracak öyle ki doğuda ve batıda Allah’ı birlemeyen hiç kimse kalmayacaktır.”

Nur süresi/55 “Allah, içinizden, iman edip de salih ameller işleyenlere, kendilerinden önce geçenleri egemen kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka egemen kılacağına, onlar için hoşnut ve razı olduğu dinlerini iyice yerleştireceğine, yaşadıkları korkularının ardından kendilerini mutlaka emniyete kavuşturacağına dair vaadde bulunmuştur. Onlar bana kulluk eder ve bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Artık bundan sonra kimler inkâr ederse, işte onlar fasıkların ta kendileridir.”

İmam Zeynelabidin bu ayeti okuyarak şöyle buyurdu. “ onlar (Andolsun Allah’a ) biz Ehl-i Beyt’i izleyenlerdir. Allah bunu onlara bizden bir kişinin eliyle yapacak. O bu ümmetin Mehdi’sidir. Resulullah onun hakkında buyurmuştur ki; dünyanın sona ermesine sadece bir gün kalmış olsa bile, Allah o günü o kadar uzatacaktır ki; ıtratımdam ismi benim ismimle aynı olan bir kişi ortaya çıkar ve yeryüzünü, zülüm ve haksızlık ile dolmuş iken adalet ve hakkaniyetle doldurur.”

Bakara süresi/ 148 “Herkesin yöneldiği bir yön vardır. Haydi, hep hayırlara koşun, yarışın! Nerede olsanız Allah hepinizi bir araya getirir. Şüphesiz, Allah’ın gücü her şeye hakkıyla yeter.”

İmam Cafer sadık buyurdu; “ Allah’a Andolsun ki; aralarında ellisi kadın olan üç yüz on küsur kişi daha öne aralarında sözleşmeden, son bahar bulutu gibi bir araya toplanırlar. İşte Allah’ın “ … Nerede olsanız, sizi bir araya toplar…” buyruğu buna işarettir.”

Bakara süresi/155 “Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.”

İmam Muhammed bakır buyurdu ; “ …(ayette geçen) bu korku ve açlık, Kaim kıyam etmeden önce meydana gelecektir.”

A’raf sürresi/ 187 “Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki: “Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onu vaktinde ancak O (Allah) ortaya çıkaracaktır. O göklere de, yere de ağır basmıştır. O size ancak ansızın gelecektir.” Sanki senin ondan haberin varmış gibi sana soruyorlar. De ki: “Onun bilgisi sadece Allah katındadır. Fakat insanların çoğu bilmiyorlar.””

Peygambere soruldu. “ey Allah’ın Resulü soyunuzdan olan kaim ne zaman zuhur edecek?”

Buyurdu ; “ onun benzeri kıyamettir. Şöyle ki; … Onu tam zamanında ortaya çıkaracak olan yalnız O(Allah)’tır. O göklere de, yere de ağır gelmiştir. O size ansızın gelecektir.”

Enfal süresi/ 39 “Baskı ve şiddet kalmayıncaya ve din tamamen Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer (küfürden) vazgeçerlerse şüphesiz ki Allah onların yaptıklarını hakkıyla görendir.”

Tevbe süresi/ 36 “Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısında, Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. İşte bu Allah’ın dosdoğru kanunudur. Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin. Fakat Allah’a ortak koşanlar sizinle nasıl topyekûn savaşıyorlarsa, siz de onlarla topyekûn savaşın. Bilin ki Allah, kendine karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir.”

İmam Cafer sadık buyurdu; “ bu ayetin tevili ortaya çıkmaz. Ancak bizden olan Kaim kıyam edince bu ayetin tevilinin ne olduğu anlaşılır. O (gelince) Muhammed dinini muhakkak surette tebliğ edecek… Öyle ki; yeryüzünde tek bir müşrik bile kalmayacaktır.”

İmam Muhammed bakır buyurdu; “ bu işin sahibi 8imam Mehdi), daha önce Resulullah’ın kabul ettiği gibi cizye kabul etmeyecek, bunun kanıtı da şu ayettir. “ fitne kalmayıncaya ve din tamamen Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın”…  Allah’a Andolsun ki savaşacaklardır, Allah birleyinceye ve O’na hiçbir ortak koşulmayıncaya kadar.”

Hud süresi/ 8 “Andolsun, biz onlardan azabı belirli bir süreye kadar geciktirsek, o zaman da mutlaka “Onu ne alıkoyuyor?” derler. İyi bilin ki, azap onlara geleceği gün, kendilerinden bir daha uzaklaştırılmaz ve alay etmekte oldukları şey, kendilerini çepeçevre kuşatmış olur.”

Hz. Ali bu ayet hakkında şöyle buyurdu; “ sayılı ümmet, Kaim sahabeleridir. Üç yüz on küsur (kişidirler)”

Secde süresi/28-30 “”Eğer doğru söyleyenler iseniz şu fetih ne zamanmış?” diyorlar. De ki, “Fetih (Kıyamet) günü, inkâr edenlere iman etmeleri fayda vermeyecektir. Onlara göz de açtırılmayacaktır.” Şimdi sen onlardan yüz çevir ve bekle. Şüphesiz onlar da bekliyorlar.”

İmam Cafer sadık “ de ki; fetih günü…” ile ilgili buyurdu; “ fetih günü dünyanın Kaim tarafından fethedileceği gündür. Ondan önce iman etmemiş olanın, bu fetihten emin olmayanın imanla yakınlaşmaya çalışmasının bir faydası olmaz. (ancak daha önce iman etmiş ve bu fethin olacağına emin olan kimseye) o gün imanı yarar sağlayacak Allah katında değerini, şanını yükseltecek, Ba’s (kıyamet) gününde (Allah’ın) cenneti onun için süslenir ve cehennem ateşinden korunur. Bu, müminlerin emirine ve temiz evlatlarına (Allah’ın selamı onların üzerine olsun) dost olanların mükâfatıdır.”

Sad süresi/88 “Onun haberlerinin doğruluğunu bir süre sonra mutlaka öğreneceksiniz.”

İmam Muhammed bakır buyurdu; “ Kaim huruc (zuhur) ettiği zaman.”

Zuhruf süresi/ 28 “İbrahim bunu, belki dönerler diye, ardından gelecekler arasında kalıcı bir söz yaptı.”

Resulullah “ ve bunu ardında kalıcı bir söz yaptı…” ayeti hakkında buyurdu “ imameti Hüseyin soyunda kararlaştırdı. Onun (Hüseyin’in) soyundan dokuz imam gelir ve bu ümmetin Mehdi’si onlardandır.”

Zuhruf süresi/66 “Onlar (bu tavırlarıyla) ancak, kıyamet gününün kendilerine ansızın gelmesini beklemektedirler, halbuki bunun farkında değillerdir.”

Hadid süresi/ 7 “Allah’a ve Resülüne iman edin ve sizi üzerinde tasarrufa yetkili kıldığı maldan, (Allah yolunda) harcayın. İçinizden iman edip de (Allah yolunda) harcayanlar var ya; onlar için büyük bir mükafat vardır.”

İmam Muhammed bakır bu ayet ile ilgili şöyle buyurdu; “ Allah’u Teâlâ yeryüzünü ölümünden sonra yani yeryüzü kâfir olduktan sonra – ki kâfir ölüdür- Kaim’im eli ile canlandırır, adaleti hâkim kılar ve halkını ölümünden sonra diriltir.”

Enfal süresi/ 24 “Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah’ın ve Resûlü’nün çağrısına uyun ve bilin ki, Allah kişi ile kalbi arasına girer. Yine bilin ki, onun huzurunda toplanacaksınız.”

En’am süresi/ 22 “Onları tümüyle (mahşere) toplayıp da Allah’a ortak koşanlara, “Nerede, ilah olduklarını iddia ettiğiniz ortaklarınız?” diyeceğimiz günü hatırla.”

Tekvir süresi / 15-16 “Andolsun, bir görünüp bir sinenlere, akıp gidip kaybolanlara”

İmam Muhammed bakır bu ayet ile ilgili şöyle buyurdu; “Hünnes: bir imam’ın kendi zamanında gizlenme/ gözlerden kaybolması demektir. İki yüz altmış yılık da halkın bilgisinden kopar( yani halkın bilemeyeceği bir şekilde kaybolur) sonra gece karanlığında, parlak bir yıldız gibi ortaya çıkar. Eğer onu görürsen gözün aydın olsun.”

Bakara süresi/2-3 “Bu, kendisinde şüphe olmayan kitaptır. Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için yol göstericidir. Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.”

Cabir b. Abdullah rivayet ediyor. Hayber Yahudilerinden olan Cündel bin Cünade Resulullah’ın huzuruna varmıştı. “ey Allah’ın Resulü” dedi. “ kendinden sonraki vasileri bana bildir ki; onlara tutunabileyim.” Resulullah buyurdu ki;

“ Benden sonra vasilerim on ikidir.  Biri diğerinin halefi olur. Sen onlardan üçünü göreceksin. Benden sonra Ali b. Talip’tir. Ondan sonra oğulları Hasan ve Hüseyin. Oğlum Hüseyin’in oğlu Ali Zeynelabidin dünyaya geldiği zaman Allah senin vaktini tamamlar. Ali’nin süresi dolduğunda ise oğlu Muhammed işi üstlenir. Ondan sonra oğlu Cafer… Ondan sonra oğlu Musa… Ondan sonra oğlu Ali… Ondan sonra oğlu Muhammed… Ondan sonra oğlu Ali… Ondan sonra oğlu Hasan Zeki (temiz kalpli) diye çağrılır. Sonra insanların imamı gaibe çekilir.

(Cündel) dedi ki; ya Resulullah Hasan mı gaibe çekilir?

(Efendimiz) buyurdu ki;

“ hayır, oğlu hüccet uzun bir gaybete çekilir… Allah hüccete izin verdiği zaman ortaya çıkar, yeryüzünü zalimlerden temizler, zülüm ve haksızlıkla dolu iken adalet ve hakkaniyetle doldurur. Ne mutlu gaybeti süresinde sabredenlere ve ne mutlu yolunu izleyenlere, dostluğunda sabit kalanlara…  Onlar Allah’ın kitabında “ gayba inanan kimseler…” diye tanımladığı kimselerdendir.”

Al’i İmran süresi/ 200 “Ey iman edenler! Sabredin. Sabır yarışında düşmanlarınızı geçin. (Cihat için) hazırlıklı ve uyanık olun ve Allah’a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.”

İmam Muhammed bakır bu ayet ile ilgili şöyle buyurdu; “ Farizeleri yerine getirmede sabırlı olun, düşmanlarınıza karşı direnin ve beklenen imamınız için hazırlıklı olun.”

Nisa süresi/ 59 “Ey iman edenler! Allah’a itaat edin. Peygamber’e itaat edin ve sizden olan ulu’l-emre (idarecilere) de. Herhangi bir hususta anlaşmazlığa düştüğünüz takdirde, Allah’a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resûlüne arz edin. Bu, daha iyidir, sonuç bakımından da daha güzeldir.”

Bu ayeti kerimeyi soran Cabir b. Yezid cofi’ye Resulullah şöyle buyurdu “ ey Cabir, onlar benim halifelerimdir ve benden sonra Müslümanların imamlarıdırlar. Onların birincisi Ebu Talip oğlu Ali’dir. Sonra Hasan, sonra Hüseyin, sonra Hüseyin oğlu Ali… Sonra Muhammed oğlu Ali, sonra Ali oğlu Hasan ve ondan sonra ismi benim ismim ve künyesi benim künyem olan, Allah’ın yeryüzündeki hücceti ve kulları arasındaki kalıntısı, Ali oğlu Hasan oğludur. O bir kimsedir ki, Allah onun eliyle yeryüzünün doğularını ve batılarını fethedecek ve o izleyicilerinden, sevenlerinden gaip olacaktır…”

Yunus süresi/ 62 “Bilesiniz ki, Allah’ın dostlarına hiçbir korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir de.”

İmam Cafer sadık buyurdu; “ ne mutlu bizden olan Kaim izleyicilerine, onlar ki; gaybeti döneminde zuhurunu beklerler ve zuhur ettiğinde de ona itaat ederler. Onlardır, “ Allah’ın velileri”. Onlar için “ korku (diye bir şey) yoktur ve onlar üzülmezler.”

Hud süresi/ 86 “Eğer inanan kimselerseniz Allah’ın bıraktığı helâl kazanç sizin için daha hayırlıdır. Ben sizin başınızda bir bekçi değilim.”

Ömer b. Zahir rivayet ediyor; bir kişi imam Cafer sadık ‘a sordu; Kaim zuhur edince ona “Emirel müminin” diye mi selem verilir? İmam buyurdu;

“ Hayır, bu ismi Allah sadece Emirelmüminin(Ali)’e has kılmıştır. Ondan önce kimse bu ismi almamış ve ondan sonra da kâfirden başkası bu isimle isimlendirilmez.”

Dedim ki feda olayım sana ona (Kaim’e) nasıl selam verilir? İmam buyurdu;

“ Ona ; “ selam olsun sana ya Bakiyyetullah” diyerek selam verilir.

İmam sonra şu ayeti okudu; “ Allah’ın bıraktığı (Bakiyyetullah) sizin için daha hayırlıdır, eğer inanıyor iseniz…”

İsra süresi/ 33 “Haklı bir sebep olmadıkça, Allah’ın, öldürülmesini haram kıldığı cana kıymayın. Kim haksız yere öldürülürse, biz onun velisine yetki vermişizdir. Ancak o da (kısas yoluyla) öldürmede meşru ölçüleri aşmasın. Çünkü kendisine yardım edilmiştir.”

İmam Muhammed bakır bu ayet ile şöyle buyurdu; “ o Ali oğlu Hüseyin’dir. Zulmedilerek öldürüldü ve biz de O’nun velileriyiz ve bizden olan Kaim kıyam ettiğinde… Hüseyin’in katillerini öldürecektir.”

Hac süresi/ 41  “Onlar öyle kimselerdir ki, şâyet kendilerine yeryüzünde imkân ve iktidar versek, namazı dosdoğru kılar, zekâtı verir, iyiliği emreder ve kötülüğü yasaklarlar. Bütün işlerin âkıbeti Allah’a aittir.”

İmam Muhammed bakır buyurdu; “ Allah’u Teâlâ buyuruyor ki; “ onları yeryüzünde iktidara getirdiğimiz takdirde …” bunu/ bu özellikleri bizden birinde gördüğün zaman ona itaat et, çünkü bu işin sahibi O’dur.”

Mücadele süresi/22 “Allah’a ve ahiret gününe iman eden hiçbir topluluğun, babaları, oğulları, kardeşleri yahut kendi soy-sopları olsalar bile, Allah’a ve peygamberine düşman olan kimselere sevgi beslediğini göremezsin. İşte Allah onların kalplerine imanı yazmış ve onları kendi katından bir ruh ile desteklemiştir. Onları, içlerinden ırmaklar akan ve içlerinde ebedi kalacakları cennetlere sokacaktır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. İşte onlar, Allah’ın tarafında olanlardır. İyi bilin ki, Allah’ın tarafında olanlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.”

Yusuf süresi /110 “Nihayet peygamberler ümitlerini kesecek hale gelip yalanlandıklarını düşündükleri sırada, onlara yardımımız geldi de, böylece dilediğimiz kimseler kurtuluşa erdirildi. Azabımız ise, suçlular topluluğundan geri çevrilemez.”

Hz. Ali buyurdu; “ Allah’a andolsun ki; arzuladığınız şey batıcılar helak olmadan, cahiller yok edilmeden ve muttakiler güvenceye alınmadan olmayacaktır. Ancak Allah’ın yardımı ve Fethi geldiğinde bu gerçekleşecektir. Bu da Allah’u Teâlâ’nın şu buyruğunda gerçeğini bulmuştur. “ ne zaman ki, elçiler umutlarını kestiler…”

Araf süresi/ 128 “Mûsâ kavmine, “Allah’tan yardım isteyin ve sabredin. Şüphesiz yeryüzü Allah’ındır. Ona, kullarından dilediğini mirasçı kılar. Sonuç Allah’a karşı gelmekten sakınanlarındır” dedi.”

Hz. Ali bu ayet ile ilgili buyurdu; “ … Yeryüzü Allah’ındır… Ve sonuç sakınanlarındır.” ; Allah yeryüzünü bana ve Ehl-i Beyt’ime vermiştir. Muttakiler bizleriz, yeryüzünün tamamı bizlerindir.”

Yunus süresi/ 64 “Dünya hayatında da, ahirette de onlar için müjde vardır. Allah’ın sözlerinde hiçbir değişme yoktur. İşte bu büyük başarıdır.”

Taha süresi/ 135 “Ey Muhammed, de ki: “Herkes beklemektedir, siz de bekleyin. Yakında kimin düz yolun sahipleri olduğunu, kimin doğru yolu bulduğunu bileceksiniz!”

 Şuara süresi/ 205- 207 “Ey Muhammed! Ne dersin; biz onları yıllarca (dünya nimetlerinden) yararlandırsak, Sonra da kendilerine tehdit edildikleri şey gelse, (halleri nice olurdu?) (Dünyada) yararlandırıldıkları şeyler onlara fayda sağlamazdı.”

İmam Cafer sadık buyuruyor; “ Allah’ın ; “ gördün ya… Kendilerine gelse va’dedildikleri” buyruğundaki va’dedilen; Kaim’in ortaya çıkışıdır. “ o yaşadıkları zevk-ü sefa kendilerine hiçbir fayda sağlamaz.” Buyruğundakiler de, dünyalarında zevk-ü sefa süren Emevi oğullarıdır.”

Asr süresi/1-3 “Andolsun zamana ki, insan gerçekten ziyan içindedir. Ancak, iman edip de sâlih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler, birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka (Onlar ziyanda değillerdir).”

İmam Cafer Sadık buyurdu; “ Asr; Kaim’in ortaya çıktığı zamandır, ziyanda olan insan ise düşmanlarımızdır.”

Maide süresi/ 12 “Andolsun, Allah İsrail oğullarından sağlam söz almıştı. Onlardan on iki temsilci -başkan- seçmiştik. Allah şöyle demişti: “Sizinle beraberim. Andolsun eğer namazı kılar, zekatı verir ve elçilerime inanır, onları desteklerseniz, (fakirlere gönülden yardımda bulunarak) Allah’a güzel bir borç verirseniz, elbette sizin kötülüklerinizi örterim ve andolsun sizi, içinden ırmaklar akan cennetlere koyarım. Ama bundan sonra sizden kim inkar ederse, mutlaka o, dümdüz yoldan sapmıştır.”

Rasullullah buyurdu; “ … ey insanlar! Her kim Allah’ın velayetine yönelmek (Allah’ı dost edinmek) istiyorsa benden sonra Ebu Talip oğlu Ali’ye ve soyundan (olan) imamlara iktida etsin(uysun). Çünkü onlar ilmimin hazineleridir.”

Resulullah buyurdu ki; “ ey Cabir! Onların sayısı, İmran oğlu Musa’nın taşa vurunca fışkıran gözelerin sayısı kadardır. Ve İsrail oğullarından olan on iki başkan sayısı kadardır. Allah buyuruyor; “ içlerinden on iki başkan göndermiştik…” ey Cabir! İmamların sayısı on ikidir. Birincisi Ebu Talip oğlu Ali’dir ve sonuncusu Mehdi Kaim’dir.”

Al-i İmran süresi/ 97 “Onda apaçık deliller, Makam-ı İbrahim vardır. Oraya kim girerse, güven içinde olur. Yolculuğuna gücü yetenlerin haccetmesi, Allah’ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim inkâr ederse (bu hakkı tanınmazsa), şüphesiz Allah bütün âlemlerden müstağnidir. (Kimseye muhtaç değildir, her şey ona muhtaçtır.)”

A’raf süresi/ 157 “Onlar, yanlarındaki Tevrat’ta ve İncil’de yazılı buldukları Resûle, o ümmî peygambere uyan kimselerdir. O, onlara iyiliği emreder, onları kötülükten alıkoyar. Onlara iyi ve temiz şeyleri helal, kötü ve pis şeyleri haram kılar. Üzerlerindeki ağır yükleri ve zincirleri kaldırır. Ona iman edenler, ona saygı gösterenler, ona yardım edenler ve ona indirilen nura (Kur’an’a) uyanlar var ya, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.”

Enfal süresi/ 8 “Bu, suçlular hoşlanmasa da Allah’ın hakkı ortaya çıkarması ve batılı ortadan kaldırması içindi”

Enfal süresi/75 “Daha sonra iman edip hicret eden ve sizinle birlikte cihad edenlere gelince, işte onlar da sizdendir. Allah’ın kitabınca, kan akrabaları birbirlerine (varis olmaya) daha layıktırlar. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.”

Hz. Hüseyin buyuruyor; “bu ayet nazil olduğu zaman, Resulullah’a bu ayetin yorumunu sordum. Buyurdu;  “ Allah’a Andolsun, sizden başkası kastedilmemiştir, rahim sahipleri sizlersiniz. Ben ölünce baban Ali bana ve benim yerime daha evladır, baban ölünce… Ve hasan (askeri) öldüğü zaman senin soyundan dokuzuncusu hakkında gaybet vuku bulur. Senin soyundan bu dokuz imam’a Allah, benim ilmimi ve anlayışımı vermiştir. Onların tıyneti (yaratılışı) benim tıynetimdir.”

Tevbe süresi/ 32 “Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Oysa kâfirler hoşlanmasalar da Allah, nurunu tamamlamaktan başka bir şeye razı olmaz.”

Saf süresi/ 8 “Onlar ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürmek istiyorlar. Hâlbuki kafirler istemeseler de Allah nurunu tamamlayacaktır.”

Teğabun süresi/8 “Artık siz Allah’a, peygamberine ve indirdiğimiz nûra (Kur’an’a) iman edin. Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.”

Yunus süresi/ 24 “Dünya hayatının hâli, ancak gökten indirdiğimiz bir yağmurun hali gibidir ki, insanların ve hayvanların yedikleri yeryüzü bitkileri onunla yetişip birbirine karışmıştır. Nihayet yeryüzü (o bitkilerle) bütün zinet ve güzelliklerini alıp süslendiği ve sahipleri de onun üzerine (her türlü tasarrufa) kadir olduklarını sandıkları bir sırada, geceleyin veya güpegündüz ansızın ona emrimiz (afetimiz) geliverir de, bunları, sanki dün yerinde hiç yokmuş gibi, kökünden yolunmuş bir hâle getiririz. İşte düşünen bir toplum için, âyetleri böyle ayrı ayrı açıklıyoruz.”

Yasin süresi/ 48 “”Eğer doğru söyleyenlerseniz bu tehdit ne zaman gelecek?” diyorlar.”

İsra süresi/81 “De ki: “Hak geldi, batıl yok oldu. Şüphesiz batıl, yok olmaya mahkumdur.”

Neml süresi/ 62 “Yahut kendisine dua ettiği zaman zorda kalmışa cevap veren ve başa gelen kötülüğü kaldıran, sizi yeryüzünün halifeleri kılan mı? Allah ile birlikte başka ilah mı var!? Ne kadar az düşünüyorsunuz!”

Mülk süresi/ 30 “De ki: “Söyleyin bakalım: Suyunuz çekiliverse, size kim temiz bir akarsu getirir?”

Bakara süresi/157 “İşte Rableri katından rahmet ve merhamet onlaradır. Doğru yola ulaştırılmış olanlar da işte bunlardır.”

Nisa süresi/69 “O zaman kendilerine elbette katımızdan büyük bir mükâfat verirdik.”

Lokman süresi/20 “Göklerde, yerde ne varsa hepsini Allah’ın sizin hizmetinize verdiğini ve açıkça yahut gizlice üzerinizdeki nimetlerini tamamladığını görmediniz mi? Yine de insanlar arasında, hiçbir bilgisi, yol göstericisi ve aydınlatıcı bir kitabı olmadan Allah hakkında tartışıp duranlar vardır.”

Şuara süresi/ 227 “Ancak iman edip salih amel işleyen, Allah’ı çok anan ve haksızlığa uğratıldıktan sonra öçlerini alanlar başka. Zulmedenler hangi akıbete uğrayacaklarını göreceklerdir.”

 

 

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Bir Yorum

  1. 1

Bir Cevap Yazın

Mail adresiniz 3. şahıslarla paylaşılmayacaktır. * işaretli alanların doldurulması zorunldur.

Yorum yaparken aşağıdaki HTML taglarını kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>